SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Baraj sadece HDP'nin sorunu mu?

Yazının Giriş Tarihi: 03.06.2015 09:03

Avrupa'da böyle bir baraj yok, dünya üzerinde ise bizim dışımızda sadece Şeysel adalarında yüzde 10 barajı uygulanmakta.

"Oy hırsızlığı" anlamına gelen bu baraj diğer partilerin işine geliyor ki bugüne kadar kaldırılmadı ve her seçimde milyonlarca yurttaşın oyu baraj nedeniyle çöpe atıldı, Meclis'e yansıtılmadı. Barajın koyulma nedeni sosyalistlerin ve Kürtler'in Meclis'e girmesini önlemekti. Bunda da uzun yıllar başarılı oldular, ancak Kürtler son iki seçimde bağımsız adaylar ile Meclis'e girmeyi başardılar ve barajı deldiler.

Kürtler yanında toplumdaki tüm ezilen, sömürülen, ayrıma uğrayan kesimleri, yani tüm "mağdurları" bir araya getirme amacıyla kurulan Halkların Demokratik Partisi (HDP) bu seçimlere bağımsız adaylar ile değil, parti olarak girme kararı aldı. Böylece hem iddiasını gösterecek, hem de haksız yere AKP'ye kaptırdığı milletvekillerini bu kez kendisi alacaktı. Seçimlere birkaç gün kala, HDP barajın çok az altında veya biraz üzerinde görünüyor. Yani garanti bir durum söz konusu değil.

Bugün herkes kabul ediyor ki HDP barajı aşarsa AKP'nin Meclis'te başkanlık sistemini geçirecek çoğunluğu elde etmesi olanaksız, hatta tek başına hükümet kurması bile zor. HDP'nin barajı aşamaması durumunda ise AKP haksız yere 50 dolayında fazla milletvekili elde edecek ve çoğunluk sağlama şansını yakalayacak. Bu nedenledir ki son günlerde AKP yöneticilerinin ve Cumhurbaşkanı'nın neredeyse tek hedefi HDP. Barajı aşmaması için hergün HDP'ye yükleniyorlar. Bir yandan da HDP binalarına ve seçim çalışmalarına saldırılar oluyor.

Seçimlerin sonucunda oluşacak siyasi tablo büyük oranda HDP'nin barajı geçip, geçmemesine bağlı. O nedenle baraj aslında sadece HDP'nin değil, bu ülkede yaşayan herkesin sorunu. HDP'nin baraj altında kalması durumunda kazançlı olacak taraf sadece AKP olacak, onun dışında herkes kaybedecek, en başta da Türkiye.

Evet, HDP barajı aşamazsa Türkiye kaybedecek, çünkü milyonlarca oy çöpe gidecek, bu ülkedeki mağdur kesimlerin oyları Meclis'e yansıyamayacak. Bu kesimler kendisini dışlanmış hissedecek, siyaset dışına itilecekler, ülkede barış ortamı riske girecek. Türkiye kaybedecek, çünkü tek adam diktatörlüğünün yolu açılmış olacak, ülke olarak karanlık bir geleceğe doğru yol alacağız.

HDP barajı aşamazsa Türkiye'deki sosyalist, ilerici, demokrat güçler kaybedecek. Çünkü HDP bu kesimlerin talepleri ile seçime giriyor ve kaybettiğinde solun yenilgisi olacak aynı zamanda.

HDP barajı aşamazsa Türkiye'deki Alevi, laik kesimler de kaybedecek. HDP'nin seçimlere damga vuran en önemli çıkışlarından biri Diyanet'e karşı verdiği mücadele olmuştu. İlk kez bu seçimlerde AKP'nin ve onun dini siyasete alet etmesinin önüne geçilmesi, durdurulması olanağı doğdu. Bu şans kullanılamazsa yenilgi sadece HDP'nin değil, tüm laik kesimlerin olacak.

HDP barajı aşamazsa emekçiler, çevreciler, kadınlar, gençler, LGBTİ bireyleri ve engelliler de kaybedecek. HDP bu kesimlerin taleplerini en kararlı biçimde savunan ve bildirgesinde yer veren parti oldu. HDP'nin kaybetmesi onların da kaybı olacak.

HDP barajı aşamazsa toplumdaki tüm farklı kimlikler Kürtler, Ezidiler, Süryaniler, Çerkezler, Gürcüler, Romanlar da kaybedecek. Tüm farklılıkların partisi HDP'nin kaybı, ülkenin yeniden "tek"çi bir söyleme dönmesine neden olacak.

Artık kaybedecek tek bir günümüz kalmadı. 7 Haziran hepimiz için, Türkiye için çok kritik bir dönemeç. Ya diktatörlük, ya da UMUT. Diktatörlük özlemlerini sandığa gömmek için oyumuzu umuttan, yeni yaşamdan, büyük insanlıktan yana kullanmak dışında başka bir seçenek yok.

Haydi, 12 Eylül darbecilerinin barajlarını yıkalım, umudu birlikte yeşertelim.

twitter.com/aserdaresen