SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

8 Haziran'da nasıl bir Türkiye

Yazının Giriş Tarihi: 17.04.2015 09:19

Öte yandan 8 Haziran'da nasıl bir Türkiye'ye uyanacağımızı konuşmaya başladık bile. Özellikle yüzde 10 barajı nedeni ile toplumun önemli bir kesiminin Meclis'te temsil edilip edilemeyeceği ve AKP'nin başkanlık projeleri en çok konuşulan konular arasında.

Halkların Demokratik Partisi(HDP) seçimlere parti olarak katılma kararı aldığında önemli tartışmalara neden olmuştu. Solda yer alan bazı kesimler de bunun risk olduğunu, barajın aşılamaması durumunda AKP'ye büyük bir avantaj sağlanacağını ileri sürerek bu karara karşı çıkmışlardı. Hatta bazıları HDP'nin AKP ile anlaştığını ve bu nedenle özellikle parti olarak seçime girme kararı aldığını ileri süren senaryolar yazıyorlardı.

Bugün geldiğimiz noktada HDP'nin seçime parti olarak girme kararına ilişkin tartışmalar artık aşıldı. Hemen herkes bu konuda HDP'ye destek veriyor, kararı doğru buluyor. Yapılan araştırmalarda da HDP'nin oy oranı yüzde 10 dolayında, hatta üzerine de çıkıyor. Ancak yine de "HDP barajı aşamazsa?" kaygıları son bulmuş değil. 

Seçim sonuçlarına göre 8 Haziran'da iki farklı Türkiye görebileceğiz. Bunu etkileyecek tek değişken ise HDP'nin barajı aşıp aşmaması. HDP barajı aştığında Meclis'e en az 55-60 milletvekili ile girecek ve bunların çok büyük bir bölümünü AKP'den alacak. Bu durum ise AKP'nin tek başına anayasa yapma hakkına sahip olamaması, dolayısıyla başkanlık rüyasının sona ermesi anlamını taşıyacak. HDP eğer yüzde 12-13'lere çıkarsa, AKP'nin tek başına hükümet kurması bile zora girecek.

HDP'nin barajı aşmasının başkanlığı önlemenin dışında pek çok farklı etkisi de olacak. Öncelikle toplumun önemli bir bölümü Meclis dışında kalmamış olacak. Kadınlar başta olmak üzere çok farklı kesimlerden kişiler Meclis'e girecek, parlamento renklenecek. Barış sürecinin daha kararlı biçimde sürdürülerek Kürt sorununun çözümü ile sonuçlanması imkanı artacak. Eşitlikçi, özgürlükçü, ekolojist, demokratik bir anayasa yapmak için koşullar olgunlaşacak.

HDP'nin güçlü biçimde Meclis'te yer alması ve AKP'nin gücünün dengelenmesi emek soygunu, taşeronlaşma, doğanın talanı, farklı inanç kesimlerinin taleplerinin göz ardı edilmesi ve diğer antidemokratik uygulamaların sürdürülmesini zorlaştıracak. AKP her istediğini yapamaz olacak. Ezilen, sömürülen, ayrıma uğrayan, ötekileştirilen kesimlerin taleplerini ve doğanın haklarını da dikkate almak zorunda kalacak.

Diğer senaryoda, yani HDP'nin baraj altında kalması durumunda ise HDP'nin alacağı milletvekillerinin çok büyük bölümü AKP'ye gidecek. Böylece AKP tek başına hükümet kurmanın dışında, anayasayı tek başına değiştirebilmek için yeterli sayıya bile ulaşabilecek. Bunun sonucunda ise başta başkanlık olmak üzere pek çok antidemokratik uygulama için yetki almış olacak.

HDP'nin yer almadığı, AKP'nin ise güçlü biçimde yer aldığı bir Meclis bize bugünleri de aratacak. İnsanı, emeği, doğayı yok sayarak salt rant uğruna, sınırsız büyüme uğruna iş cinayetleri, kadın cinayetleri, doğa katliamları artan biçimde sürecek. Barış sürecini salt kendi çıkarları doğrultusunda sürdürme ısrarı sonucu süreç riske girecek. Bu koşullarda iktidarını sürdürebilmek için ise iktidar antidemokratik uygulamaları artıracak, özgürlükçü bir anayasa hayal olacak.

Evet, bir yanda aydınlık, umutlu bir Türkiye; diğer yanda ise karanlık, sonu belirsiz bir başka Türkiye. Hangisi olacağını belirleyecek faktör ise HDP'nin barajı aşıp aşmaması olacak. Bu nedenle son zamanlarda HDP'nin barajı aşmasını önlemek için provakasyonlara başvuruluyor. Barışı, gençlerin yaşamlarını hiçe sayan tehlikeli işlere girişiliyor.

Ancak karanlık sürgit devam edemez, aydınlık karanlığa her zaman baskın çıkar, haklılar, doğrular mutlaka kazanır.

Ben inanıyorum ki 8 Haziran sabahına aydınlık bir haziran güneşi ile uyanacağız ve bu güneş ülkemize barış, eşitlik, özgürlük getirecek.

twitter.com/aserdaresen