SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Siyasette 'Üçüncü Yol'

Yazının Giriş Tarihi: 27.11.2013 11:21

Bu kutuplaşmayı "AKP yandaşları" ve "AKP karşıtları" olarak okumak da mümkün. Mevcut kutuplaşmada kutuplardan biri eski statükoyu, diğeri ise yeni statükoyu temsil etmekte. Başbakan Erdoğan ise her konuşmasıyla bu kutuplaşmayı daha da keskinleştiriyor.

Erdoğan'ın amacı belli; yüzde 50 dolayında olduğu bilinen AKP oylarını korumak, iktidarın kimi icraatlarından rahatsız olan seçmenlerini muhalif kesimlerden uzak tutmak, konsolide etmek. Ancak CHP ve MHP başta olmak üzere muhalefetin büyük bölümünün bu kutuplaşma stratejisine katkıda bulunmaları anlaşılır gibi değil. Çok açık ki, AKP seçmeninden oy almadan, bu seçmenlerin bir bölümünü kendi saflarına çekmeden hiçbir parti iktidar olamaz. AKP seçmenini dışlayarak, ötekileştirerek, aşağılayarak bunun gerçekleşmeyeceği ise aşikar.

AKP'ye karşı uygulanacak muhalefet stratejisi, onun neoliberal politikalarını öne çıkaran, sosyal, ekonomik, doğa düşmanı politikalarını teşhir eden ve bunlara karşı demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü, adil ve ekolojist alternatifler öneren bir çizgide ilerlemelidir. Bu stratejinin uygulanabilmesi için ise, "dindar"-"laik" ikilemi dışında bir "üçüncü yol" inşa etme gereği ortaya çıkmaktadır.

Ülkemizin yıllardır çözülemeyen sorunları demokrasimiz ve gelişmemiz önünde engel oluşturuyor. 30 yıldır darbe anayasası ile yönetiliyoruz. Kürt sorunu, Alevi sorunu, diğer halkların kimlik ve inanç sorunları, emek sorunları, nefret suçları, seçim yasasına ilişkin sorunlar çözüm bekliyor. Bu sorunların mevcut kutuplaşma içerisinde çözülmesi mümkün değil. Sorunların çözümü, kavgayı değil müzakereyi temel alan, toplumun tüm kesimlerinin düşüncelerini, tercihlerini önemseyen ve dikkate alıp hepsiyle konuşabilen bir anlayış ile mümkün.

Aslında Gezi direnişi de, gençlerin AKP otoriterliğine karşı bir başkaldırı olması yanında, kutuplaşmayı yok sayan, tüm farklı olanlarla çatışmak yerine konuşulabileceğini, ortak sorunlarda işbirliği yapılabileceğini göstermesi açısından önemli bir gösterge idi.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi bu anlayıştan yola çıkarak 25 Kasım 2012'de kuruldu. AKP ile CHP arasında sıkışan siyasete bir soluk aldırmak hedefiyle, hem "yeşil" hem de "sol" bir parti olarak siyasetteki yerini aldı. Solun eşitlik, özgürlük, adalet, barış ve dayanışma gibi evrensel değerlerine, dünyayı değiştirerek demokrasiyi geliştirmek ideallerine sahip çıkan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, "özgürlükçü sol" kavramına özellikle vurgu yaparak, kendisini solda niteleyen diğer partilerden farkını vurgulamakta.

"İnsan", "Emek" ve "Doğa"ya saygı temelinde inşa edilen Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi bir yandan emeğin ve emekçinin haklarını dile getirirken, diğer yandan kimlik ve inanç nedeniyle mağdur olan kesimlerin haklarını savunmayı; aynı zamanda da çevre ve iklim
adaleti için mücadeleyi hedef almaktadır. Bunu yaparken hiçbirini diğerinin önüne koymadan, her birine eşit önem verdiğini ifade etmektedir.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi bu hedefini "programatik metin"de şöyle açıklamaktadır; "İşçilerin, işsizlerin, emekçilerin, çiftçilerin, çevrecilerin, ekolojistlerin, kadınların, gençlerin, LGBT bireylerin ve bütün düzen muhaliflerinin ortak politik hattını örgütleyen; Kürt halkının, Alevilerin, diğer halkları, gayrimüslim azınlıkların sorunlarından, ayrımcılık ve mağduriyet üreten her türlü politikadan kaynaklanan sorunlara kadar yükseltilen bütün talepleri ortaklaştıran, mücadeleyi birleştirerek geliştiren zeminler hazırlayan ve bu alanlar içinde bir öncelik hiyerarşisi gözetmeyen bir muhalefet odağına ihtiyaç vardır".

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi 25 Kasım'da bir yaşına bastı ve 30 Kasım 2013 günü Ankara'da "Büyük Konferans" için toplanacak, yeni yönetimini ve yeni dönem politikalarını belirleyecek. Henüz çok yeni ve yeterince kitleselleşmemiş olsa da, sözleri ve etkisi kendinden çok daha büyük bir parti. Önümüzdeki süreçte adından daha fazla söz ettireceğini söylemek için müneccim olmak gerekmiyor.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi'nin de bileşenleri arasında yer aldığı HDP (Halkların Demokratik Partisi) de aynı amaçlarla kurulmuş, programı, tüzüğü, politik hedefleri çok benzer bir üst yapı. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi de yerel seçimlere HDP altında girecek, siyasette eşitlikçi, özgürlükçü, adil ve ekolojist bir üçüncü yolu HDP birleşenleri ile birlikte
örmeye gayret edecek.

Yeşil, adil, özgür, eşitlikçi bir dünya için; Bu Daha Başlangıç!