SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Gezi Parkı 7 yaşında

Yazının Giriş Tarihi: 01.06.2020 00:09

7 yıl önce 31 Mayıs'ı 1 Haziran'a bağlayan gecede Eskişehir sokakları biber gazıyla dolmuştu. Saatler sonra bile Espark'ın önü, Üniversite Caddesi biber gazı kokuyordu. Ne olduğunu bilmeden genzimiz yanmasın diye ağzımızı, burnumuzu kapatarak geçmiştik caddeden ara sokaklara.

Anadolu Üniversitesi'nde okuyan herkes geçer o sokaktan, yürür o kaldırım taşlarından. Sokaklar, kaldırımlar yıkansa da yıllarca.Her geçişimizde o sokaktan aklımızda izi var. Gezi Parkı 7'nci yaşında.

'Televizyonu kapat, sokağa çık' söyleminde gerçeklik vardı. Sokaklarda insan kalabalığı. O insan kalabalığı içinde yürüyüşe müdahale eden sivil polisler ve çevreden insanlar sopalarla 19 yaşındaki bir genci dövmüşler. 'Öldüresiye dövmek' kelimesinin abartılı söylenmiş bir kelime olduğunu düşünürdüm o ölümü bilene kadar. Yaşamla ölüm arasında pamuk ipliğine bağlı 38 gün. İncecik bir delikanlı Ali İsmail Korkmaz.

269 gün yaşamla ölüm arasında, 15 yaşında bir çocuk Berkin Elvan. Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ahmet Atakan... İsimler sayıyorum yine peşi sıra. 'Gezi Parkı 7 Yaşında' diyorlar. Anneleri, babaları, kardeşleri, sevenleri ise 7 yıldır ağlıyor ardı sıra.

Taksim Gezi Parkı'nda beş ağaç yerinden söküldü diye mi bütün olanlar. Mesele 'iki ağaç' değil. Mesele; ülkedeki binlerce ağaç, yeşilliğin yerini taş blokların alması, HES'lerle doğanın katledilmesi, hayatların siyasete kurban edilmesi. Mesele; 'Hayır' diyebilmek.

7 yıl önce, söyleyecek sözümüz vardı. Şimdikinden bile daha özgürce.

Biz Kurtuluş'un, 68 kuşağının, 80'lerin zulmünün artığı. 17 yaşında asıldık, delik deşik kurşunlandık, dört duvar arasında vücudumuz mora kesti. Karnımızda tokmak, elimizde ekmek sokakta kaldık. Özgür dünya düşlerinde, ölümlerden ölüm beğen ülkemde.