Başka bir Türkiye mümkün

Serdar ESEN 11 Eylül 2021 Cumartesi, 11:47

Tek adam tarafından değil, tüm siyasi görüşlerin temsil edildiği parlamenter bir demokrasi ile yönetilen bir ülke olabilirsek...

Tüm kararların merkezden değil yerelden alındığı, doğrudan demokrasinin, yerinden yönetimin güçlendiği, adil, demokratik bir hukuk devleti olabilirsek...

Dinin ya da başka bir gücün değil, aklın, bilimin egemen olduğu, özgürlükçü laikliğin tüm toplumca benimsendiği ve uygulandığı bir ülke olabilirsek...

Irkçılığın, milliyetçiliğin olmadığı, kimsenin etnik kimliği, inancı, cinsiyeti ve cinsel yönelimi nedeniyle ayrıma uğramadığı bir ülke olabilirsek...

Kürt halkının insan haklarından kaynaklanan tüm haklarının tanındığı, Kürt sorunun çözüldüğü, gençlerin ve çocukların ölmediği, anaların ağlamadığı bir ülke olabilirsek...

Alevilerin inanç merkezlerinin camiler ile eş tutulduğu, diğer inançların da ibadet yerlerinin kabul edildiği bir ülke olabilirsek...

Kadın haklarını güvenceye alan "İstanbul Sözleşmesi" yeniden uygulamaya konulur, kadınlara ve çocuklara yönelik taciz, tecavüz ve katliamların önüne geçilirse...

Emeğin özgürce örgütlendiği ve hakkını aradığı, tüm hak odaklarının önündeki örgütlenme ve hak arama yasaklarının kalktığı bir ülke olabilirsek...

Komşularımızla barış içinde bir yaşamı amaçlar, savaşlara, düşmanlıklara, işgallere karşı durarak, ülke kaynaklarını silahlanmaya değil eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe ayırırsak...

Dünyanın sadece insanların değil, üzerinde bulunan tüm canlıların ortak yaşam alanı olduğunu  kabul eder, doğanın hakları tanır ve doğanın talanına son verirsek...

Kaynakları sınırlı olan bir dünyada sınırsız büyüme tutkusu son bulur, üretim ve tüketim istekler değil ihtiyaçlar düzeyine çekilirse...

Fosil yakıt (petrol, kömür, doğalgaz) üretimi giderek azalıp son bulur, tüm enerji ihtiyacımız yenilebilir enerji ile karşılanırsa...

Sanayi kuruluşlarının, maden ve taş ocaklarının havamızı, suyumuzu, toprağımızı, denizlerimizi kirleten faaliyetleri önlenir, üretimden önce canlı yaşamına öncelik verilirse...

İklim değişikliğine en çok katkı yapan etkenlerden biri olan beton kullanımını azaltır, inşaata dayalı büyüme tutkusundan vazgeçer, toplu taşımayı geliştirir ve özendirirsek...

Su ve enerji tasarrufu tüm toplum tarafından benimsenirse...

Tarım ve hayvancılıkta kimyasal ilaç, gübre ve yem kullanımı son bulur, endüstriyel tarım yerine aile tarımı öne çıkar, atalık tohumlar kullanılırsa...

İklim değişikliğinin önemli etkenlerinden biri olan hayvan yetiştiriciliği, özellikle de büyükbaş hayvan yetiştiriciliği giderek azalır, hepimiz daha az et yersek...

Üreticinin hakları korunur, ürünlerin üreticiden tüketiciye doğrudan ulaşması için düzenlemeler yapılırsa...

Ülkede kutuplaşma değil kardeşliği temel alıp, ortaya çıkan sorunları konuşarak, tartışarak çözme alışkanlığı geliştirir, kavga ve nefret yerine sevgi ve dostluğu büyütürsek...

Daha mutlu, daha adil "Başka bir Türkiye mümkün" olacaktır.