SON DAKİKA
Hava Durumu

YENİ Parti’nin önündeki asıl sınav

Yazının Giriş Tarihi: 28.09.2026 10:56
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.09.2026 17:22

Bir ülkede demokrasiden söz etmek kolay. Demokrasinin yok edildiğini söylemek, değişim istemek, siyasetin yeniden kurulması gerektiğini anlatmak da kolay. Zor olan ise bütün bunları kendi örgütünün kapısından içeri sokabilmek.

Türkiye'de farklı siyasi partilerin örgütlenme ve aday belirleme yöntemleri birbirinden farklı. AK Parti ve MHP gibi partilerde genel merkez ve parti yönetimlerinin belirleyici olduğu yöntemler öne çıkarken, Yeni Parti'nin üyelerin doğrudan oy kullandığı ön seçimleri tercih etmesi kendi demokratik iddiası bakımından ayrıca önem taşıyor.

Demokrasi başkasından istendiğinde bir ilke, kendi içinde uygulandığında ise bir sınavdır. YENİ Parti'de hafta sonu bu sınavın ilk soruları soruldu.

Yeni Parti'nin ilçe başkanlığı ön seçimlerinde 9 ilçede sandık kuruldu. Delege yerine üyelerin oy kullandığı bu seçimler, yalnızca ilçe başkanlarının belirlendiği bir süreç olarak okunmamalı.

Asıl mesele, yıllardır Türkiye siyasetinin tartıştığı bir sorunun yeniden önümüze gelmesi:

Siyaseti gerçekten değiştirecek miyiz, yoksa yalnızca siyasetin tabelasını mı değiştireceğiz?

Yeni Parti'nin kuruluş iddiasının merkezinde zaten bu soru var.

Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılarak yeni bir siyasi hareket oluşturmak başlı başına kolay bir iş değil. Hele ki yıllardır aynı siyasi kültürün içinde şekillenmiş kadrolarla yeni bir siyaset anlayışı inşa etmeye çalışıyorsanız...

Çünkü eski alışkanlıklar, yeni tabelalarla birlikte ortadan kalkmıyor.

İşte bu nedenle Yeni Parti'nin Bursa'daki ilçe ön seçimleri, partinin kendi iddiasıyla ne kadar örtüştüğünü görmek açısından önemli.

Osmangazi'de Raşit Gürbüz, Cengiz Çelikten ve Sinan Nergis yarıştı. Gürbüz, CHP dönemindeki delege seçimlerinde de öne çıkan isimlerden biriydi. Bu kez fark şuydu: Sandıkta delegeler değil, üyeler vardı.

Ve Gürbüz yine üyelerin desteğini aldı.

Nilüfer'de ise tartışma biraz daha farklı bir noktaya taşındı.

Özgür Şahin, kendi bölgesinde güçlü bir isim. Şahin, aday olmayacağını daha önceden açıklamış olsaydı diğer adaylar kendilerini daha uzun bir süreçte hazırlayabileceklerdi.

Demokratik yarış sadece sandık kurulduğu gün mü başlar? Yoksa adayların kendilerini anlatabildiği, üyelerin seçenekleri değerlendirebildiği, örgütün farklı isimleri tanıyabildiği süreç de demokrasinin bir parçası mıdır?

Gemlik'te ise başka bir örnek ortaya çıktı.

Servet Pehlivan günler öncesinden aday olmayacağını açıkladı ve yarışa girecek isimlere başarı diledi. Sonuçta ilçe yönetiminde Canan Bulut ile birlikte kadın ve genç temsilinin öne çıktığı yeni bir dönem başladı.

Siyasette koltuğu bırakabilmek de bazen koltuğa oturmak kadar önemlidir.

Pehlivan'ın tutumu, tartışılması gereken bu siyasi kültür açısından ayrıca not edilmeli. Çünkü değişim yalnızca yeni isimlerin gelmesi değildir. Bazen değişim, mevcut olanın kendi iradesiyle alan açmasıdır.

Tam da burada Bursa Milletvekili Kayıhan Pala'nın sözlerini hatırlamak gerekiyor.

Pala, bir ilçenin kongresinde, partisinin seçimde beklenen oy oranına ulaşamadığını belirterek yerel seçimlerde belediyelerin kazanılması gerektiğini söylerken, “Bugüne kadar yaptıklarımızı yaparak yola devam etmemiz mümkün değil. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar bekleyemeyiz” demişti.

“Değişmeliyiz, değiştirmeliyiz.” Çünkü “değişim” diyerek yola çıkıp eski yöntemleri aynen sürdürmek, siyasetin en büyük çelişkilerinden biri.

Şimdi Bursa'da gözler il kongresine çevrildi.

Özgür Şahin adaylığını açıkladı. Nihat Yeşiltaş da yarışın doğal adaylarından biri olarak sürecin içinde. İl kongresinde çekişmeli bir süreç göreceğiz gibi.

Demokrasiyle gelen bir değişimin gerçekten anlamlı olabilmesi için, demokrasinin önce siyasetin kendi içinde yaşatılması gerekiyor.

Çünkü mesele yalnızca politika üretmek değil.

Pala'nın dediği gibi; "Toplumun kurtuluşunun sol bir duruştan yana olduğunu daha güçlü gösterebilmek." Ancak bunu söylerken, sol duruşu yalnızca kürsü konuşmalarında değil, kendi örgütlenme biçiminde de göstermek gerekiyor.

Üyeye söz hakkı vermek, farklı fikirlere alan açmak, seçimi gerçekten seçim haline getirmek ve iktidarın küçük bir grubun elinde toplanmasına itiraz ederken aynı anlayışın kendi içinde yeniden üretilmesine izin vermemek...

YENİ Parti'nin sınavı bu olacak...

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.