SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

"Bir Hayır Yeter" mi!

Yazının Giriş Tarihi: 15.02.2017 08:39

Halk oylamasından "Evet" çıkması durumunda "Partili Cumhurbaşkanlığı" dönemi başlayacak, kuvvetler ayrılığı yok olacak, Cumhurbaşkanı bakanları ve kendi yardımcılarını seçme hakkına kavuşarak "tek adam" yönetimine geçecek.

Anayasa değişikliğinin gündeme gelmesinin ardından muhalefet teklife karşı çıkarak "hayır" propagandasına başladı. Son yıllarda hemen her konuda ülkede kutuplaşma yaratan ve bunu körükleyen iktidar ise referandumda "hayır" oyu verecek olanları "terörist" ve "darbeci" ilan etmekte gecikmedi.

MHP'nin bir bölümü( merkez yönetimi dahil) anayasa değişikliğini desteklerken, önemli bir bölümü ise referandumda "hayır" oyu kullanacağını açıkladı. CHP, HDP, SP ve Meclis dışındaki sosyalist partiler ise tümüyle değişikliğe karşı çıkarak "hayır" oyu vereceklerini ifade ettiler.

Meclis dışındaki sol partilerden biri olan "Yeşil Sol Parti" de 4 Şubat 2017 tarihinde İstanbul'da düzenlediği basın toplantısı ile referandum kampanyasını başlattı, "Bir Hayır Yeter" diyerek referandumda "Hayır" cephesinde yerini aldı. Yeşil Sol Parti 10 Şubat Cuma günü de Bursa'da "Bir Hayır Yeter" kampanyası için start verdi.

Ülkemiz, ne yazık ki aradan geçen 35 yıla karşın, 12 Eylül faşist anayasası ile yönetilmeye devam ediliyor. Bu anayasanın kökünden değiştirilerek eşitlikçi, özgürlükçü, adil, ekolojik, demokratik bir anayasanın işlerliğe kavuşmasını beklerken, mevcut anayasayı daha da geriye götüren bir değişiklik talebi ile karşı karşıyayız. AKP ve bir süredir birlikte hareket ettikleri yeni müttefikleri ülkeyi daha geriye, daha karanlık bir geleceğe taşımak için otoriter yönü ağır basan bu değişiklikte ısrarlılar.

Bugün bütün yaşam alanlarımız, hatta yaşam hakkımız saldırı altındadır. Bir yandan insanlarımız her gün içeride ve dışarıda katledilip, öldürülürken, havamız, suyumuz, toprağımız talan edilerek kar hırsına kurban edilmektedir. İnsan haklarını temel alan, doğayı bir özne olarak kabul ederek tüm haklarını tanıyan bir toplumsal sözleşmeye ihtiyacımız olduğu açıktır.

Evrensel hukukun geçerli olduğu, adaletin sağlandığı, siyasetçilerin, gazetecilerin, akademisyenlerin, yazarların özgür olduğu ve gazetelerin, TV'lerin kapatılmadığı bir ülke özlemimiz baskılarla önlenmek istenmektedir. Üniversitelerin özgürce bilimsel çalışmalar yapabildiği bir ortamdan ne yazık ki çok uzaktayız.

Yargının bağımsızlık ve tarafsızlığının tartışıldığı ülkemiz, yapılmak istenen değişiklikler ile daha da kötü bir düzleme sürüklenmektedir. Kuvvetler ayrılığı ilkesi tümüyle ortadan kaldırılırken, Meclis iradesi başkan etrafında toplanmaktadır.

Tek millet, tek dil, tek din, tek bayrak sloganı ile ülkeyi "tektip"leştiren iktidar şimdi de "tek adam" ilkesi ile ülkeyi bir tek adama, hem de bir siyasi parti üyesine teslim etmeyi amaçlamaktadır. Ülkedeki farklı kimlik, inanç, kültür ve yaşam biçimlerini yok sayan ve bunları "tektip" leştirmeyi amaçlayan bir yönetim biçiminin başarılı olması kuşkusuz ki mümkün değildir.

Bugüne kadar ülkemizde yapılan tüm anayasalar halkın görüşü alınmadan, iktidar sahiplerinin çıkarları doğrultusunda oluşturulmuş ve halkın yönetime katılması talebi dikkate alınmamıştır. Öncelikle bu referandumda yapılmak istenen değişikliklere "hayır" diyeceğiz. Halkın her düzeyde etkin kılınacağı, sözün, yetkinin, kararın halkta olacağı bir demokrasi için ilk adım bu değişiklik talebine geçit vermemektir.

Benim, senin, onun vereceği bir "hayır" bu yolu açacaktır. Bir "hayır" bu gidişi tersine çevirmeye yetecek, halkta oluşan karamsarlığı ve iktidarın sahip olduğu hegemonik üstünlüğü tersine çevirecektir.

O halde; eşitlik, adalet, özgürlük, laiklik, barış, demokrasi ve ekolojik bir yaşam için "bir hayır yeter"!

@aserdaresen