SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Birlik meselesi

Yazının Giriş Tarihi: 30.11.2016 11:07

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu ortamda başkanlık iddiasını sürdürürken, MHP de AKP ve Erdoğan'a 7 Haziran'dan bu yana verdiği desteğe devam ediyor. Buna karşılık muhalif kesimler başkanlığı önlemenin hesapları içerisinde.

Baskıları en çok hisseden HDP, tüm demokrasi güçlerine "demokrasi cephesi" oluşturma çağrısı yaptı. CHP ise bir yandan AKP ve MHP ile birlikte "Yenikapı mitingi" ne katılarak ve sınır ötesi operasyonlara "Evet" oyu vererek "milliyetçi-muhafazakar cephe" içinde yerini alırken, öte yandan tüm muhalif kesimleri başkanlığa karşı birlikte hareket etmeye çağırıyor.

CHP ve HDP dışında kalan sol kesimler de birlik arayışlarını sürdürüyorlar. Bazıları "tüm sosyalistlerin birleşmesi" için çağrı yaparken, bir bölümü ise "savaşa, gericiliğe ve diktatörlüğe karşı birlik" arayışındalar.

Bu arayışlar yanında hayata geçirilen iki oluşum var. 11 Ağustos 2016 tarihinde oluşturulan "Emek ve Demokrasi İçin Güçbirliği" aralarında siyasi parti ve emek örgütlerinin de olduğu yirmiden fazla kurumdan meydana geliyor.

"Faşizme, darbelere ve OHAL'e karşı güçlerimizi birleştiriyoruz" sloganı ile bir araya gelen kurumlar, dokuz maddeden oluşan bir deklarasyon ile taleplerini duyurarak, bu talepler etrafında çalışmalara başladı.

Diğer bir birlik girişimi ise "Demokrasi İçin Birlik(DİB)". 23 Ekim 2016 tarihinde İstanbul'da bir araya gelen beşyüzden fazla siyasetçi, sendikacı, sanatçı, aydın, akademisyen, gazeteci ve yurttaş "demokrasi ve barış için birlikte mücadele çağrısı" yaptı. Yayınlanan sonuç bildirgesinde savaşa, OHAL'e, başkanlığa karşı mücadele ederek demokrasiyi ayağa kaldırmak hedefleniyor.

Bursa'da ise CHP'den HDP'ye çok sayıda siyasi parti, dernek, sendika ve odaların oluşturduğu "Bursa Demokrasi Güçleri(BDG)" Ağustos ayından bu yana varlığını sürdürüyor. Yaklaşık dört aylık süre içinde çok sayıda basın açıklaması yaparak antidemokratik uygulamalara dikkat çeken BDG, 4 Aralık Pazar günü BAOB'da halka açık bir forum ile "Türkiye nereye gidiyor" ve "ne yapılmalı" sorularına yanıt arayacak.

Türkiye tarihinde sol içinde birlik arayışları hemen her dönemde gündeme gelmiş, ancak her seferinde başarısız olmuştur. Bu nedenle birlik söz konusu olduğunda bir yanda "umut" diğer yanda ise "kaygılar" göze çarpmaktadır. Bugün yaşananlar ise geçmiş dönemlere göre farklıdır. Ülkemiz tarihinde hukuksuzluklar, anti demokratik uygulamalar, baskılar her zaman olmuş, ancak özellikle son bir yıldır yaşananlar, önceki dönemlerle kıyaslanamayacak boyutlara ulaşmıştır.

Bugün HDP siyasi temsilcilerinin tutuklanması, belediye başkanlarının görevden alınması, bölge kentlerindeki baskı ve yıkımlardan yakınırken, laik kesim eğitim ve sosyal yaşamda giderek radikalleşen "İslami" uygulamalardan rahatsızdır.

Yüzbin dolayında kamu çalışanının "darbe girişimi" bahanesi ile işten atılması toplumda geniş bir mağduriyet yaratmıştır. Bunların önemli bir bölümünün darbe girişimi ile bağlantılı olmadığı ileri sürülmektedir.

OHAL uygulamaları, özellikle hak arayışında olan ve protesto hakkını kullanmak isteyen kesimlerde büyük tepkilere neden olmaktadır. İçeride ve dışarıda süren savaş ve artan şehitler rahatsızlık yaratmaktadır.

Yaşananların ağırlığı ve mağdurların toplumun neredeyse tüm kesimlerine yaygınlaşması karşısında birlik konusu artık çok daha fazla kişiyi ilgilendirir duruma gelmiştir. Sadece sol kesimlerin ya da sadece kurumların bir araya gelmesinden öte, birlik arayışına toplumun tüm mağdurları dahil olmuştur. Hangi siyasi görüşe, hangi etnik kimliğe, hangi inanca/inançsızlığa sahip olursa olsun demokrasi ve barış talep eden tüm mağdurlar "OHAL'e, savaşa ve başkanlığa" karşı bir birliktelik oluşturarak olası referanduma hazırlanmalıdır.

Kuşkusuz ki bu kadar farklı kesimlerin bir araya gelmesi kolay değildir. Ancak kişi ve kurumlar, kendi siyasi ve ideolojik önceliklerini ikinci plana atarak, asgari müştereklerde bir araya gelmeyi hedeflediklerinde bu birliktelik gerçek olabilir. Demokrasi ortak paydasında buluşulduğunda, buna uygun düşen "OHAL karşıtı kampanya", "atılanların geri alınmasına yönelik kampanya", "Başkanlık karşıtı kampanya" gibi somut işler için birlikte çalışmak mümkündür.

Oluşturulacak birliğin başarısı, birlik içinde yer alan birey ve kurumların varlığını yok saymadan, herkesi kendi farklılığı ile ve eşit olarak kabul eden bir anlayışın hakim olmasına bağlıdır. Böylece oluşturulacak ortak akıl, birliğin tüm bileşenleri tarafından kendi örgütsel olanaklarıyla sürdürülerek ortak amaca hizmet edecektir.

@aserdaresen