SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Portakal, orada kal!

Yazının Giriş Tarihi: 16.06.2019 15:59

Sanırım Fatih Portakal'ı pek çoğunuz tanıyorsunuzdur. Az sayıdaki muhalif kanalların en çok izleneni olarak niteleyebileceğimiz Fox TV'nin akşam haberleri sunucusu. Muhaliflerin, özellikle de CHP'lilerin neredeyse "kahraman" olarak kabul ettikleri bir kişi. Üç-dört ay önce iktidarı eleştirdiği için AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "portakal mıdır yoksa mandalina mıdır" diyerek dalga geçme çabasında olduğu kişi.

Ben mi yanlış değerlendiriyorum yoksa gerçekten öyle mi emin değilim ama sanki o olaydan sonra sunucunun dili yumuşadı. Eleştiri yapsa da üslubu daha farklı, sanki "üzgünüm ama eleştirmek zorundayım" kıvamındaydı. Zaten başından bu yana halktan çok devleti savunan biriydi ama bu tutumu daha da pekişti. "Mevzubahis olan devletse muhalefet teferruattır" anlayışı daha belirgin hale geldi. Ancak son on gündür söyledikleri, yaptıkları Fatih Portakal'ın gerçek kimliğini daha açık olarak ortaya serdi ve muhalif kesimlerde, hatta CHP'liler tarafından ağır biçimde eleştirilmesine neden oldu.

Fatih Portakal'ın en yoğun biçimde eleştirilmesine konu olan olay İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu'nun Ordu Havalimanı'nda yaşadığı olaylardı. İmamoğlu'nun Havalimanı'nda VİP'ten çıkarılması ardından Ordu Valisi'ne hakaret ettiğine ilişkin yandaş medyanın söylemleri İmamoğlu ve CHP tarafından yalanlanırken, Fatih Portakal bunun doğru olduğunu belirtmiş ve İmamoğlu'nu eleştirmişti. Ekrem İmamoğlu bunun doğru olmadığını belirtmesine karşın Portakal iddiasında ısrar etti ve eleştirilerini sürdürdü. Böylece yandaş medya hiç beklemediği bir yerden aldığı destekle İmamoğlu üzerindeki kara propagandasına devam etmek olanağına kavuştu.

Fatih Portakal'ın iktidara verdiği destek bununla da sınırlı kalmadı. AKP'nin iktidarını sürdürmek için devlet olanaklarını kullanması, kendi çıkarlarını ülke çıkarları gibi gösterme çabalarını "parti devleti olsa da bizim devletimiz" diyerek iktidarın pek çok uygulamasını savunması muhalif kesimlerde tepkiyle karşılandı. Hatta "ulusalcı" diyebileceğimiz Prof Dr Emre Kongar tarafından ağır biçimde eleştirildi.

Sağcılar "insan devlet içindir" derken solcular "devlet insan içindir" derler. Yani devletin görevi insanları, halkı mutlu etmektir. Ancak açıkça görülüyor ki Fatih Portakal insanı değil devleti önceliyor. Dolayısıyla solcu, muhalif değil sağda ve devletin yanında yer alan biri. Ekrem İmamoğlu'nu da bu kapsamda sakıncalı görüyor olmalı ki kendince bir muhalefet yürütüyor. Ben önce halk, insan diyorum. Devleti halkın önüne koyan anlayışları faşizan olarak gördüğüm için Fatih Portakal'ın son dönemdeki yaklaşımlarını demokrasi açısından tehlikeli olarak yorumluyorum.

Ve diyorum ki; Portakal, orada kal, daha ileri gitme!