SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kobane ve Barış Süreci

Yazının Giriş Tarihi: 07.10.2014 10:10

Daha önce Irak'ta Musul, Şengal gibi pek çok yere saldıran, işgal eden çete bir süredir gözünü Kobane'ye dikmiş durumda.

Kobane'nin üç tarafı IŞİD tarafından kuşatılmış ve sadece Türkiye tarafı kuşatma dışında. Kobane'den onbinlerce Kürt, çoğu kadın, çocuk ve yaşlı olmak üzere Türkiye'ye göç etti.

Kobane neden önemli? Kobane bilindiği gibi Suriye'de başlayan iç savaş sırasında Kürt halkının Rojava bölgesinde kurmuş olduğu özerk yönetimin kantonlarından biri.

Kobane'nin IŞİD tarafından işgal edilmesi, Rojava'yı zor durumda bırakacak, tecrit olmasını sağlayacak. Öte yandan özerk yapısı nedeniyle Kürtler için bir model oluşturuyor. Kürtler de IŞİD de Kobane'ye özel bir önem veriyorlar. 

Kobane'nin başka bir özelliği de Türkiye'ye çok yakın olması, Suruç ilçesi ile arasında sadece birkaç yüz metre bulunması. Suruç ve Kobane'de yaşayanlar çoğunlukla akraba. Sanki bir yerleşim yeri ikiye bölünmüş, yarısı Türkiye'de yarısı da Suriye'de kalmış. O nedenle Kobane'de olanlar Suruç'ta yaşayanlar için, dolayısıyla Türkiye'deki Kürtler için ve sonuç olarak Türkiye için çok daha önemli bir hale geliyor.

IŞİD aylardır katliam görüntülerini izlediğimiz gibi insanlık dışı bir çete. Kestikleri kafalar, öldürdükleri çocuklar her gün gözlerimiz önünde. Kobane'yi ele geçirecek olurlarsa orada yapacakları vahşet insan olan herkesi tedirgin ediyor.

IŞİD çetesinin katliamlarına karşı çıkmak için Suruçlu veya Kürt olmaya gerek yok, vicdan sahibi herkes bu katliamın önlenmesi için bir şeyler yapmak istiyor.

Öte yandan IŞİD'in Türkiye tarafından uzun süre desteklendiği, hatta şimdi bile desteğin sürdüğü söyleniyor. Bu durum karşısında halk Suruç sınırlarında nöbet tutuyor, IŞİD'e yardım yapılmasını önlemeye çalışıyor.

Ancak asker ve polis IŞİD çetesine gösterdiği hoşgörüyü ne yazık ki sınırda nöbet tutmak isteyenlere göstermiyor, sürekli saldırılar düzenliyor. Diğer kentlerde Kobane ile dayanışma eylemi yapanlar da bu saldırılardan nasibini alıyorlar, acılarını haykırmalarına bile izin verilmiyor.

Böyle bir ortamda ülkede yaşanan bir "barış süreci" var. Yaklaşık yirmi aydır devam eden, silahların sustuğu bu süreç ne yazık ki bu günlerde tehlike altında.

Aslında bir süredir iktidarın bir şeyler yapar görünüp somut hiçbir adım atmaması pek çok kişinin umudunun kırılmasına yol açmıştı. Ancak her şeye rağmen, barıştan vazgeçmek istemeyenler barış mücadelesini sürdürmeye devam ediyorlar. Kobane'ye IŞİD saldırılarının başlaması ise süreci daha riskli bir duruma getirdi.

Kobane'de katliam tehlikesinin çok yakın bir tehdit haline gelmesi karşısında Türkiye'nin hiçbir şey yapmaması ve hatta IŞİD'e hala destek verdiği kuşkuları Kürt halkındaki duygusal kopuşu hızlandırıyor.

Birkaç yüz metre ileride akrabaları, kardeşleri, komşuları katledilirken Türkiye'nin PYD'nin yardım çağrılarına sessiz kalması, Kürt halkının devlete karşı olan güvenlerini, umutlarını tüketiyor.

Son günlerde Türkiye IŞİD'e karşı olduğunu, Kobane'nin yanında yer aldığını söylese de bunu destekler hiçbir eylemde bulunmuyor. Tam tersine sınır ötesi tezkere ile Esad'a karşı bir kara harekatı planı içinde olduğu ve Suriye sınırında Kürt bölgesinde bir tampon bölge istediği ifade ediliyor.

PYD ile siyasi ilişki kurmaktan kaçınan, Kobane'yi tanımayan, PYD'nin istediği askeri yardımlar için Türkiye sınırından bir koridor açılmasına yanaşmayan Türkiye, tersini söylese de aslında Kobane'nin düşmesine katkıda bulunmuş oluyor.

Erdoğan ve Davutoğlu ısrarla Kobane ile barış sürecinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini söylüyorlar. Bu bir dilek olabilir ama gerçeklerle hiçbir ilgisi olmadığı çok açık.

Kobane'deki kardeşleri için bu kadar duyarsız davranan bir devlete Kürt halkı ve örgütleri nasıl güvenecekler?

Zaten epeyce aşınmış olan güven ve umut Kobane'nin düşmesi durumunda tamamen yok olacak. Aslında Kobane düşmese bile, son günlerde yaşananlar bundan sonra barış sürecinin daha zorlaşacağına işaret ediyor.

Barış, en çok ihtiyacımız olan ve en çok değer verdiğimiz kavramlardan biri. Umarım Kobane'de düşmez, barış süreci de bitmez. Ama işimiz zor.

Hele "bizim için IŞİD ile PKK aynıdır" anlayışı ile barış daha da zor.

twitter.com/aserdaresen