SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Her seçim bir vazgeçiştir - 1

Yazının Giriş Tarihi: 21.02.2014 09:49

Bu soruşturmaların ardından ise AKP karşı atağa geçti ve otoriter uygulamaları arttırdı. İnternet yasası, HSYK yasası zaten demokrasi fukarası ülkemizin daha derin bir karanlığa doğru yol almasını hızlandırmakta.

AKP'ye karşı oluşan tepkiler büyüse de toplumda güvenilir, halka kendini kabul ettirmiş bir muhalefetin olmaması nedeniyle AKP iktidarını sürdürmeye devam ediyor. Ancak AKP'nin yükseliş döneminin sona erdiği, artık iktidarın inişe geçtiği de bir gerçek. Şimdi yapılması gereken halka güven veren, "ben daha iyi yönetirim" diyen bir alternatifin ortaya çıkması.

CHP, MHP gibi eski Türkiye'nin "devlet partileri"nin AKP'ye karşı alternatif olamayacakları artık çok belli. Salt AKP'yi eleştirmekle, alternatif projeler getirmeden, halkı "daha güzel, barış ve refah içinde, eşit, özgür, yeşil bir Türkiye" vaadine inandırmadan iktidar alternatifi olmak olanaklı değil.

Türkiye çok uzun yıllardır bugünkü kadar derin bir siyasi kriz ortamına girmedi. "Her kriz aslında yeni fırsatlar demektir" deyişinin bilincindeki siyasiler de bu durumdan yararlanma çabasında. Öte yandan 2014 yılında önce yerel seçimler, ardından da Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. 2015 yılında da genel seçimler yapılacak.

Böyle bir ortamda yerel seçimlere gidilirken özellikle "sosyal demokrat", "sol" çevrelerin bir bölümünde ikircikli bir durum gözleniyor. BDP, EMEP, Yeşiller ve Sol, SYKP, ESP, SDP vb partilerin oluşturduğu HDP kesiminde tavır net; ne AKP ne CHP/MHP/Cemaat, çare üçüncü yol, HDP. Ancak solun HDP içinde yer almayan kesimlerinin tavrı çok net değil.

HDP dışındaki solun bir bölümü kendi adayları ile seçimlere girme eğiliminde iken, bir kısmının tavrı henüz belli değil. Bazı sol kesimler ise seçimlerde CHP adaylarının desteklenmesini savunuyor. CHP'nin yerel seçimler için göstermiş olduğu adayların büyük bölümünün AKP'li, MHP'li ya da cemaat adayları olmasına ve CHP'nin yerel seçim politikalarında hiçbir sol söylem olmamasına karşın, kendisine "sosyalist", "devrimci" vb diyenlerin CHP'ye oy vereceklerini söyleyebilmeleri ilginç.

CHP içerisinde yer alanların büyük bölümü CHP'nin adaylarını, politikalarını onaylamasa da "AKP'yi geriletme" adına partilerinin adaylarına oy vereceklerini söylüyorlar. Bazı yerlerde ise, daha güçlü olan MHP adaylarına oy vereceklerini ifade edecek kadar yönünü şaşıranlar var.

Seçim, insanların beğendiği, kazanmasını istediği, görüşlerini onayladığı kişileri seçmesidir. Seçimlerde, birinin kazanmaması için, onun karşısındaki en güçlü adaya oy vermek seçim olarak adlandırılamaz. İnsanlar bahis oynarken kazanacak takımı seçerler, seçimlerde değil.
Jean-Paul Sartre "Her seçim, bir vazgeçiştir" diyor. Kendini "sosyalist", "solcu" vb olarak niteleyen bir kişi AKP kazanmasın diyerek oyunu CHP'nin sağcı adaylarına, politikasına oy verdiğinde, aslında yıllardır dilinden düşürmediği sosyalizm, devrim, demokrasi, eşitlik, özgürlük düşlerinden vazgeçmiş oluyor.

İnanarak verilen her oya saygı duymak gerekir, kime verilmiş olursa olsun. Ancak, bir karşıtlık üzerinden, inanmadığı kişi ve partilere verilen oyların öncelikle kişinin kendisine karşı bir saygısızlık olduğu kanısındayım. Bu tür verilen oylarda, bir süre sonra "elim kırılsaydı da vermeseydim" tepkisinin oluşması da kaçınılmaz oluyor.

Yaptığımız seçimler, bizim kim olduğumuzu da gösteriyor aslında. Kimi seçiyorsanız, o'sunuz.