SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

"Hem yeşil hem sol bir gelecek" üzerine

Yazının Giriş Tarihi: 18.12.2012 11:06

Bu siyasete kurucu olarak katılan, imza vererek destek olan ve yeni partiyi daha iyi tanımak ya da destek olmak isteyenlerden oluşan yüze yakın kişi bir araya geldi.

Eski EDP milletvekili ve yeni partinin de parti meclisi üyesi olan Ufuk Uras da İstanbul'dan gelerek toplantıya katıldı. Toplantıda, önce partinin program ve tüzük taslakları özetlendi, ardından Ufuk Uras bir konuşma yaparak, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisinin neden kurulduğunu, amaçlarının neler olduğunu açıkladı. Ardından, partinin katılımcı ve çoğulcu anlayışına uygun olarak, yirmiden fazla kişi söz alarak görüşlerini belirtti.

Toplantıda dile getirilen görüşlerden önemli bir bölümü; "bu parti, soldaki diğer partilerden nasıl ayrışacak?" sorusuna odaklanıyordu. Pek çok konuşmacı bu konudaki görüşlerini dile getirdi. Toplantıya katılanlar, yeni partinin solda farklı bir pencere, farklı bir yol açacağı, açması gerektiği konusunda hemfikirdi.

Özellikle son on yılda, sol denilince sadece "AKP karşıtlığı", "din karşıtlığı"nın anlaşılması ve solcuların sanki askerlerle, darbecilerle işbirliği içindeymiş gibi görünmesi sol harekete büyük zararlar verdi. Ama bu anlayışın egemen olmasında, solcu geçinen kimi çevrelerin de katkısı inkar edilemez.

Ne yazık ki kamuoyu tarafından sol bir parti olarak görülen İP (aslında solla hiçbir ilgisi yok) ve son zamanlarda bu marjinal ulusalcı partinin  kuyruğuna takılmış izlenimini veren CHP, Ergenekon davasında yargılanan darbeci paşaları, Veli Küçük gibi 1990'lı yılların Jitem kalıntılarını "demokrasi kahramanı" ilan ederek "sol" adına büyük suç işliyorlar.

İşledikleri bu suç sadece kendi hanelerine yazılsa neyse, ama geniş halk yığınları nezdinde tüm sola mal edildiği için, özgürlükçü, demokrat sol da, işlemedikleri bu suçun failleri  arasına giriyor.

Geçtiğimiz yıllarda, CHP ve bazı sözde solcular, türbanlı genç kızların Üniversite'ye girmesine "sol" adına karşı çıktıklarında da aynı durum söz konusu olmuş, özgürlükçü solcular gençlerin kıyafetleri nedeni ile Üniversiteye alınmamasına karşı çıksalar da, seslerini yeterince duyuramamışlardı.

Gerek Yeşiller ve Sol Gelecek Partisinin program taslağında yer alan maddeler, gerekse de bu toplantıda dile getirilen görüşler, yeni partinin solda yeni bir yol açacağı, yeni bir söylemi öne çıkaracağının ipuçlarını veriyor. Bu parti devletten değil, halktan yana olacak. Her türlü statükocu, milliyetçi, militarist, doğa düşmanı, muhafazakar ve piyasacı güçlerle sermaye egemenliğine karşı duran; askeri ve bürokratik vesayet yöntemlerini tümüyle reddeden bir sol politikayı savunacak.

Toplantıda da dile getirildiği gibi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi politikalarını üç ayak üzerine oturtacak; biri emek ve emekçiler, diğeri tanınma (etnik kimlik, inanç ve cinsiyet) ve üçüncüsü de doğa ve çevre.

Zaten yeni partinin temel sloganı da "Doğa, Emek ve İnsan için". Ülkemizdeki bazı "sol" partilerin politikalarını tamamen "laiklik, Atatürkçülük" üzerine, bazılarının ise sadece emek eksenli olarak oluşturduklarını düşündüğümüzde, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisinin solda farklı bir yol açacağı açıkça görülüyor.

Yeni partinin eğitimden, sağlığa; Kürt sorunundan doğa ve çevre sorunlarına farklı görüş ve çözüm önerileri var. Her alanda, "mağdurlar lehine ve onlarla birlikte değişim"i savunan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, "eski rejime yaslanan yanlış muhalefet anlayışına uzak bir muhalefet hattına duyulan ihtiyacı" dile getirerek, "AKP'ye karşı Kemalizm üzerinden muhalefet yapmanın yanlışlığını" vurguluyor.

Buna karşılık, "bugün toplumsal muhalefetin, bir yandan eleştirmesi ve taleplerde bulunması, bir yandan da uygulanabilir alternatifler üretmesi gerekiyor" diyerek yeni muhalefet anlayışını belirtiyor.

 Herkesin inancını ya da inançsızlığını özgürce yaşayabileceği "özgürlükçü laiklik" anlayışını savunan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, kimlik, inanç, cinsiyet, emek eksenli tüm mağduriyetlerde mağdurlardan yana; insan ve doğa ilişkisinde doğayı savunan yeni ve farklı bir sol parti. Demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi, ekolojist bir sol parti. Lider hegemonyasının ve hiyerarşinin olmadığı, katılımcı, çoğulcu, doğrudan demokrasiyi savunan bir parti.

Adındaki Gelecek kelimesinin de ifade ettiği gibi geleceğimizin partisi, tüm insanlığın ve doğanın geleceğinin partisi. Bugün ve gelecekte, doğanın haklarını savunmadan sol parti olunamayacağını vurgulayan bir parti.

Partinin kuruluş kongresinde açıklanan sonuç bildirgesindeki şu satırlar da Yeşiller ve Sol Gelecek Partisinin diğer sol partilerden farkını ortaya koyuyor; "Günümüzde insanlık önemli bir yol ayrımıyla karşı karşıya. Ya doğanın ve yaşamın yok edilmesine teslim olacak ya da yeşil ve sol bir dünyanı kuracak. Seçeneklerimiz bu kadar sınırlı. Başka bir dünya mümkün. Gelin, yeşil ve sol bir geleceği birlikte, bugünden kuralım".

Not: Yeşiller ve Sol Gelecek Partisinin 15.12.2012 tarihinde yapılan Parti Meclisi toplantısında Bursa'dan İkbal Polat, en yüksek oyu alarak MYK'ya girdi. Kendisini kutluyor, kolaylıklar diliyoruz.