SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Çanlar Bursa için çalıyor !

Yazının Giriş Tarihi: 09.04.2015 03:59

Türkiye nükleer enerji felaketine çekiliyor, yeni kömürlü termik santrallere izin verilerek iklim değişikliği ve çevre kirliliği artırılıyor, binlerce HES projesi ile suları, yaşamını o suya bağımlı olarak sürdüren insanların ve diğer canlıların elinden alarak kural tanımayan kar arsızı şirketlere tahsis ediliyor.

Bursa'ya baktığımızda çevrenin, doğa talanının kentimizde de büyük bir hızla sürdüğünü görüyoruz. Önce kestanelikler, şeftalilikler imara açıldı, ardından Uludağ'da yapılaşma yarışı başlatıldı. Uludağ, teleferik ve otel projeleri nedeniyle talan edilmekte, ağaçlar kesilmekte, endemik bitki ve hayvan türleri yok olmakla karşı karşıya kalmaktadır.

20-30 yıl öncesine kadar suyu içilebilen Nilüfer Çayı yıllardır sanayi atıkları nedeniyle simsiyah akmakta, kokusuyla da çevrede yaşayanları rahatsız etmektedir. Islah çalışmaları yapıldığı söylenmekle birlikte henüz olumlu bir sonuç alınmamıştır.

Keles Kozağacı'nda yapılmak istenen termik santral projesini bölge halkı kararlı mücadeleleri ile 2013 yılında durdurmuş ve ÇED raporunu engellemişlerdi. Ancak 26 Mart 2015 tarihinde proje için ÇED süreci yeniden başlatıldı. Kiraz ağaçları ile ünlü Kozağacı vadisinde tehlike sürüyor.

İznik Gölü, başta Cargill olmak üzere sanayi kuruluşlarının atıkları ile kirlenirken, Uluabat Gölü de çeşitli sanayi kuruluşları ve taş-maden ocakları ile yok olmaya doğru gitmekte. Batı Sanayi Bölgesi projesi ve İstanbul-İzmir otoyol projesi tarım alanlarını ciddi biçimde tehdit etmekte.

Su kenti diye bilinen Bursa ve Uludağ'ın suları ticarileştirilerek şişelenmekte ve halk susuz bırakılma tehlikesi ile karşı karşıya gelmektedir. Halkın suyu, patronlara peşkeş çekilmekte, halk bir yudum suya muhtaç duruma getirilmektedir.

Kestel bölgesindeki Bursa Çimento Fabrikası kapasite artışı yaparak çimento üretimini yılda 1 milyon 850 bin tondan, 4 milyon 250 bin tona çıkarmak için başvuru yaptı. Halen 447 bin 31 ton kömür kullanılırken ilave üretim hattı ile buna ek olarak 417 bin ton kömür daha yakılacak. Yani havamız, suyumuz, toprağımız daha çok kirlenecek.

Mevcutlar yetmezmiş gibi Nilüfer ilçesine bağlı İnegazi Mahallesi'nde de yeni bir çimento fabrikası kurulmak isteniyor. Tarım ve orman arazisi olan bölge "sanayi alanı"na dönüştürülerek ÇED raporu onaylandı. Ancak Bursa'daki bazı dernek ve odalar tarafından buna itiraz edilmiş, yürütmeyi durdurma davası açılmıştı. Bu davaya ilişkin bilirkişi heyeti 27 Ocak 2015 Salı günü İnegazi'ye gelerek keşif yaptı. Mahkeme kararının Nisan-Mayıs aylarında açıklanması beklenmekte.

Bursa'ya öldürücü darbe Demirtaş'ta vurulmak isteniyor. Kentin ortasına, Demirtaş'a kömürlü bir termik santral kurmak isteyen DOSAB sanayicileri salt rant uğruna, üç kuruş fazla kazanç uğruna Bursa'nın ölüm fermanını yazıyorlar. Halkın alınmadığı İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu toplantısında projeye ilişkin ÇED başvuru dosyası yeterli bulunmuş ve nihai ÇED raporu olarak kabul edilmiştir. 1 Nisan'dan itibaren on gün itiraz süresi verilmiş olup, ardından kesin karar açıklanacaktır.

Termik santrallerin yarattığı kirlilik ile hem insan ve diğer canlıların yaşamını ciddi biçimde etkilediği, hem de iklim değişikliğinin en önemli nedenlerinden biri olduğu tüm bilim çevreleri tarafından kabul edilmektedir. Bursa'da bulunan yüzden fazla oda, dernek, sendika, siyasi parti ve binlerce kişinin katılımı ile oluşan "DOSAB Termik Santralına Hayır Platformu" Bursa halkının ve doğasının çıkarı için bu santrali yaptırmamakta kararlı. 10 Nisan Cuma günü saat 10.30 da platform öncülüğünde Bursa halkı İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü'ne itiraz dilekçelerini verecekler.

Bu yıl kış aylarında Bursa'da yapılan hava ölçümlerinde hemen her gün "hassas", "tehlikeli" gibi sonuçlar alınırken yeni çimento fabrikaları ve termik santraller yapılması Bursa için açık bir katliamdır. Bursa için tehlike çanları artık en sağır kulakların bile duyacağı şiddete ulaşmıştır. Bursa için şimdi bir şeyler yaparak bu katliamları önleyemezsek yarın çok geç olacaktır.

twitter.com/aserdaresen