“CHP’deki “Mutlak Butlan” kararının sadece bir mahkeme kararı olduğunu düşünüyorsanız çok ama çok yanılıyorsunuz.”
Ankara merkezli Türk İnform haber sitesinde 28 Mayıs tarihli bir haberde bu cümleler yer alıyor.
Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcı. CHP’deki mutlak butlan kararının yalnızca parti içi bir mesele olmadığını herkes biliyor artık. Fakat bu kararla yol nereye gider kimse kestiremiyor.
Herkes Özgür Özel’in yeni parti kurup kurmayacağını merak ediyor. Kılıçdaroğlu, bu kararla ne yapacak? Saf bir koltuk hırsından mı ibaret? Tek dert; CHP’yi yeniden dizayn etmek mi?
Haberin devamında; bu süreç “Türkiye’de yeni bir sistem değişikliğinin de başlangıcı olabilir” deniyor.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘milli söylemleri’nin öne çıkacağı ve Cumhur İttifakı ile paralel hareket eden bir siyasi çizgi geliştirebileceğinin düşünüldüğü aktarılsa da geçmişe bakınca da zaten bu çizgide olduğu görülüyor.
“CHP’nin de dahil olduğu geniş katılımlı bir hükümet modeli; bir “Milli Mutabakat Hükümeti” modeli gündeme gelebilir.”
Parlamenter sisteme dönüş olabileceği değerlendirilse de parlamenter sisteme dönüş yine AKP’nin ‘siyasette daha güçlü kalabilmesi’ adına yapılacak bir hamle olarak belirtiliyor.

Artı Gerçek’te Yalçın Ergündoğan’ın 28 Ekim 2019 tarihli yazı şu sözlerle bitiyor:
“En ağır, "acı reçeteleri" topluma dayatacak, halklar için en tehlikeli gelişme ise; yaklaşıyor. Görünen o ki; iktidar koalisyonu "muhalefet" eliyle kurtarılacak.
Kürtler hariç, fiilen kurulmuş en geniş koalisyon; 'Milli Mutabakat Hükümeti'ne dönüştürülecek.”
Artık Kürtler dahil desek yeridir. ‘Her seçimde devreye giren el’i "Ortadoğululaştırma" projesinin Türkiye’deki iç dinamiklerini “İktidarın sessizliği, iktidarın ortağı Devlet Bahçeli, İmralı’daki Abdullah Öcalan ve dördüncü olarak da mutlak butlan kararı ile Kemal Kılıçdaroğlu” ifadeleriyle anlatmıştık.
VeKıbrıs haber sitesinde Hasan Erçakıca ise 1 Haziran’daki yazısında, “Türkiye’de iş geldi, “milli mutabakat hükümeti” tartışmalarına dayandı. Bu tartışma, dış tehditlerin abartılmasına ve iç cephenin güçlendirilmesi gerektiğine dayandırılmaya çalışılıyor.
Partilerin belirlediği kişiler bakan olacak; Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kimilerine göre beş, kimilerine göre yedi yıllık ek bir süre tanınacak. Bu sürenin sonunda parlamenter sisteme geri dönülmesi vaadi, işi kolaylaştıracağı düşünülerek “yeni bir havuç” gibi partilerin önüne konacak” cümleleriyle değerlendiriyor.
Bursa’nın bir milletvekili vardı! Orhan Sarıbal. Son günlerde Bursa’da göremesek de “Biz anlaştık. Milli Mutabakat Hükümetini kuracağız” dediğini duyduk.
Özgür Özel’in CHP’yi terk ederek sokağa inmesi, CHP milletvekillerinin büyük çoğunluğunun ve halkın Özel’e destek vermesi, bu oyunu bozar mı?
Erçakıca’nın dediği gibi: “Sonucu görmek için beklemek gerekecek!”