SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

AKP'yi kim durdurabilir?

Yazının Giriş Tarihi: 12.02.2015 11:19

Şu anda üzerinde konuşulan iki siyasi parti var; AKP ve HDP. Diğer partiler henüz sahne almadılar, alacaklar mı onu da göreceğiz.

CHP sanki yenilgiyi kabullenmiş gibi, iktidar iddiasından hiçbir iz yok. Söylemlerine bakılınca oyunu arttırma, iktidar olma iddiasından çok, oyunu koruma çabasında gibi. Son günlerde kendine rakip olarak HDP'yi seçmiş, ona vurmakta, HDP'yi AKP ile işbirliği yapmakla suçlamakta. MHP için fazla bir şey söylemeye gerek yok, tüm politikasını "bağzı" düşmanlıklar ve korkular üzerine oturttuğu için bir gelecek hayali olmasını zaten kimse beklemiyor.

AKP on iki yıllık iktidarın ardından lider değişikliği yapmasına karşın, hala seçimin kesin favorisi durumunda. Gerçi Erdoğan başbakanlık görevini de bırakmış gibi görünmüyor, seçim meydanlarında "400 vekil istiyorum" diyerek dolaşmaya başladı bile. Hemen herkes AKP'nin seçimleri yine birinci olarak tamamlayacağı konusunda hemfikirken, tartışılan AKP'nin tek başına hükümet kurmak için gerekli 276 sayısına ya da Anayasayı tek başına değiştirmek için gerekli olan 367 sayısına ulaşıp, ulaşamayacağı.

Seçim sonuçlarına yönelik tartışmaların merkezine HDP oturmuş durumda. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Selahattin Demirtaş'ın adaylığı ile Türkiye'nin batısından da oy almaya başlayan ve kuruluş amacına uygun olarak toplumun tüm mağdur kesimlerini kucaklayıcı mesajlar veren HDP seçimlere parti olarak katılma kararı aldı.

10 Ağustos'ta alınan yüzde 9,8 oranında oy sonrası HDP'nin seçimlere parti olarak mı yoksa yine bağımsız adaylar ile mi katılacağı tartışması başlamıştı. HDP yönetimi yaptığı değerlendirme sonrası parti olarak katılma seçeneği üzerinde karar kıldı. Böylece yıllardır seçmen üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılan baraj fiilen yıkılacak, en az 20-25 dolayında fazla milletvekili çıkarma şansı olacak, ayrıca bugüne kadar alınamayan devlet yardımına da hak kazanılacak.

HDP aldığı bu kararın ardından, özellikle sol kesimden gelen çeşitli uyarı ve suçlamalar ile karşı karşıya kaldı. Bazıları iyi niyet ve telaş içinde "HDP seçime parti olarak girmesin, barajı aşamazsa vekillikler AKP'ye gider ve AKP Anayasal çoğunluğu sağlar" derken, bir kesim ise hiçbir mantığa dayanmayan "HDP ile AKP anlaştı, HDP baraj altında kalarak vekilleri AKP'ye hediye edecek" suçlamasını yöneltti. Birincileri anlamak mümkün ama ikinci grupta yer alanların derdi başka.

HDP seçime parti olarak değil de bağımsız adaylarla girecek olsa, daha önce olduğu gibi 35-40 dolayında milletvekili çıkaracak. Bu durumda ise Meclis birleşiminde önemli bir farklılık ortaya çıkmayacak. HDP seçimlere parti olarak girdiğinde ise, barajı aşması durumunda 60-70 milletvekiline sahip olması bekleniyor. Bunun sonucu ise AKP'nin tek başına anayasa yapmasının mümkün olmaması, başka bir deyişle başkanlık hayallerinin suya düşmesi olacak.

HDP'nin parti olarak seçime girmesinin, diğer partiler kadar hakkı olduğunu ve kararın tamamen HDP'ye ait olduğunu düşünüyorum. Bazı çevreler tarafından ileri sürülen "CHP - HDP ve BHH seçimlere birlikte girsin" önerisi ise bence gerçeklikten çok uzak. CHP'nin hemen her gün HDP'yi "AKP ile işbirliği yapıyor" diye suçladığı bir ortamda böyle bir işbirliği olanağı görmüyorum. Ayrıca böyle bir işbirliği olsa, pek çok CHP'linin bu işbirliği nedeniyle partisine oy vermeyeceği de başka bir gerçek.

Görünen odur ki, seçim sonrası AKP'nin tek başına anayasal çoğunluğu sağlaması ve otoriter bir başkanlık sistemine geçilmesi önündeki tek engel HDP'dir. HDP seçim barajını aşar(ben aşacağı kanısındayım) ve güçlü bir biçimde Meclis'te yer alırsa AKP istediklerinin pek çoğunu gerçekleştiremeyecektir. HDP'nin barajı aşamayarak Meclis dışında kalması ise AKP'yi Meclis'te çok rahatlatacaktır.

Bu koşullarda HDP'nin "Yeni Yaşam" çağrısına gönül veren eşitlikten, özgürlükten, adaletten, ekolojiden yana olan milyonların yanında, AKP'li, CHP'li ya da diğer sol partilerden olup da tırmanan otoriterleşme ve "padişahlık" özlemlerine "DUR" demek isteyen pek çok kişi "kerhen" de olsa bu kez HDP'ye oy vereceklerdir. AKP-370, CHP-130, HDP-0 seçeneği yerine; AKP-310, CHP-120, HDP-70 seçeneği tercih edilecektir.

Başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanan, alternatif bir düzene dair umudu olanlar için çare bu seçimde HDP'ye oy vermek. Demokrasiye kurulan bu barajı elbirliği ile aşarak, doğadan, emekten ve insandan yana yeni bir düzenin temelini atmak dışında başka bir seçenek görünmüyor.

twitter.com/aserdaresen