SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Demokrasi İttifakı

Yazının Giriş Tarihi: 27.02.2020 19:51

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu birkaç gün önce yaptığı bir konuşmada "AB değerlerine sadık olarak, geniş bir demokrasi platformunu kurmak istiyoruz. Bizimle aynı değerleri savunan siyasi partiler var. Yani şu anda Türkiye'de iki ayrı kutup var. Demokrasiden yana olanlar ve otoriter rejimi savunanlar. Ama bu yarıştan demokrasiyi savunanlar galip çıkacak" ifadesini kullandı. 

23 Şubat 2020 tarihinde yapılan HDP Olağan Kongresi'nin temel sloganı da "Acil Görev Demokrasi İttifakı" idi. Kongrede konuşan Eş Başkan Pervin Buldan "Demokrasiden, adaletten, toplumsal barıştan, birlikte yaşamdan, emekten yana olan ve gelecekten yana fikri olan herkesi, tüm partileri demokrasi  ittifakına davet ediyoruz" dedi. Diğer Eş Başkan Mithat Sancar da "Bu kadar gaddar bir iktidar varken, şimdi el ele tutuşmak, birlikteliği büyütmek, güçleri çoğaltmak gerekiyor. Demokrasi, barış ve adalet isteyen herkese çağrımız var" diyerek demokrasi ittifakına çağrı yaptı.

HDP'nin Onursal Eş Başkanı Selahattin Demirtaş da tüm açıklamalarında en geniş demokrasi ittifakından söz ederek "önce demokrasi ittifakı, seçimden sonra demokrasi koalisyonu" önerisini dile getirmişti.  Demokrasi ittifakında ise Atatürkçüler, muhafazakarlar, Kürtler, Aleviler, solcular, liberallerin yer alabileceğini belirterek tek adam yönetimine karşı en geniş birlikteliğe işaret etmişti.

MHP'den ayrılarak İYİ Parti'yi kuran ve son seçimlerde CHP ile "Millet İttifakı"nda biraraya gelen Meral Akşener ise, kendilerini HDP ile birlikte hareket etmekle itham eden bir vatandaşın sorusuna karşılık "Biz HDP ile yan yana yürümedik" diyerek HDP ile yapılacak bir ittifaka olumsuz baktığını söyledi. Aynı gün İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı ise "Seçmenleri olan altı milyon Kürt kardeşimizin oyunu isteyelim ama onların seçtiklerini yok sayalım, suçlu sayalım demek gerçekçi olmaz" diyerek Akşener ile ters düştü. Subaşı ayrıca "Türkiye Kürt yurttaşların isteklerini katı milliyetçi refleksi ve bölünme kaygısıyla uzun yıllar duymak istemedi" sözleri ile de özeleştiri yaptı.

Türkiye bugün "AKP, MHP, Ergenekon ittifakı" ile freni boşalmış kamyon gibi, uçuruma doğru hızla koşuyor. Böyle giderse sonuç sağcısı, solcusu, dindarı, laiki, Türkü ve Kürdü ile hepimiz için büyük bir hüsran olacak. Bu iktidar bloğunun, yapılan araştırmalara göre desteği şu an için yüzde 50'nin altına inmiştir. Yani başkanlık sistemine karşı olan, parlamenter demokrasiyi savunanlar yarıdan fazladır. Bu durumda demokrasiden, parlamenter rejimden yana olanların bir araya gelmesi, "demokrasi ittifakı" ya da "demokrasi platformu"nda buluşması aklın gereğidir.

Bu ortamda hiçbir kesimin diğerini sağcı, solcu, dindar, laik vb nitelemelerle dışlama lüksü yoktur. Öncelikli görev demokrasi ve adalet ise diğer koşullar şimdilik kenara çekilmek durumundadır. Özellikle HDP hem yüzde 13 gibi önemli bir oy potansiyeline sahip olması, hem de bugüne kadar dışlanan, yok sayılan kesimleri temsil etmesi nedeniyle bu ittifakın vazgeçilmez ve en önemli unsurlarından biri durumundadır.   

HDP yıllardır çeşitli baskılarla siyaset dışına atılan kesimleri yeniden demokratik siyaset alanına çekmek, bu ülkede Türkler, Kürtler ve diğer etnik ve dini inanç kesimlerinin barış içinde bir arada yaşaması için çaba gösteren bir partidir. Bir anlamda ülkenin sigortası niteliğindeki HDP'nin dışlanması, ülkede birarada yaşamı tehlikeye düşürebilir.

Demokrasi ve adalet istiyorsak, başkanlık sistemi değil parlamenter demokrasi diyorsak en temel görevimiz "demokrasi ittifakı"nda bir araya gelmektir. CHP'li, HDP'li, İYİ Partili, Saadet Partili, Meclis dışındaki sol, sosyalist partiler, eğer samimi iseler Davutoğlu ve Babacan'ın kuracağı partiler, hatta AKP ve MHP içindeki demokratlar bu ittifakta yer almalı ve bir an önce demokratik parlamenter  sisteme geçilmesi  için güçlerini birleştirmelidir.

Çok geç olmadan!