SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Eyy G20, 'İklimi değil, sistemi değiştir!'

Yazının Giriş Tarihi: 16.11.2015 09:57

Silvan'da 12 gün süren sokağa çıkma yasağında yine siviller yaşamını yitirdi. 13 Kasım akşamı Paris'te IŞİD tarafından yapılan saldırılarda 140 dolayında insan öldü. 15 Kasım'da Antalya'da G20 Zirvesi başladı. Bütün bunların arasında bir de, 12-13 Kasım tarihlerinde İstanbul'da "İklim Forumu" gerçekleştirildi.

G20 Zirvesi aslında "İklim Forumu"nun ele aldığı iklim değişikliği ile yakından ilişkili. Öte yandan Ankara'da, Paris'te yaşanan IŞİD saldırıları ve Suriye'nin durumu da G20 toplantısı ile bağlantılı konular.

G20 bilindiği gibi ekonomik büyüklük olarak ilk 31 sırada yer alan 19 ülke ve Avrupa Birliği'nden oluşan 20 üyeli bir grup. Ancak en büyük 20 ülke değil, örneğin İran, İsviçre yok. G20 ülkeleri dünya ekonomisinin yüzde 85'ini oluşturup, dünya ticaretinin yüzde 80'ini gerçekleştirmekte. Varlık nedeni, küreselleşen dünyada sorunlara koordineli biçimde cevap verilmesi ihtiyacına dayanıyor.

Bugün dünyada var olan ekolojik tahribat kaygı verici bir boyuta ulaşmıştır. Küresel İklim Değişikliği bu bağlamda ilk sırada yer almaktadır. G20 ülkeleri iklim değişikliğinin başta gelen sorumlularıdır. Bu ülkeler fosil yakıt kullanmayı, bunlara teşvik vermeyi sürdürerek iklim krizinin derinleşmesine neden olmaktadırlar.

G20 ülkeleri ve onların desteklediği küresel şirketler dünyadaki eşitsizlik ve adaletsizliğin birinci derecede sorumlusudurlar. Bunun ötesinde dünyadaki savaşların da ya doğrudan tarafı ya da finansörüdürler. Az sayıda ülkenin tüm dünyayı yönetmesi başlı başına bir adaletsizliktir.

"İklim Forumu", Türkiye'de yapılan G20 Zirvesinin hemen öncesinde bu zirveye küresel iklim değişikliği konusunda bir mesaj vermek istemiştir. Öte yandan Aralık 2015'te Paris'te yapılacak "Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sözleşmesi Taraflar Konferansı"ndan gezegenin geleceğini koruyacak ve iklim adaletini sağlayacak bir sonuç çıkması için kamuoyu oluşturmayı hedeflemektedir.

Yeryüzü dört bir yanda iklim değişikliğine bağlı sorunlarla yüz yüze. Türkiye'de de seller, kuraklıklar, azalan yer altı suları, orman yangınları ile ekmeğimizden, suyumuza yaşamın her alanına yönelik tehditler altındayız. Yine de iklim değişikliğini geri dönülemez noktaya gelmeden önce durdurmak hâlâ mümkün. Ancak bir an önce, başta fosil yakıt kullanımının sonlandırılması olmak üzere, önlemler alınması gerek.

İklim forumu, çok sayıda kurum tarafından 12-13 Kasım tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlendi. Kolombiya, Meksika, Güney Afrika, Almanya gibi uluslararası katılımcılar ve Türkiye'nin dört bir yanından gelen (Bursa'dan Şırnak'a, Rize'den Adana'ya) ekoloji hareketleri ile elliden fazla oturum gerçekleştirildi. Toplam 2000 dolayında katılımcı ile fosil yakıt ekonomisinden kömüre, tarımdan ulaşıma iklim değişikliğinin nedenleri, sonuçları bizlere ve doğaya verdiği zararlar tartışıldı.

İklim forumu sonunda oluşturulan bildirge 14 Kasım'da basın açıklaması ile duyuruldu. Bildirgede öne çıkan talepler "fosil yakıt teşviklerinin kaldırılması", "yeni kömürlü termik santral projelerinin iptal edilmesi, var olanların aşamalı olarak kapatılması" idi.

Kuşkusuz ki sadece fosil yakıt kullanımının sonlandırılması iklim değişikliğinin önlenmesi için yeterli değildir. Kapitalizm, doğanın talanını toplumun yaşaması için gerekli kılan bir sistemdir. Kapitalizm, insanın insan üzerinde, insanın doğa üzerinde tahakküm kurmasına ve sınırsız büyümeye dayanan bir sistemdir. Kapitalizm içerisinde ekolojik krizi çözmek, iklim değişikliğini önlemek mümkün değildir.

Bu nedenle ekonomik büyüme saplantısını ve tüketim toplumu anlayışını terk ederek, yani "iklimi değil, sistemi değiştir" diyerek iklim değişikliğini durdurabiliriz.

Başka bir dünya mümkündür ve buna acilen ihtiyacımız var!

@aserdaresen