Bursa’da özel sağlık sektöründe yaşanan tartışmaların bir başka boyutu da hastane çalışanlarının mağduriyeti. Geçen hafta "NEV'de eski çalışanların maaş mağduriyeti giderilecek mi?" yazısının ardından bana ulaşan çalışanlardan durumun daha vahim olduğunu öğrendim.
Yeniden hasta kabulüne başladığını duyuran Esentepe Nev Hastanesi'nde çalışanlar için başka durumlar yaşanmış. Çalışanların anlatımına göre doktor, hemşire ve diğer personellerden yaklaşık 30 kişi, maaşlarını alamadıkları için işten ayrılmak zorunda kalmıştı. İşten ayrılanların hâlâ maaş ve diğer işçilik alacakları bulunduğu, bir bölümünün de işten ayrılmak zorunda kaldığı için tazminat haklarından mahrum kaldığı ileri sürülmüştü. Çalışanlara 10 Ağustos’ta ödeme yapılacağı söylenmiş, ancak Eylül ayının maaş ödeme günü de geride kalmıştı.
Cuma bekletilen çalışanlara verilen cevap, "Çıkmak isteyenler çıkabilir, ödemeler yapılmayacak" olmuş.
Nev Esentepe’de 350-400 çalışandan 10-15 kişi kalmış. Doktorlara yıllık izin kullandırılıyormuş. Ve iddiaya göre, hastanede hekim sayısı belli bir sayısının altına düştüğü için hastanenin ruhsatı askıya alınmış. Hastane avukatının da istifa ettiği ileri sürülüyor.
FSM şubesinde 45 çalışan maaş bekliyor iddiası
Ergin Kopal'a ait olan bir diğer hastane FSM Tıp Merkezi'nde de durumlar farklı değil. FSM şubesinde temmuz ve ağustos maaşlarının ödenmediği, yaklaşık 45 çalışanın maaş alacağı bulunduğu iddia ediliyor.
Çalışanlardan 8 kişi, maaş ödemelerinin yapılmaması nedeniyle noter ihtarnamesi göndererek iş sözleşmelerini tek taraflı feshetti.
Fakat çalışanlar, noter ihtarnamesiyle haklı nedenle fesih yaptıkları halde SGK çıkışlarının 03 koduyla, yani istifa etmiş gibi gösterildiğini söylüyor. İşçiler, bu nedenle işsizlik ödeneğinden de yararlanamadıklarını belirtiyor.
Altını çizmek gerekiyor: İşten çıkış kodu, çalışanın işsizlik ödeneği ve işçilik alacakları bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Maaşını alamadığı için işten ayrılan bir çalışan, neden bir de işsizlik ödeneğine erişememe riskiyle karşı karşıya bırakılıyor?
“Beş yıl çalıştım, ne tazminatımı alabiliyorum ne maaşımı”
Bize ulaşan bir çalışanın sözleri, meselenin özünü anlatıyor:
“Ben 5 yıl çalıştım orada. 5 yılın sonunda ne tazminat alabiliyorum ne 2 aydır maaşımı alabiliyorum ne de işsizlik maaşımı alabileceğim. Bir nevi cezalandırılıyoruz biz. Geçim derdindeyiz. Muhatap olabileceğimiz kimse de yok.”
Hukuki süreç başlatmak konusunda ise, "Avukat sonunda haklarınızı alırsınız diyor ama kaç yıl sürecek? 3 yıl mı, 4 yıl mı? O zamana kadar ne yapacağım? Ben şuan evdeyim" diyor.
Doktorların ise 5-6 aydır maaş alamadıkları iddiası var. Bir doktorun 8-10 milyon alacağı, cerrahların 15 milyona kadar çıkan alacaklarının olduğu iddia ediliyor.
Ataevler’de de aynı tablo
Benzer iddialar Ataevler Nev Hastanesi çalışanlarından da geldi.
Çalışanlar, iki aylık maaşlarının ödenmediğini, temmuz maaşı ile ağustos ayı maaşının bir bölümünün ve ihbar tazminatı alacaklarının içeride kaldığını belirtiyor.
Bir çalışanın anlatımına göre, Ataevler’de en az 90 çalışanın alacaklı olduğu ileri sürülüyor. Ödeme tarihi belirsiz. Çalışanların bir muhatabı yok. Muhasebe çalışanı üzerinden bilgi alınabildiği, onun da Hüseyin Ertuğrul ve oğlu, avukat Talha Ertuğrul'dan bilgi alarak çalışanlara aktardığı ifade ediliyor.
Çalışanlar ise artık beklemekten yorulmuş durumda.
“Babamı radyoterapiye götüremedim”
İnsanın bir maaşı neden istediğini anlatmak zorunda kalması bile başlı başına acı. Bize ulaşan bir çalışan, kanser hastası babasını tedaviye götürmek için maaşını istediğini ancak kendisine “Acitasyon yapıyorsun” denildiğini iddia ediyor.
Hüseyin Ertuğrul ve Hulusi Karakuş arasındaki anlaşmazlığın bedelini çalışanlar mı ödüyor? Çalışanların anlatımlarında en çok tekrar edilen iddialardan biri de şirket sahipleri arasındaki anlaşmazlık. Çalışanlar, Hüseyin Ertuğrul ve Hulusi Karakuş arasındaki anlaşmazlık nedeniyle maaşlarının ödenmediğini ileri sürüyor.
Eğer ortada bir ortaklık, devir veya yönetim anlaşmazlığı varsa, bunun çalışanların maaşlarına yansıması kabul edilebilir bir durum değildir. Şirket sahipleri kendi aralarındaki sorunları çözmek zorunda olabilir. Ancak çalışanların emeği, bu anlaşmazlıkların dışında tutulmalıdır.
Burada Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne de denetim açısından önemli bir sorumluluk düşüyor.
Cevaplanması gereken çok soru var ama tek bir soruyla bitirelim: çalışanın maaşlarını ödemiyorken 18 yaşına yeni girmiş kızına özel plakalı son model araç almak, bu nasıl mağduriyet?