SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Gelecek, "Yeşiller ve Sol"da

Yazının Giriş Tarihi: 28.11.2012 00:02

İlk bakışta farklı, "böyle parti ismi mi olur" dedirten, ezber bozan bir isim. Yeşiller kelimesi, Dünya'da ve Türkiye'deki Yeşiller siyasetinin geleneğini temsil ediyor. Sol  kelimesi de sol siyaset geleneğini simgeliyor. Gelecek ise yeni partinin vizyonunu, misyonunu tek kelime özetliyor. Eşit, adil, özgür ve yeşil bir gelecek.

Ancak bu partinin sadece ismi değil, her şeyi ezber bozan cinsten. EDP (Eşitlik ve Demokrasi partisi) ile Yeşiller partisinin bir yılı aşkın süren çalışmaları sonunda, kendi partilerini feshederek yeni katılımcılarla birlikte kurdukları partinin alışılmadık, ezber bozan o kadar çok yönü var ki. 25 Kasım 2012 tarihinde yapılan kuruluş toplantısına bin dolayında kişi katıldı. Ancak en ilginç tarafı, katılanların yaklaşık yarısı, yani 400 dolayında kişi partinin "kurucusu" oldu.

Klasik partiler genellikle 50-60 kişi tarafından kurulurken "Yeşiller ve Sol Gelecek" partisinin 400 dolayında kurucusu var. Bunlar içerisinde her iki partinin üyeleri olduğu gibi, aralarında pek çok akademisyen, yazar, sanatçının da yer aldığı, bugüne kadar siyasete katılmamış pek çok kişi yer alıyor.

Yeni partinin kuruluş kongresinde parti ismi konusunda, yapılan çalışmalar sonucu oluşturulmuş üç seçenek sunuldu ve oylama ile "Yeşiller ve Sol Gelecek" yeni partinin adı olarak belirlendi.

Bu partinin klasik partilerde olduğu gibi bir başkanı yok, "eşsözcü" leri var ve eşsözcülerin biri erkek diğeri de kadın. Eşsözcüler'de bu toplantıda belirlendi. Yine ezber bozan bir biçimde 28 yaşında genç bir kadın, Sevil Turan partinin eşsözcülerinden biri oldu. Diğer eşsözcü de, ülkemiz siyasi hayatı açısından "genç" sayılabilecek bir yaştaki Arif Ali Cangı oldu.

Dedik ya, bu partinin ezber bozan yanı sadece ismi değil. Partide "arabulucu" olarak adlandırılan yeni bir organ oluşturuldu. Disiplin kurulu yerine görev yapacak arabulucu görevine de Yüksel Selek seçildi. Bir bakıma bu parti "disiplinsiz" bir parti oldu.

"Yeşiller ve Sol Gelecek" partisinin alışılmadık, ezber bozan yönlerinden biri de kuşkusuz ki uygulanacak olan "kota"lar olacak. Parti tüzüğüne göre, karar ve yürütme organlarına yapılacak seçimlerde kadınlara yüzde 50, gençlere yüzde 20, engellilere yüzde 5, LGBT bireylere yüzde 5 kota uygulanacak. Öyle görünüyor ki yeni partinin karar ve yürütme organları gerçekten çok renkli, çok sesli olacak.

Yeni partinin farklı ve katılımcılığı yaygınlaştıran unsurlarından biri de "fahri üyelik" ve "danışma kurulları". Böylece çeşitli nedenlerle partiye üye olamayan kamu görevlileri vb partinin çeşitli organlarında yer alabilecek ve katkıda bulunabilecek.

"Yeşiller ve Sol Gelecek" partisine üyelik koşulları da dikkat çekiyor. Parti tüzüğüne göre "Irk, dil, din, cinsiyet alanlarında ayrımcılık yapan kişilerle, mesleki zorunluluklar dışında silah taşıyanlar ve doğayı ve çevreyi ciddi biçimde kirleten ve tahrip eden işler yapan ve sendikal ve sosyal hakların kullanılmasına engel olan işletmelerin sahiplerinin üyelik başvurusu kabul edilmez".

"Yeşiller ve Sol Gelecek" partisinin siyasal alandaki diğer partilerden farklılığını, partinin eşsözcüsü Sevil Turan'ın kurultayda yaptığı konuşmadan birkaç alıntı ile de sergileyebiliriz; "Siz daha şov görmediniz, biz dans ede ede geliyoruz", "bu parti şenlikli bir parti olacak". Aklımıza Emma Goldman'ın sözü geliyor; "dans edemediğim devrim, devrim değildir"

"Nasıl bir dünya istiyorsak öyle bir parti istiyoruz" sloganı ile siyasi hayatımıza katılan "Yeşiller ve Sol Gelecek" hiyerarşinin, lider hegemonyasının, erkek egemenliğinin olmadığı bir parti olmayı hedefliyor.

Her türlü şiddete, sömürüye, ötekileştirmeye karşı tüm insanların, tüm canlıların, doğanın partisi olacağını belirtiyor.

Yazımızı, partinin kuruluş kongresinin sonuç bildirgesinde yer alan bir cümle ile tamamlayalım; "Gücümüzü, yalnızca yaşadığımız toprakların tarihinde değil, insanlık tarihinde de benzer umutları yeşertmek için türlü fedakarlıklara katlanmış insanların yarattıkları gelenekler, mücadeleler, fikirler ve değerlerden alıyoruz. Başka bir dünya mümkün, gelin sol ve yeşil bir geleceği birlikte, bugünden kuralım."

Hoşgeldin "Yeşiller ve Sol Gelecek."