SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kazananlar, kaybedenler

Yazının Giriş Tarihi: 03.04.2014 04:40

Seçim sonuçlarına ilişkin çok sayıda değerlendirme yapıldı. Aynı şeyleri tekrarlamaktan kaçınmaya çalışarak, sonuçları ve beklentilerimi kısaca özetleyeceğim.

Öncelikle seçim sonuçları benim için şaşırtıcı olmadı. CHP ve MHP'nin hiçbir politika ve alternatif üretmediği, sadece "tape"ler üzerinden süren bir seçimde AKP'nin kaybetmesi mümkün değildi. Seçmen yolsuzluk ve hırsızlık iddialarını ciddiye alsa bile, karşısında güvenebileceği bir alternatif görmeden oyunu değiştirmesi beklenemezdi. Ayrıca Erdoğan akıllı bir taktikle; cemaatin "darbe"sini, "ihanetini" öne çıkararak AKP'yi mağdur gösterdi.

CHP bence cemaat ile birlikte seçimin en büyük kaybedenleri. Tüm koşulların kendisi için elverişli olduğu bir ortamda, üstelik seçimi "referandum" niteliğine sokarak AKP karşıtı her kesimin oyunu almak için yarattığı psikolojik baskıya karşın yüzde 30'u geçemedi, belediye meclisi seçiminde oyları yüzde 25'te kaldı. Aldığı oyların bir bölümünün cemaatten, MHP'den ve bazı sol çevrelerden gelen "emanet" oylar olduğunu söylemeye gerek bile yok.

MHP oylarını artırdı, ancak mevcut koşullarda daha fazla artırması bekleniyordu. Üstelik İstanbul'da HDP'nin ardından 4. parti olması MHP'lilerin mutlaka canını sıkmıştır.

Seçimlerin kazanan partilerinden biri kuşkusuz ki BDP. Oy oranını az da olsa artıran BDP, belediye başkan sayısını arttırdı, hedeflediği illerin hemen tümünü kazandı, Urfa'da da oyunu artırmayı başardı.

Gelelim seçimlere katılan partiler arasında en genci ama üzerinde en çok konuşulanı olan HDP'ye. Pek çok kişi seçimde alınan yüzde 2 oyun HDP için yenilgi olduğunu ve HDP projesinin başlamadan bittiğini söylüyor. Aslında bunu söyleyenlerin bir bölümü gönlünden geçeni söylüyor, bir bölümü ise bence sonuçları yanlış analiz ediyor.

Bence HDP bu seçimde beklentinin biraz altında oy alsa da başarılı olmuştur. Kurulalı henüz altı ay olan ve seçim kampanyası boyunca pek çok yerde ağır saldırılara hedef olarak propaganda faaliyetini gereği gibi yapamayan bir parti için bu sonuç başarıdır. Diğer partiler devlet tarafından maddi ve manevi olarak desteklenirken, halkın ekmeğinden keserek yaptığı katkılarla bütçe oluşturmasından söz bile etmiyorum. HDP'nin bazı partililer tarafından bile başarısız olarak değerlendirilmesinin nedeni, ondan beklentilerin yüksekliği olmuştur.

Evet, HDP başarılı olmuştur. Milliyetçiliğin, ırkçılığın yaygın olduğu ve prim yaptığı bir dönemde Karadeniz'de, Ege'de, Marmara'da, Akdeniz'de HDP adıyla ortaya çıkarak her türlü ayrımcılığa karşı siyaset yapmıştır. Kürtlerin, azınlıkların, Alevilerin, yoksulların, LGBTİ bireylerin, doğanın haklarını savunmuş eşit ve özgür bir Türkiye mücadelesi vermiştir.

Özellikle 17 Aralık sonrası diğer muhalefet partileri "AKP hırsız" demenin ötesinde hiçbir şey söylemez iken, HDP bunun ötesinde siyaset yapmıştır. Nasıl bir Türkiye istediğini, nasıl bir yerel yönetim anlayışına sahip olduğunu, yerinden yönetimi, yerel özerkliği, doğrudan demokrasiyi anlatmaya çalışmıştır. Yani bir yerel seçimde yapılması gerekenleri yapmaya çalışmıştır. Bu seçimde siyaset yapan, AKP'ye karşı alternatif üretmeye çalışan sadece BDP ve HDP olmuştur.

HDP'nin başarısızlığı (eğer başarısızlıksa) kendini ve derdini halka yeterince iletememiş olmasıdır. HDP aslında ne bir sosyalist parti ne de "Kürt partisi". İçinde sosyalistlerin, sosyal demokratların, Müslüman demokratların, Kürtlerin, Alevilerin, azınlıkların, yoksulların, kadınların, gençlerin, LGBTİ bireylerin, çevrecilerin yer aldığı bir kitle partisi. Ancak pek çok kişi tarafından bir "sosyalist parti" ya da "Kürt partisi" olarak nitelendiriliyor. Bu algı, bazı kesimlerce bilinçli olarak pompalanıyor ve HDP bu algıyı değiştirmede ne yazık ki yetersiz kalmıştır.

HDP'nin seçimlerde beklenenin altında oy almasının bir nedeni de, ortaya çıkan kutuplaşma nedeni ile oyların büyük partilerde toplanması, AKP korkusu ile bazı sol kesimlerin "istemeye istemeye" de olsa HDP'ye değil, CHP'ye oy vermesi. Ancak her şeye karşın HDP'nin ülke çapında yüzde 2 oy alması, İstanbul'da yüzde 5 ile 3. parti olması, İzmir'de yüzde 3,5 oy oranına ulaşması hiç de azımsanacak bir sonuç değil.

2014 Yerel Seçimlerinde AKP başarılı olmuş ancak 2011 Seçimlerine göre de yüzde 6 dolayında oy kaybetmiştir.

Önümüzdeki dönem ekonominin giderek sıkışacağını da düşündüğümüzde, AKP'deki düşüş trendinin sürmesi beklenebilir. Ancak bunun için yeni politikalar üreterek seçmen için bir alternatif yaratmak gerekiyor. Bu seçim dönemine baktığımızda ise bunu CHP ve MHP'nin yapabilmesi pek mümkün görünmüyor. Bu durumda "umudun siyaseti"ni büyütmek dışında bir seçenek yok.