SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Gezegen elden gidiyor, buna razı gelecek miyiz?

Yazının Giriş Tarihi: 27.03.2013 21:59

"İklim Değişikliği Tehdidine Karşı İstanbul Manifestosu" TEMA Vakfından Sezen Aksu'ya, Ara Güler'den Greenpeace'e, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi'nden Alevi Dernekleri Federasyonu'na, Tarkan'dan Adalet Ağaoğlu'na  kadar pek çok kişi ve kurumun imzasını taşıyordu.

"Gezegen Elden Gidiyor, Buna Razı Gelemeyiz" başlıklı manifestonun imzacıları, iklim değişikliği tehdidine karşı hemen ve hızla harekete geçmenin ahlaki bir zorunluluk olduğunun altını çizdiler. Ömer Madra'nın öncülüğünde Açık Radyo ve İstanbul Politikalar Merkezi -Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator Girişimi'nin birlikte düzenlediği "İklim Değişikliği Tehdidine Karşı İstanbul Manifestosu" başlıklı sunum ve toplantıda söz alan konuşmacılar, manifestoya destek verdiklerini açıkladılar.

İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Fuat Keyman'ın moderatörlüğündeki toplantının açılış konuşmasını Ömer Madra yaptı. İklim değişikliği ile ilgili son haberlerin kötü olduğunu söyleyen Madra, şimdi hemen harekete geçmeliyiz dedi. Toplantıda Küresel Eylem Grubu'ndan Nuran Yüce, TEMA Vakfı Genel Müdürü Serdar Sarıgül, CHP milletvekili Şafak Pavey, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi'nden Sevil Turan ve Ufuk Uras, Greenpeace'den Hilal Atıcı, Hak-İş'ten Mustafa Toruntay, Sanatçılar Pelin Batu ve Harun Tekin, Küresel Eksen Değişimi Koordinatörü Mahir Ilgaz yaptıkları konuşmalarda tehlikeye dikkat çektiler.

"Gezegen elden gidiyor, buna razı gelemeyiz" başlıklı manifesto şöyle;

İklim değişiyor.  

Her yerde ve elbette Türkiye'de de: Batı'da ve Doğu'da kavurucu orman yangınları, Karadeniz'de ve Akdeniz'de âni seller, Güneydoğu'da sinsi kuraklık, tüm ülkede azalan yeraltı suları... Bunların hiçbiri birer rastlantı ya da "münferit vaka" değil. İklim değişiyor ve bu, ekmeğimizden suyumuza hayatımızın her yönünü, her ânını  derinlemesine etkiliyor.

Doğanın amansızca yağmalanması yüzünden Mezopotamya'da, Avrupa'da, Orta Amerika'da birçok kadim uygarlık yeryüzünden silinip süpürüldü. Eğer şimdi harekete geçmez, doğaya bakışımızı değiştirmezsek, bizim de çocuklarımıza bırakacağımız bir uygarlık olmayacak. Onlara kazanmaları neredeyse imkânsız bir var olma mücadelesi, mutlak bir çaresizlik bırakacağız.  Evrensel ahlâk ilkelerini ayaklar altına almış, kısa vadeli çıkarlarımızı hayatlarının önüne geçirmiş olacağız.

İklim değişiyor; çözümlerimiz ve vaktimiz varken harekete geçmemeyi vicdan kabul etmez. Bizler, sıradan insanlar olarak, doğaya bakış açımızı ve önü alınmaz bencilliğimizi değiştirme zamanının geldiğini düşünüyoruz. Artık doğayla barışma zamanının geldiğini! Bu değişimi gerçekleştirebilecek gücün, hepimizin yüreğinde olduğunu biliyoruz.

Ve şunu da biliyoruz: Şimdi başaramazsak, her şey bitecek. Oyun bitecek. Barış, sonsuz bir hayal olarak kalacak. Karşımızda, yeni ve farklı bir "düşman" var çünkü - Hayatta yaptığımız başka her şeyi anlamsız kılmaya yetecek büyüklükte bir belâ.

İklim değişiyor ve sosyal adaletsizliği kat be kat artırıp derinleştiriyor. Toprağın sağlığı ve suyun saflığı, yeryüzü toplumlarının ayakta kalıp kalamayacağını gösterecek olan son ölçüler artık... Gezegen sürekli uyarıyor. Ama gözler kör, kulaklar sağır kalmaya devam ederse, kibir denen şeyin ne büyük bir felaket olduğunu yakında hepimiz öğreneceğiz...

İşte onun için, vicdanı olan tüm yurttaşlarımızı, elde hâlâ çözüm imkânı varken, gezegeni kurtarma seferberliğinde kendi payına düşeni yapmaya, bu büyük sorumluluğu paylaşmaya çağırıyoruz.

İklim daha fazla değişmeden biz değişelim, çözümün parçası olalım.

Evet, şaka değil, gezegen elden gidiyor. Çok geç olmadan harekete geçme zamanı. Siz de bir şey yapmak isterseniz, en azından bir imza verebilirsiniz   https://www.change.org/tr/kampanyalar