SON DAKİKA
Hava Durumu

Staj ve çıraklık mağdurları 'nitelikli dolandırıcılık' mağduru mu?

Yazının Giriş Tarihi: 13.07.2026 00:19
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.07.2026 00:52

Pazar günü Bursa basın açıklamalarıyla hareketli bir gün geçirdi. Fomara Meydanı'nı staj ve çıraklık sigortası mağdurları doldurmuştu. Adalet peşindeydiler.

"Hak, hukuk, adalet" sloganları arasında basın açıklamasını okuyan Bursa Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Orhan, sözünü "Adalet mülkün etmelidir" diyerek bitirdi.

Yıllardır adalet peşinde koşan bir kesim staj ve çıraklık sigortası mağdurları, tıpkı mülakat mağdurları gibi, yapı mağdurları gibi, emeklilikte adalet arayanlar gibi...

Sorunun kökeni, 1986 yılında yürürlüğe giren 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’na dayanıyor. Meslek lisesi öğrencileri ve çıraklar işyerlerinde fiilen çalıştırıldı, ücret aldı ve kendilerine üzerinde ilk işe giriş tarihi bulunan sigorta kartları verildi. Yıllarca bu tarihin emeklilik başlangıcı olduğuna inanıldı.

Ancak yıllar sonra SGK sisteminde bu girişlerin yalnızca kısa vadeli sigorta kolu kapsamında değerlendirildiği ortaya çıktı. Aynı işyerinde çalışan, aynı dönemde sigorta kartı alan iki kişiden biri emekli olabilirken, diğeri emeklilik hesabında başlangıç tarihi sayılmadığı için yıllarca daha çalışmak zorunda kaldı. İşte staj ve çıraklık mağdurlarının yıllardır itiraz ettiği temel nokta bu.

Mağdurlar, 35 sene önce kendilerine söylenen "Sizlerin sigorta primlerini iş verenlerin insiyatifine bırakmadan devlet olarak bizzat biz ödüyoruz. 25 sene sonra 5 bin prim gününü tamamlayan hepiniz emekli olacaksınız" cümlesini hatırlatarak, bugün aynı devletin "Sizler diploma almaya çalışan birer öğrenciydiniz" dediğini ifade ediyor.

Mağdurların bir başka dikkat çektiği nokta ise çelişkili uygulamalar. Staj girişi emeklilik başlangıcı sayılmazken, kadın doğum borçlanmasında işe giriş olarak kabul edilebiliyor. Yurtdışında aynı stajı yapan bir kişinin Türkiye’ye döndüğünde başlangıç tarihini saydırabilmesi de eşitsizlik tartışmasını büyütüyor. Mağdurlar, "Hiç kimse adaletten bahsedemez. Hiç kimse SGK sisteminin adil olduğunu iddia edemez" diyor.

Basın açıklamasında en çarpıcı cümlelerden biri şuydu:

“Tek hak etmediğimiz şey, sigorta kartı ile kandırılmaktı.”

Bugün staj ve çıraklık mağdurları devletten yeni bir hak istemiyorlar. Talepleri, yıllar önce verilen sigorta kartındaki ilk işe giriş tarihinin emeklilik hesabında başlangıç kabul edilmesi.

Milyonlarca insan, üzerinde devletin mührü bulunan bir sigorta kartına güvenerek hayat planı yaptı. Devletin verdiği sigorta kartı, gerçekten sigorta başlangıcı değilse; o gün o çocuklara ne verildi?

Bursa’da düzenlenen kitlesel basın açıklamasında mağdurlar, “tek sigorta kartı, tek başlangıç” talebini yinelerken, kürsüye çıkan Selçuk Türkoğlu tartışmanın en sert cümlelerini kurdu, iktidara yüklendi.

"24 yıldır memleket yönetiyorsunuz" dedi.

"24 yıldır yönettiğiniz memlekette insanların hepsi bir mağduriyet kurumunun üyesi oldu."

“Bu hadise tam anlamıyla bir nitelikli dolandırıcılık hadisesidir.”

Türkoğlu’nun kullandığı ifade sıradan bir siyasi eleştiri değil. Çünkü mağdurların anlattığı hikâye de tam olarak buna dayanıyor. Devletin verdiği sigorta kartına güvenen çocuklar, yıllar sonra o kartın emeklilik açısından geçerli sayılmadığını öğreniyor.

Türkoğlu kürsüde elindeki kartı göstererek şu soruyu sordu:

“Bu kart ne? Bu devletin sana verdiği sigorta kartı değil mi? Kim biliyordu bunun kısa vadeli sigorta kolu mu, uzun kol mu olduğunu?”

Gerçekten de o yaşlarda sanayide çalışan bir çocuğun, sosyal güvenlik mevzuatının teknik ayrıntılarını bilmesi beklenebilir mi? “Sigortan başladı” denildiğinde, bunun ileride emeklilik hesabında geçersiz sayılabileceğini kaç kişi öngörebilirdi?

Türkoğlu, "Bunu Bilal'e söylesen Bilal anlar Bilal" diyerek staj, çıraklık başlangıç tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

Mağdurlardan bir ses yükseldi: "Sadaka istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz."

Tartışma yalnızca bir mevzuat meselesi değil; adalet meselesi, hak meselesi, devlet-vatandaş güven ilişkisi meselesi.

İktidar cephesi ise bugüne kadar bu yöndeki düzenlemelere destek vermedi. Türkoğlu da bunu hatırlatarak, konunun Meclis’te defalarca gündeme geldiğini ancak Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi oylarıyla reddedildiğini söyledi.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.