SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

HDP başarabilir mi?

Yazının Giriş Tarihi: 23.09.2014 05:52

HDP adayı Selahattin Demirtaş HDP'nin oyunu 1 milyondan fazla arttırarak 4 milyon oy aldı ve "baraj" olarak nitelenen yüzde 10'a dayandı. BDP'nin sol ve demokrat kesimlerle ittifakı olarak nitelenen HDP böylece önemli bir siyasal figür konumuna geldi.

BDP ve ondan önceki diğer "Kürt partileri"nin yüzde 6-7 arasına sıkışmış oy oranını yüzde 10'lara çıkarmak gerçekten küçümsenemeyecek bir başarı. Türkiye'de CHP dışındaki sol (CHP zaten sol kabul edilemez) 1965 yılında TİP'in aldığı yüzde 2,7 oy oranından sonra en önemli başarısını yakalamıştır. ÖDP'nin en iddialı olduğu dönemdeki oyunun yüzde 1'in altında (0,8) olduğu düşünülürse, bu başarı daha iyi yorumlanacaktır. 

10 Ağustos seçimlerinde Demirtaş'ın aldığı 4 milyon oyun yanında, Demirtaş'ın söylemleri ve açıkladığı "Yeni Yaşam Çağrısı" da çok önemlidir. "Kürt Partisi" olmak, "Türkiyelileşmemek" ile suçlanan HDP, bu seçim dönemindeki söylemi ile sadece Kürtlerin değil, tüm mağdurların sesi, soluğu durumuna gelmiştir. "Yeni Yaşam Çağrısı" ile somutlaşan "Radikal Demokrasi" söylemi, ülkedeki kimliği, inancı, cinsiyeti ve cinsel tercihi, sınıfsal konumu nedeniyle ezilen, sömürülen, dışlanan, ayrıma uğrayan tüm kesimleri kucaklamış, taleplerine tercüman olmuştur. Seçimlerde Demirtaş'ın en büyük oy artışını batı illerinde sağlaması dikkat çekicidir.

Demirtaş ve HDP'nin kazandığı bu başarı toplumun hemen tüm kesimlerinde onaylandı, seçimin en önemli kazananlarından birinin HDP olduğu kabul edildi. Yıllardır sömürüye karşı mücadele eden emekçiler, kimlik ve inanç ayrımına karşı haklarını savunan farklı kesimler, çevreciler, LGBTİ bireyler, kadınlar, gençler kendi taleplerinin toplumdan bu kadar yüksek bir oranda onay görmesi sonucu umutlandılar.

Demirtaş'ın aldığı oylar ve söylemler CHP'yi de tedirgin etmiş durumda. Oylarının bir bölümünü HDP'ye kaptırma tedirginliği yaşayan CHP alelacele bir kongre yaparak vitrinde kimi düzenlemelere gitti. Toplumda hiçbir karşılığı olmadığı açıkça ortaya çıkan bazı "ulusalcı"lar yerine daha demokrat ve "sol" görünümlü kişilere görev verdi. Ancak CHP'nin mevcut yapısı bu tür makyajlarla sol ve demokrat bir partiye dönüşmesine olanak tanımayacaktır. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun kongredeki buyurgan söylemleri bile bunun anlaşılması için yeterlidir.

Bu koşullarda tüm sol, sosyalist, demokrat kesimlerin HDP'ye destek vermeleri beklenmelidir. HDP'nin bugünkü söylemiyle bölücü değil, birleştirici, bütünleştirici bir işlevi olduğu açıktır. Tam tersine, HDP projesi başarısız olursa, Türkler ve Kürtlerin birlikte demokrasi mücadelesi vermesi, birlikte siyaset yapması olanağı ortadan kalkarsa, bölünme ve ayrışma ciddi bir tehlike olarak karşımıza çıkabilecektir.

Peki, HDP 10 Ağustos seçimi ile başlayan çıkışını sürdürebilecek mi? 2015 yılında yapılacak olan genel seçimlerde yüzde 10 barajını aşarak mecliste etkili bir muhalefet gücüne sahip olabilecek mi? Bugünden bakarak bunu yanıtlamak kolay değil, ama muhalefet boşluğunun olduğu, özellikle de sol ve demokrat muhalefetin olmadığı ülkemizde HDP buna adaydır. Başarılı olabilmesi için de Demirtaş'ın C.Başkanlığı seçimlerinde izlediği çizgiyi sürdürmesi gerekmektedir.

Önümüzdeki günlerde yapılacak olan HDP il ve ilçe kongreleri bunun ilk adımıdır. Eğer HDP "Yeni Yaşam Çağrısı" ile ileri sürdüğü ilkelere uygun bir örgütlenme gerçekleştirebilirse, yani sadece Kürtlerin, sosyalistlerin değil toplumdaki tüm mağdurların sesi, soluğu olduğunu bu kongrelerde ortaya koyabilirse topluma önemli bir işaret vermiş olacaktır. Seçim dönemine kadar yapılacak çalışmalarda da "HDP gibi" davranıp, "Yeni Yaşam Çağrısı"nı topluma anlatmaya devam ederse HDP ana muhalefet olmaya aday bir parti konumuna gelebilir.

Artık yapay kutuplaşmaları aşan, tüm mağdur kesimleri kucaklayan demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi ve ekolojist bir seçenek oluşturmanın zamanıdır, hatta geç bile kalınmıştır. HDP Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir umut ışığı yakmıştır, bunu büyütmek yine kendi elindedir. Şu anda HDP dışında buna aday başka bir seçenek ise görünmemektedir. Ancak Kobani'de IŞİD eliyle Kürtlere yönelik saldırıların hız kazanması, ülkedeki tüm siyasi dengeleri değiştirebilecek bir etken durumundadır.

twitter.com/aserdaresen