SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

2013: İmralı, Gezi ve Ayakkabı Kutusu

Yazının Giriş Tarihi: 01.01.2014 09:45

Toplumun büyük bölümü tedirgin, umutsuz bir bekleyiş içerisindeydi. Ancak Ocak ayı içerisindeki bazı gelişmeler, resmi olmasa da el altından sızdırılan haberler iklimi birden değiştirdi.

Kürt sorununun barışçı çözümü için umutların çok azaldığı bir ortamda, devletin İmralı'da Öcalan ile görüşmelere başladığı haberi ve ardından PKK'nın ilan ettiği ateşkes umutların yeniden yeşermesine yol açtı. 21 Mart Nevruz kutlamalarında okunan Öcalan mesajı ise artık yeni bir dönemin başladığını müjdeliyordu.

50 bine yakın gencimizi yitirmemize yol açan Kürt sorunu, bu ülkenin en yakıcı konularının başında geliyor. Bu sorunun çözümü ülkeye nefes aldıracak, her açıdan gelişimine büyük katkı sağlayacak. Öte yandan bu sorunu çözen lider de ülke tarihinde unutulmaz bir yer alacaktır. Bazı siyasi parti ve kişiler barış sürecine karşı temkinli olsalar ya da karşı çıksalar da, halktan geniş destek sağladı.

2013 yılına damga vuran en önemli olayların başında kuşkusuz ki "Gezi Direnişi" geliyor. Taksim Gezi Parkı'na AVM ve "Taksim Kışlası" yapılacağı haberlerine karşı bir grup çevreye duyarlı genç parka sahip çıktı, Gezi Parkı'na çadır kurarak eylem yaptı. Ancak iktidarın bu gençlere yönelik sert ve orantısız güç kullanımı, "bir avuç" gencin kar topu gibi büyüyerek binlere ulaşmasına neden oldu.

Başlangıçta salt "birkaç ağaç meselesi" iken, iktidarın tavrı sonucu talepler "yaşam tarzıma dokunma" ve "benimle ilgili kararlarda benim de görüşüm alınsın" noktasında toplandı. Büyük çoğunluğu daha önce siyasi eylemlere katılmamış gençlerden oluşan binlerce kişi sokaklara döküldü. Eylemlere katılım ülke çapında milyonlara ulaştı. Gezi direnişi, halkın daha fazla demokrasi, katılımcılık, özgürlük, eşitlik, adalet taleplerinin çevre ve insan duyarlılığı ile birlikte ifade edildiği en önemli "itiraz" olarak tarihe geçti.

Gezi Direnişi'nin ülke tarihindeki önemi başlıca iki noktada toplanabilir. Birincisi ilk kez bu kadar geniş katılımlı ve çok fazla politik olmayan; genç bir kitlenin "demokrasi", "özgürlük", "adalet", "eşitlik" taleplerini doğrudan haykırması ve bunu yaparken her türlü ayrımcılıktan uzak, sivil, eşitlikçi bir dil ve tarz kullanması. İkincisi ise o ana kadar rakipsiz görünen Erdoğan'ın, Kürt muhalefeti hariç, ilk kez güçlü bir muhalefet ile karşılaşması; yurtiçi ve yurtdışında itibar kaybına, ağır eleştirilere uğraması.

2013 yılının en önemli olaylarından biri de, kuşku yok ki "17 Aralık depremi". Bakanlara kadar ulaşan yolsuzluk söylentileri, istifalar, "Cemaat" ile savaş siyasette ve dolayısıyla AKP'de büyük sarsıntıya yol açtı. Ayrıntılara girmeye gerek yok, yaşananlar hafızalarımızda henüz çok taze, ancak bu olayların AKP ve Erdoğan'da Gezi ile başlayan iniş sürecini bir hayli hızlandıracağına şüphe yok.

Gezi olayları sonrası "artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" diyorduk. 17 Aralık sonrasında bu ifadeyi daha ileriye götürerek "artık Türkiye'de bazı şeylerin değişmesi kaçınılmaz" demek yanlış olmayacaktır.

Cemaat ile yaptığı koalisyonun bozulması ve pek çok pisliğin ortaya saçılması sonrası AKP'nin ve Erdoğan'ın çok uzun süre iktidarı aynı biçimde sürdürmesi beklenemez. AKP ya yeni "koalisyonlar" oluşturarak iktidarın sürdürebilir ya da AKP dışındaki başka "koalisyonlar" iktidara gelebilir. Bu konuda çeşitli söylentiler var. AKP'nin "Ergenekon" ve Balyoz davası sanıklarına yeniden yargılanma yolunu açabileceği konuşulurken, CHP ise "Cemaat" ve MHP ile ilişki içerisinde.

AKP'nin gitmesi kadar, yerine neyin geleceği de çok önemli. AKP'ye karşı alternatifi onun "artıkları" ya da "Cemaat" ve MHP ile işbirliği yaparak oluşturmanın, daha demokratik, eşitlikçi, adil, özgür bir Türkiye hedefine hizmet etmeyeceği açıktır. AKP'den kaçarken, başka gerici güçlerin tuzağına düşmemek için AKP-Cemaat ekseni dışında; demokrasiden, barıştan, eşitlikten, ekolojiden yana üçüncü bir yolu zaman geçirmeden inşa etmek gerekiyor. 

2014, "ne AKP ne Cemaat/CHP, eşit özgür, demokratik, ekolojik bir Türkiye" diyenlerin yılı olacak.