SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Ortadoğu'nun gerçek sahipleri

Yazının Giriş Tarihi: 26.02.2016 10:07

Aslında mekân olarak uzak olmasak da zaman olarak çok uzaktadır bizden.

Çünkü Ortadoğu eski zamanların adıdır. Gökyüzünde parlayan yıldızların yeryüzünde parlayan yıldızlarla birleşerek dünyayı aydınlattığı, ta ki günümüze kadar, hatta bizden sonraki yüzyıllarda bile geleceği de aydınlatacak olan zamanlarda yaşanılan yerdir Ortadoğu.

Dünyanın merkezi de olduğu söylenir. İnsanlığın gözlerinin üzerinde olduğu, bütün dünyaya insan varlığının nedenlerini anlatan zamanlardır.

700'lü yılların sonunda Ebû İshak el-Fezârî'den bahseder kaynaklar. İlmini insanlara anlatmayı vazife bilen bu âlimin, Bağdat'ta namaz vakitlerinin hesaplanmasında ilk defa usturlâb aletini kullandığını yazar tarihçiler.

Bağdat'tan ayrılıp insanlardan uzak münzevi bir yaşam sürmesini, övülmekten hoşlanmayan hayat felsefesini şu sözleriyle açıkça ortaya koymuştur: "Bazı kimseler, insanlar tarafından medholunmayı seviyorlar. Hâlbuki Allahü teâlânın rızâsı yanında insanların övmelerinin hiç kıymeti yoktur."

Bağdat'a gelmek demek âlimlerden ders almak, kendini yetiştirmek, bilimle uğraşmak, yeni eserler ortaya koymak demekti.

Harezmî de bu amaçlarla Bağdat'a gelen binlerce kişiden biriydi. 800'lü yıllarda yaşayan Harezmî bilim alanı olarak kendine Cebir ve Astronomiyi seçmişti. Cebir üzerine verdiği ilk eserler Latinceye çevrilerek Avrupa'da yüzyıllar boyunca ders olarak okutuldu. Sayıların yanında sıfırı kullanarak çözülmemiş denklemlerin çözümlerini açıklayarak matematiğe yön verdi. 

Geldiği şehrin ismini alan Farabi de 900'lü yıllarda Bağdat'a ilim öğrenmeye gelmişti. Dünyanın Muallim-i Sani (ikinci öğretmen) dediği bu bilgin kanun müzik aletini icat ederek hastalarını müzikle tedavi etmiş, metafizik, matematik, fiziki ilimler, devlet yönetimine kadar varan birçok alanda dünyaca ünlü eserler vermişti.

Türkçe'nin zenginliğini anlatan "Divân-ı Lügati't Türk" eserinin yazarı Kaşgarlı Mahmut da dönemin ünlü âlimleriyle Ortadoğu'yu adım adım dolaştı.

Takip eden yıllarda da Ortadoğu en parlak dönemlerini yaşamıştır. Tuğrul ve Çağrı Beyin kurucusu oldukları Büyük Selçuklu Devleti Nişabur'da ilk medreseyi açmış, Alp Arslan Bey döneminde vezir Nizamülmülk ismiyle anılan Nizamiye Medreselerinin en büyüğü Bağdat'ta açılmıştır. Bağdat'ta, İsfahan'da, Nişabur'da, Musul'da açılan bu medreseler geleceğe kazandırdığı binlerce değerle geleceği ilmik ilmik örmüş, şekillendirmişlerdir.

Bu değerlerden yalnızca biri olan kelam bilgini Gazali ilmiyle Nizamülmülk'ü etkilemiş, bir süre Bağdat'ta Nizamiye Medresesinin rektörlüğünü yapmıştı.

Artuklular döneminde Cizre'de yaşamını sürdüren El-Cezeri'nin icat ve eserleri de yazmakla bitmez adeta. Sibernetiğin kurucusu olan El-Cezeri Tavus kuşu saati, Fil saati, Hacamat (kanın miktarını ölçmek için kullanılan alet) makinesi gibi birçok alanda insan hayatını kolaylaştıran mekanik ve elektronik aletlerin ilk örneklerini sergileyen dahi mühendis ve bilim adamıdır.

Gazneli Mahmut'un "Sarayımın en kıymetli hazinesi" dediği Birûni, tıbbın babası İbn-i Sina, modern kimyanın kurucusu Cabir bin Hayyan, edebiyatta bıraktıkları eserlerle Yusuf Has Hacip, Hoca Ahmet Yesevi, Edip Ahmet Yükneki, Firdevsi, Ali Şir Nevai, rubaileriyle, Celali takvimiyle, matematiğe ve astronomiye kazandırdığı çalışmalarıyla Ömer Hayyam ve daha nice bilginler Ortadoğu'nun en güzide şehirlerinden dünyaya ışık saçtılar.

Tarih 2016... Bilimin doğduğu Ortadoğu da; Bağdat'ta, Musul'da, Şam'da, şimdi ne var?

Kan var, gözyaşı var, acı, ıstırap var... Kadınların, çocukların, sivillerin acımasızca katledildiği iç savaşlar var. Kültürlerin yok edildiği, kadınların köle pazarlarında satıldığı terör örgütlerinin zulümleri var.

Hergün bir yenisini duyduğumuz, adlarını bile söylemekte zorlandığımız dünyanın bilmem kaç ülkesinden gelerek vekalet savaşları yapan onlarca terör örgütü var.

Amerika ve Rusya'nın planları, müdahalesi var. Türkiye'nin ikilemde kalmış sancıları var.

1000'li yıllarda bilimin kalbi, bilginin hükmettiği kentlerde 2016'da daha ne kadar süreceği belli olmayan savaşlar var.

Tarih hazinelerinin, aydınlığa, bilime, kültürlere, farklılıklara düşman kafaların bombalarla yakıp yıktığı harap kentler var.

Oysa bütün dünya bilim çağını yaşarken Ortadoğu'da bir tek söyleyecek söz yok!

(Usturlab: Güneş ve yıldızların yükseklik açılarını ölçüp zamanı belirlemede kullanılan astronomi aleti.)

@pelinak08