SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

1 Kasım mesajları

Yazının Giriş Tarihi: 10.11.2015 03:55

Tahminler AKP'nin salt çoğunluğu sağlayamayacağı ve seçim sonrası yeni bir koalisyon olacağı yönündeydi. Daha az bir olasılıkla, AKP'nin küçük bir farkla tek başına iktidar olma şansını yakalayabileceği düşünülmekteydi. Ancak AKP büyük farkla kazandı.

Seçim sonuçları irdelendiğinde ilginç bazı rakamlarla karşılaşıyoruz. 7 Haziran'dan 1 Kasım'a kayıtlı seçmen sayısında sadece 360 bin artış olmasına karşın, kullanılan oy sayısı yaklaşık 1 milyon, geçerli oy sayısı ise 1 milyon 675 bin artış göstermiş. Bunun nedeni hem oy kullanma oranının artması hem de geçersiz oy sayısının önemli miktarda azalmış olması. 7 Haziran seçimlerinde 1 milyon 344 bin olan geçersiz oy sayısının 1 Kasım seçiminde 685 bine düşmesi dikkat çekici.

Seçimlerin tartışmasız galibi AKP oldu. 7 Haziran'dan 1 Kasım'a kadar geçen süre içinde oylarını 4 milyon 800 bin arttırarak rekor kırdı. Bu artış yüzde 26'ya karşılık geliyor. Yani beş ayda mevcut seçmeninin dörtte biri kadar ilave seçmen kazandı. Bu beş ay içerisinde Türkiye'de yaşanan Suruç ve Ankara katliamları ile yeniden başlatılan çatışmalı süreç, gelen cenazeler düşünüldüğünde bu artışa inanmak daha da zor.

AKP ile birlikte oyunu arttıran diğer parti ise CHP. Ancak CHP'nin oy artışı sadece 590 bin. Bu rakam yüzde 5 artış anlamına geliyor. Seçmen sayısındaki artışın yanı sıra MHP ve HDP'den CHP'ye yönelen seçmenlerden söz edilirken, bu artış miktarının beklenenin çok altında olduğuna kuşku yok.

MHP ve HDP ise seçimin en çok oy kaybeden partileri olarak dikkat çekiyor. MHP geçen beş aylık süre içerisinde 1 milyon 828 bin oy kaybederek yüzde 25 oranında bir kayıp yaşadı. HDP'nin oy kaybı ise 912 bin, diğer bir deyişle yüzde 15 olarak gerçekleşti.

MHP'nin oy kaybının büyük ölçüde kendi politikalarından kaynaklandığı konusunda hemen herkes hemfikir. Her şeye "hayır" diyen, yapıcı olmayan politikalar ile koalisyon kurulamamasının ve tekrar seçime gidilmesinin en başta gelen nedeni olarak MHP görüldü. MHP'nin oy kaybındaki diğer bir neden ise, yeniden girilen çatışmalı süreçte AKP'nin milliyetçi söylemlere ağırlık vererek MHP'den oy alması oldu. 

HDP oy kaybetti, ancak üzerindeki büyük baskı ve karalama kampanyasına karşın barajı aşması ve Meclis'te 3. parti durumuna gelmesi nedeniyle başarılı sayılabilir. Hiçbir seçim çalışması yapamadan, yaşanan çatışmalı süreç ve ölümler için suçlanmasına yanıt verme olanağı bulamadan 5 milyon 145 bin (yüzde 10,8) oy aldı.

Seçim sonuçlarının ardından yapılan yorumlarda MHP ve PKK'nin AKP'yi iktidar yaptığı, HDP'nin oylarındaki azalmanın nedeninin de PKK'nin yeniden şiddete başvurması olduğu ileri sürüldü. Bu yaklaşımın çok yüzeysel ve tek taraflı bir bakış olduğunu düşünüyorum. Evet, MHP koalisyondan kaçarak AKP'ye tek başına iktidar yolunu açmıştır. Evet, çatışmalı sürecin yeniden başlaması AKP'ye oy kazandırıken, HDP'ye oy kaybettirmiştir. Ama alınan sonuçlarda en büyük etken AKP olmuştur.

7 Haziran'da büyük bir yenilgi alan iktidar seçim sonrasında yeni bir strateji geliştirdi. Barış ortamında oylarının düştüğünü, HDP'nin ise büyük bir çıkış yaptığını görerek süreci sonlandırdı. Cenazeler üzerinden siyaset yapıldı, milliyetçi söylemlerle tüm sağ oylar AKP'de konsolide edildi, hatta ulusalcı kesimden bile oy alındı.

HDP "terörist" olarak suçlandı, şeytanlaştırıldı. Ankara katliamını bile "kokteyl örgüt gibi çarpıtmalarla HDP aleyhine kullandı. Özellikle Kürt illerinde büyük bir baskı kurularak halk korkutuldu. Bu arada Kürt Siyasi Hareketi ve PKK de kimi yanlışlar yaptı. İktidar bunu kullanarak Kürt seçmenin bir bölümünün oylarını geri aldı. Bir bölümü ise oy kullanmadı ya da kullanamadı. HDP, güçlü olduğu illerde 500 bine yakın oy kaybetti. Ancak tüm baskı ve korku ortamına karşın oylarının büyük bölümünü de korudu.

Evet, AKP korku, baskı politikası ile istediğini aldı. Halk, farklı kaygılarla AKP'ye bir şans daha verdi. Ancak bu oylar savaş için, cenazelerin gelmeye devam etmesi için değil, Kürt sorunu başta olmak üzere siyasi, ekonomik tüm sorunları çözmesi için verildi. Bu sorunları çözmek yerine daha da derinleştirmesi durumunda, bir sonraki seçimde AKP diye bir parti kalmayabilir.

Önümüzdeki dönemde muhalefete, özellikle de HDP'ye büyük görev düşüyor. HDP'nin demokratik siyaset alanında kalarak, bu alanı genişleterek toplumsal muhalefetin öncüsü, sözcüsü haline gelmesi gerekiyor ki bunu başarabilir. MHP diye bir siyasi parti zaten kalmadı. CHP ise ne yazık ki yalpalamalar nedeniyle güven veren bir görünümde değil.

@aserdaresen