SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bu 'çatı' çöker mi?

Yazının Giriş Tarihi: 27.06.2014 03:48

AKP'nin adayı 1 Temmuz'da açıklanacak ama Tayip Erdoğan ismi kesin gibi. HDP de Cumhurbaşkanı adayını bu hafta sonu açıklayacağını belirtti. Orada da Selahattin Demirtaş adı üzerinde bir mutabakat olduğu görünüyor.

Bir süre önce yazmış olduğum "Başka bir Cumhurbaşkanlığı mümkün" başlıklı yazıda salt Erdoğan karşıtlığı üzerinden CHP ve MHP'nin bir "çatı adayı" çıkarmasının doğru olmayacağını belirtmiştim. Bu yazıda karşıtlık üzerinden değil, bir cumhurbaşkanında istenen özellikler üzerinden aday belirlenmesinin uygun olacağı ifade edilmişti. CHP ve MHP'nin oy toplamının yüzde 40-45 dolayında olduğu ve Cumhurbaşkanlığı seçimi için yeterli olmadığı biliniyor. Hatta, SP ve BBP gibi partilerin destekleri de büyük olasılıkla yüzde 50'ye ulaşılmasına yetmeyecek. "Çat adayı"nın Erdoğan veya AKP karşısında kazanabilmesi için Kürtlerin, Alevilerin, Sosyalistlerin de desteğini alabilmesi gerekiyor.

CHP ve MHP'nin anlaştığı bir adayın bu kesimlerce benimsenmesi oldukça zor. Aday açıklandıktan sonra CHP içinden gelen tepkilere bakınca CHP'nin de bir bütün olarak İhsanoğlu'na destek vermeyeceği görülüyor. Klasik CHP profilinden hayli uzak bir aday olan İhsanoğlu, daha çok AKP'nin veya MHP'nin aday göstermek isteyeceği bir kişi.

Yerel seçimlerde aday gösterilen çok sayıda MHP'liye tepki göstermeyen CHP'liler ise, bu kez hayli tepkililer. Bu tepkiler seçime kadar yatışmazsa CHP sıkıntılı bir döneme girebilir.

Peki İhsanoğlu nasıl bir aday? Neden CHP ve MHP onu aday gösterdi ve CHP tabanı neden tepki gösteriyor? İhsanoğlu İslam dünyası ve ABD ile iyi ilişkileri olan, muhafazakar, milliyetçi, Osmanlıcı bir kişi. Eğitimi, kişiliği ve deneyimi açısından merkez sağ, muhafazakar bir parti için iyi bir aday olabilir. Ama CHP gibi sosyal demokrat olma iddiasındaki bir parti için akla gelebilecek bir isim değil. CHP yakın zamana kadar sürekli laiklik, Atatürkçülük vb üzerinden siyaset yaptığı için tabanının böyle bir ismi kabul etmesi kolay olmayacak.

CHP'nin neden İhsanoğlu'nu aday gösterdiğine gelelim. Bugüne kadar laiklik, çağdaşlık, Kemalizm ilkelerini öne çıkaran CHP'nin böyle bir adayı kabul etmesi bir paradigma değişikliği göstergesidir. CHP böylece milliyetçi, muhafazakar bir hegemonyayı kabul etmekte, bundan böyle bu tarza uygun siyaset yapacağını ilan etmektedir. CHP aslında yerel seçimlerde işaretini verdiği sağa yanaşma politikasını daha da ileriye taşımaktadır. Bundan böyle CHP'den sol, sosyal demokrat bir parti olarak söz eden pek kalmayacak.

Kuşkusuz ki bu CHP'nin tercihidir, saygı duyarız. Ama hiç kimse Türkiye'deki demokratların, sosyal demokratların, sosyalistlerin, emekçilerin, Kürtlerin, Alevilerin ve diğer mağdur kesimlerin CHP ve CHP adayına destek vermesini beklememeli. Yanlış anlaşılmaya engel olmak için burada bir noktayı özellikle belirtmek gerek. Sorun, İhsanoğlu'nun dindar olması değil, milliyetçi-muhafazakar politikaların temsilcisi olmasıdır. İhsanoğlu'nun adaylığı AKP'nin ve onun politikalarının alternatifsiz olduğu izlenimi vermektedir ki tehlikeli olan budur.

Ortadoğu'daki durum, Kürt sorunu ve barış süreci, Alevi sorunu, yeni Anayasa gibi konuların hiçbiri böyle bir adayla çözülemez. Türkiye'nin demokrat, özgürlükçü, eşitlikçi, adil bir Cumhurbaşkanı'na ihtiyacı var. Yukarıda belirtilen sorunları çözebilecek vizyona sahip, devletten değil halktan yana bir cumhurbaşkanına ihtiyacımız var. İhsanoğlu'nun böyle bir aday olmadığı kesin.

"Çatı adayı" ne yazık ki tabandan oluşturulmadı, tepeden indi. Tabansız bir çatı ne kadar sağlamsa, bu "çatı adayı" da o kadar. Umarım HDP'nin göstereceği aday toplumun diğer kesimlerinden de destek alarak ikinci tura kalır ve bizleri ikinci turda seçeneksiz bırakmaz.