SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

'Barış istiyorum ama AKP..." diyenlere...

Yazının Giriş Tarihi: 14.04.2013 11:31

Barışın AKP'si, CHP'si, MHP'si olur mu? Barış net ve açık olarak "gençlerin artık ölmemesi, anaların, bacıların ağlamaması, silahların susarak insanların konuşmasıdır". Ha, itirazınız buna ise o zaman zaten size diyecek sözüm yok, sizinle konuşmaya değmez. Ama iktidarda AKP var diye barışa destek olmaktan kaçınanlara söylenecek söz şudur; "yazıktır, günahtır, ayıptır". Barış, salt AKP'ye bırakılamayacak kadar önemlidir. AKP'nin değil, bu ülkede yaşayan tüm halkların sorunudur.

Üç aydır silahlar suskun, gençler ölmüyor. Eğer bu durum sizi rahatsız etmiyorsa, yani kandan beslenmiyorsanız, barışa uzak durmak, hatta karşı çıkmak nasıl bir anlayış ürünüdür? Barış istiyorum diyene "ama", "fakat", "acaba" ile başlayan yanıtlar vermek ne anlama geliyor?

Savaş ölüm demektir, kan demektir; barış ise yaşam. Savaş toplumları böler, parçalar; barış ise bütünleştirir. Hala hangi mantıkla barışın ülkeyi böleceğini ileri sürebiliyorsunuz? Otuz yılda savaşın, ölümlerin ülkede yarattığı duygusal kopuşu, kutuplaşmayı, bölünmeyi görmenizi ne engelliyor? Gözünü AKP bürüyenler, salt AKP ile yatıp kalkanlar, başkaca bir politikası olmayanlar gerçeklerden neden kaçıyorlar?

Bakın, söz konusu olan barış, yani insan yaşamı. Tek bir insanın yaşamı bile, siyasi çıkarlar için feda edilebilir mi? Bir kez olsun vicdanınızın sesini dinleyin, milliyetçi, ayrımcı, şoven duygulardan ve siyasi kaygılardan arınıp barış çığlıklarına kulak verin. Korkmayın, barış kötü bir şey değildir, bölmez, öldürmez, tersine bütünleştirir ve yaşatır.

Sözüm en çok ta kendine "solcu" diyenlere. MHP'lilere, İP'lilere söyleyecek sözüm yok, onların zaten barışın yanında olmalarını beklemek gerçekçi değil. Ama sol her zaman barıştan, emekten, eşitlikten yana olmuştur. Sol her türlü ayrımcılığa, ırkçılığa, milliyetçiliğe karşıdır.

Bilindiği gibi "hem solcuyum, hem milliyetçiyim" diyenlere tüm dünyada nasyonal sosyalist, yani faşist denir. Sol, halkların kardeşliğinden, enternasyonalizmden yanadır. Hal böyleyken, milliyetçilik, hatta ırkçılık yaparak "solcu" olduğunu söyleyenlerin ne kadar trajikomik bir duruma düştüklerini yinelemeye gerek var mı?

Solcuların, sosyalistlerin çoğunun yaşamlarında en az bir kez oy verdiği, pek çok seçimde "oyum ziyan olmasın!" mantığı ile oyunu attığı, sonra da pişman olduğu CHP'nin barış sürecinde sergilediği tavır, sosyal demokrat olduğunu söyleyen bir partiye yakışıyor mu? Ergenekon davasında İP'in kuyruğuna takılan CHP, barış sürecinde de MHP ve İP tarafından oluşturulan "milliyetçi cephe"ye katılmıştır. Eğer bu tavırda ısrar ederlerse, kana, ölümlere, ırkçılığa ortak olan CHP eline, yüzüne bulaşan bu kanın lekesini kolay kolay temizleyemez.

Evet, 30 yıldır süren kirli savaşın, kardeş kavgasının sona ermesi için bir umut doğdu. Bu ülkenin solcuları, demokratları, vicdanlı insanları yıllardır barış umudu ile yaşadı, barış için mücadele etti. Şimdi bazı sözde solcular "barış AKP'ye yarar", "barış ABD planı" vs. zırvalarla barışa engel olmaya çalışıyorlar. Barış öncelikle bu ülkeye, bu ülkenin halklarına yarar, gerisi mızıkçılıktır. Evet, AKP'nin neden barış istediğini düşünelim, adımları takip edelim ama barışa destek vermekten de uzak durmayalım. Hatta AKP'nin bu süreçten vazgeçme kararı olursa da buna sonuna kadar karşı çıkalım.

İnsanların eşit bir yaşam için mücadele verirken ölmediği ve öldürülmediği bir Türkiye başlı başına bir değerdir. Bu değeri sonuna kadar savunmalıyız. Var gücümüzle demokratik ve adil bir barışın gerçekleşmesine, eşitliğin sağlanmasına katkı sunmaya gayret etmeliyiz. Varsın ırkçılar, milliyetçiler kan ticaretine devam etsinler, yaşama karşı ölümü savunsunlar. Ancak şunu bilsinler ki sonunda haklılar kazanır. Ve haklı olan barış'tır, yaşamdır, savaş ve ölüm değil.

Son olarak, Goethe'nin anlamlı bir sözüne yer verelim; "çözümde görev almayanlar, sorunun bir parçası olurlar."