SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Her seçim bir vazgeçiştir - 2

Yazının Giriş Tarihi: 03.08.2014 00:39

HDP'ye değil CHP'ye oy verilmesini ve böylece AKP'nin geriletileceğini söyleyenler seçim sonunda haklı çıkmadılar ve AKP seçimleri kazandı.

10 Ağustos'ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde de benzer baskılar, kampanyalar uygulamada. Bu nedenle aynı yazıyı, güncelleyerek yeniden yazma gereği duydum. Bilindiği gibi seçimlere AKP adayı Tayyip Erdoğan, CHP ve MHP'nin "çatı" adayı Ekmeleddin İhsanoğlu ve HDP'nin adayı Selahattin Demirtaş katılıyor. "Çatı" adayına CHP ve MHP dışında pek çok sağcı, milliyetçi parti de destek vermekte. Bir bakıma "milliyetçi cephe" adayı demek olanaklı.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise HDP dışında sol, sosyalist, demokrat çok sayıda siyasi parti, grup, STK, sendikanın desteğini alıyor. HDP içinde yer alan YSGP, SYKP, ESP, SDP, SODAP gibi partiler dışında EMEP, EHP, pek çok Alevi Derneği, KESK, DİSK gibi sendika ve STK'ler de Demirtaş'a destek veriyorlar.

Ulusalcı partiler ise genellikle boykotu savunuyorlar. En büyük sıkıntı ise CHP ve Alevi kesimde. CHP'de yer alan ulusalcıların bir bölümü "boykot" derken, CHP'liler çoğunlukla Ekmeleddin Bey'i onaylamamakla birlikte "kerhen" oy vereceklerini, Erdoğan seçilmesin diye, ehven-i şer mantığı ile Ekmeleddin Bey'e oy vereceklerini söylüyorlar.

Ekmeleddin İhsanoğlu, yakın zamana kadar kimsenin adını bile bilmediği politik bir yapısı olmayan, muhafazakar, milliyetçi, yetmiş yaşlarında bir kişi. CHP'nin savunduğunu belirttiği demokrasi, eşitlik, adalet, laiklik vb kavramlara epeyce uzak. Özellikle son günlerde söylediği bazı sözlerle ırkçı, ayrımcı, çağdışı bir görünüm vermekte. Bu durumda sosyal demokrat, hatta demokrat bir kişi için oy verilecek bir aday konumunda değil. Erdoğan'dan sadece üslup olarak farklı bir aday.

AKP uygulamalarından en çok etkilenen kesimler arasında yer alan Aleviler için de Ekmeleddin Bey hiçbir şey vaad etmemektedir. Demirtaş'ın söylemleri tüm etnik, inanç ve cinsiyet ayrımcılığına karşı bir güvence oluştururken, Ekmel Bey bu konuda hiçbir umut vermemektedir. Ancak Alevi yurttaşlarımızın bir bölümünde de, salt Erdoğan korkusu nedeniyle Ekmel Bey'e oy verme eğilimi olduğu gözlenmektedir.

Seçim, insanların beğendiği, inandığı, kazanmasını istediği, görüşlerini onayladığı kişilere oy vermesidir. Seçimlerde, birinin kazanmaması için, onun karşısındaki en güçlü adaya oy vermek seçim değil, bahis oynamaktır.

Jean-Paul Sartre "Her seçim, bir vazgeçiştir" diyor. Kendini "sosyalist", "solcu", "demokrat" olarak niteleyen bir kişi Erdoğan kazanmasın diyerek oyunu "çatı adayı"na verdiğinde, aslında yıllardır dilinden düşürmediği sosyalizm, devrim, demokrasi, eşitlik, özgürlük düşlerinden vazgeçmiş oluyor. 

İnanarak verilen her oya saygı duymak gerekir, kime verilmiş olursa olsun. Ancak, bir karşıtlık üzerinden, inanmadığı kişi ve partilere verilen oyların öncelikle kişinin kendisine karşı bir saygısızlık olduğu kanısındayım.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde sadece Erdoğan ve Ekmeleddin Bey seçenekleri olsaydı, "ehven i şer" mantığı ile Ekmel Bey'e oy verme çağrısı belki anlayışla karşılanabilirdi. Ancak Demirtaş gibi toplumun tüm mağdur kesimlerini temsil eden, eşitlikçi, özgürlükçü, adil, laik, ekolojist bir "Yeni Yaşama Çağrı" yapan aday varken iki muhafazakardan birini seçme çağrısının ne anlamı ne de karşılığı vardır.

Yaptığımız seçimler, bizim kim olduğumuzu da gösteriyor aslında.

Kime oy veriyorsak, oyuz.