SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

İnsan, emek ve doğa için oyum HDP'ye

Yazının Giriş Tarihi: 01.04.2015 12:45

İktidarını sürdürebilmek için hızlı büyüme, rant yaratma ve rantı paylaştırma ihtiyacı duyan AKP bunu gerçekleştirirken de insanı, emeği, doğayı sömürüde sınır tanımıyor.

Daha fazla üretim, daha fazla kâr, daha fazla büyüme hedefi için iş güvenliği kurallarını yok sayıyorlar, AB'nin temel iş güvenliği yasalarını uygulamaya koymayarak işverenlerin elini rahatlatıyorlar. Taşeron sistemi ile ucuz, güvencesiz işçi çalıştırma olanağı getiriyor, kendi hedefleri uğruna emeğin haklarını hiçe sayıyorlar.

İktidarın bu emek düşmanı politikasının sonucu iş cinayetleri hız kazanıyor. 2013 yılında 1235 olan iş cinayetinde ölen işçi sayısı 2014 yılında 1886'ya çıkıyor. Bu rakam 2015 yılının ilk iki ayında 206'ya ulaşıyor. 12 yıllık AKP iktidarının bilançosu ise 14.455. Soma, Ermenek ve diğer işçi katliamları bu politikanın sonucu.

AKP döneminde iş cinayetleri yanında kadın ve çocuk ölümleri de arttı. Son günlerde hemen her gün bir veya birkaç kadın öldürülüyor. 2014 yılında 294 kadın erkekler tarafından öldürüldü. 2008 yılında toplam 80 kadın öldürülürken, 2015 yılının sadece ilk iki ayında bu sayı 55'e çıktı. Kadını ikinci sınıf yurttaş olarak gören,erkek egemen anlayışın bu cinayetlerdeki etkisi inkar edilemez.

Toplumun vicdanını yaralayan bir başka olay da çocuk ölümleri, yani çocuk katliamları. AKP iktidarında 241 çocuk devlet güçleri tarafından öldürülmüş. Berkin Elvan bunların en çarpıcılarından biri. Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol ve son aylarda öldürülen Ümit Kurt, Nihat Kazanhan ilk akla gelenler.

AKP'nin "sınırsız büyüme" ve daha fazla rant yaratma politikası insanı ve emeği sömürmenin yanında doğayı da talan ediyor, yaşam alanlarımızı yok ediyor. Yanlış büyüme politikasının sonucu oluşan hayali enerji talebini karşılamak için yeni HES'ler, termik santraller yapılıyor. Hatta nükleer santral için de çalışmalar başladı.

2014 yılı sonu itibarı ile ülkemizde 503 adet HES (Hidroelektrik santral) var. 143 adet HES inşaat halinde iken, 841 HES ise plan ve proje aşamasında. Tüm akarsuların üzerinde birden fazla HES kurularak sular kurutuluyor, köylünün tarım yapacak suyu kalmazken doğanın dengesi alt üst oluyor.

Enerji ihtiyacını "yerli" kaynaktan karşılama hedefi ile bir yandan da termik santral seferberliği başlatıldı. Mevcut 30 termik santrale ek olarak 80 dolayında yeni termik santral yapım yada proje aşamasında. Bursa'da DOSAB ve Keles termik santralleri de bunların arasında. Dünyanın en kirli enerji kaynağı olan kömür tüm dünyada terk edilirken, Türkiye'de baş tacı edilmiş durumda.

Havamız, toprağımız, suyumuz giderek daha çok kirletilirken hem insan ve hayvan sağlığı ciddi risk altına girmekte, hem de tarım alanları, bitki örtüsü yok edilmekte. Son yıllarda etkilerini açık biçimde gördüğümüz iklim değişikliğinin en önemli nedenlerinden birinin termik santraller olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

İnsanı emeği, doğayı yok eden bu neo liberal saldırılara karşı kendimizi ve kentlerimizi, köylerimizi nasıl koruyacağız? Elbette seçimler, meclis her şey değil ama AKP'nin öncelikle mecliste durdurulması gerek. Haziran seçimlerinde AKP'nin mutlak çoğunluk sağlayarak başkanlık sistemine geçmesi, bu sömürü ve tahribatı derinleştirecektir. Bunu önlemenin tek yolu ise HDP'nin barajı aşmasıdır.

HDP barajı aştığında AKP'nin başkanlık hayalleri sona ereceği gibi, tek başına iktidar kurma ihtimali de azalacaktır. Matematik olarak tek çare HDP ama HDP'nin bu konulardaki söylemleri de çarenin HDP olduğuna işaret ediyor. HDP programı emek sorunları için diyor ki; "HDP esnek, sağlıksız, güvencesiz ve sigortasız çalışmaya; sendikasızlaştırmaya, taşeronlaştırmaya, kazanılmış hakların gaspına karşı, işçi sınıfı ve emekçilerin haklarını savunur ve kazanımlar için mücadele eder".

Kadına şiddet HDP programında yer alıyor; "HDP kadınları erkek şiddetinden korumak için ekonomik ve sosyal politikaları benimser ve uygular. Kadınlar üzerinde kurulmuş olan her türlü egemenliğe, ayrımcılık ve baskıya karşı mücadele eder".

Çocuklara yönelik şiddet konusunda HDP programında ifade edilenler özetle şöyle;

"HDP çocukların şiddet, ihmal, suistimal, her türlü istismar, kötü muamele ve ayrımcılıktan korunması, başta eğitim ve sağlık olmak üzere, tüm kamu hizmetlerinden eşit ve parasız bir biçimde yararlanması için mücadele eder".

HDP programında doğanın hakları da savunuluyor;

"HDP kapitalizmin doğayı, doğal varlıkları ve yaşamı metalaştırarak sömürmesine, yaşam alanlarını yok etmesine karşı, doğanın, insanın, hayvanların ve tüm canlıların yaşam haklarının güvence altına alınması için mücadele eder".

twitter.com/aserdaresen