SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Sayılarla 10 Ağustos Seçimi

Yazının Giriş Tarihi: 12.08.2014 11:31

Aslında CHP ve MHP'nin "çatı adayı" olarak Ekmeleddin İhsanoğlu açıklandığında seçim sonucu belli olmuştu. Daha önce de defalarca tekrarladığımız gibi salt AKP karşıtlığı üzerinden belirlenen bir aday ve yürütülen kampanyanın başarılı olması olanaksızdı.

AKP'ye karşı seçim kazanmak için karşıtlık değil, ilkeler üzerinden siyaset yapmak ve Türkiye'yi daha iyi yönetebileceğini halka anlatmak gerekiyor. Bunu Demirtaş aracılığı ile HDP yaptı ve seçimin bence en önemli kazananı oldu. Şimdi seçim sonuçlarını sayılar üzerinden açıklamaya çalışalım.

30 Mart Yerel Seçimlerinde 52 milyon 608 bin kayıtlı seçmenden yüzde 89'u, yani 46 milyon 820 bin seçmen oy kullanmış ve 44 milyon 866 bin oy geçerli sayılmıştı. 30 Mart Seçimlerinde AKP 20 milyon 520 bin oy alırken, CHP 12 milyon 552 bin, MHP 6 milyon 875 bin ve BDP+HDP ise 2 milyon 895 bin oy kullanmıştı.

10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçiminde ise 52 milyon 894 bini yurt içi olmak üzere, toplam 55 milyon 695 bin seçmenden 41 milyon 283 bini oy kullanmış ve oylardan 40 milyon 545 bini geçerli sayılmıştır. Seçime katılma oranı toplamda yüzde 74, sadece yurt içi dikkate alındığında ise yüzde 77'dir.

Kuşkusuz ki ilk dikkati çeken katılım oranındaki düşüştür. Yurt dışı katılımdaki zorlukları bir yana bırakırsak yurt içinde katılımın düşük olmasının farklı nedenleri vardır. Yaz tatili nedeniyle memleketine, köyüne gidenler; tatile gidenler; mevsimlik işçilik nedeniyle başka şehirlere çalışmaya gidenler; adayları beğenmedikleri için sandığa gitmeyenler ve oy kullanma konusu ile ilgilenmeyenler.

30 Mart ve 10 Ağustos seçim sonuçlarını karşılaştırdığımızda ilk gözümüze çarpan, bu sonucun AKP'nin başarısı değil, muhalefet, daha doğrusu CHP+MHP muhalefetinin başarısızlığı olduğudur. AKP 30 Mart seçimlerinde 20 milyon 520 bin olan oyunu, yurt dışı oyların da eklenmesiyle sadece 500 bin arttırmış ve 21 milyona çıkartmıştır. Aslında AKP'nin toplam seçmen sayısına göre oy aranı düşmesine rağmen, muhalefetin oyu daha fazla düştüğü için yüzde 50'yi aşmış ve Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilmiştir. AKP'nin 30 Mart'ta toplam seçmen sayısına göre oy oranı yüzde 39 iken, 10 Ağustos'ta yüzde 38 olmuştur.

CHP+MHP'nin "çatı adayı" Ekmeleddin İhsanoğlu 10 Ağustos Seçiminde 15 milyon 590 bin oy almıştır. MHP ve CHP'nin 30 Mart seçimlerindeki toplam oyu ise 19 milyon 430 bin olmuştu. 10 Ağustos'ta yurt dışı oyların eklenmesine rağmen AKP+MHP oyları 3 milyon 850 bin azalmıştır. "Çatı adayı"na destek olan 10'un üzerinde başka parti olduğu da dikkate alındığında bu kayıp 5 milyon dolayındadır. CHP+MHP'nin 30 Mart'ta toplam seçmen sayısına göre yüzde 37 olan oy oranı, 10 Ağustos'ta yüzde 28'e düşmüştür.

Seçimin en çok konuşulan adaylarından Selahattin Demirtaş ise 10 Ağustos Seçiminde 3 milyon 960 bin oy almıştır. Demirtaş'ı destekleyen HDP+BDP bloğu ise 30 Mart Seçimlerinde 2 milyon 895 bin oy almıştı. 30 Mart Seçimlerindeki bu oyun toplam seçmen sayısına oranı yüzde 5,5 iken, 10 Ağustos'ta Demirtaş'ın aldığı 3 milyon 960 bin oyun toplam seçmen sayısına oranı yüzde 7,1'e yükselmiştir. Katılım oranının düşmesinden bağımsız olan bu oranlar göstermektedir ki, 10 Ağustos Seçiminde oyunu arttıran tek aday Demirrtaş'tır.

Bu rakamlar açıkça göstermektedir ki Erdoğan, oyu en fazla olan aday olarak katılım oranının düşmesinden yararlanmış ve gerçek oy oranı düşmesine rağmen AKP+MHP çatısındaki çökme sonucu Cumhurbaşkanı seçilmiştir. CHP seçmeninin bir bölümünün sandığa gitmediği, bir bölümünün ise solun gerçek adresi olduğunu gösteren Demirtaş'a oy verdiğini söylemek yanlış olmayacaktır. MHP seçmeninin ise bir bölümü AKP'ye kayarken, bir bölümü adayı benimsemediği için sandığa gitmemiştir.

Bu sonuçları kısaca yorumlamak gerekirse AKP seçmen sayısının artışı ve MHP'den gelen oy kaymasına karşın oyunu arttıramamıştır. Bu durum sonraki seçim için AKP'ye bir uyarıdır. CHP ve MHP ise seçmenlerinin yaklaşık dörtte birlik bölümüne hakim olamamış, oy verenler de bunu sadece bir görev olarak yapmışlardır. Bu iki partinin önümüzdeki dönemde işleri hayli zor görünmektedir.

Seçimin gerçek kazananı ise Demirtaş ve HDP'dir. Güneydoğu seçmeninin bir bölümünün mevsimlik işçi olarak şehir dışında olması nedeniyle oy kullanamamasına rağmen oyunu 1 milyondan fazla arttırmıştır. Bu artışın büyük bölümü Kürt seçmenlerden değil, büyük şehirler başta olmak üzere ülkenin batısından gelmiştir. Bu durum, HDP'nin hedefine doğru yol almakta olduğunu, yolunun açık olduğunu ve muhalefetin sefalet yaşadığı bu ortamda ana muhalefet olmayı zorlayacağını göstermektedir.

Mevlana'nın dediği gibi "Ne varsa düne dair, dünle beraber gitti cancağızım, artık yeni şeyler söylemek lazım".

twitter.com/aserdaresen