SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Cumanın gelişi perşembeden bellidir

Yazının Giriş Tarihi: 13.04.2020 12:51

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından yeni tip koronavirüs salgınından dolayı ilk hastanın açıklandığı 11 Mart'tan bugüne dünyada olduğu gibi Türkiye'de de büyük bir belirsizlik sürüyor ve akıllardaki soru "Sonumuz ne olacak?" sorusu...

17 Mart'ta ilk ölümün açıklandığı ülkemizde (Aslında ilk ölüm 15 Mart'ta Aytaç Yalman-PA) son açıklanan verilere göre (12 Nisan) toplam vaka sayısı 56 bin 956, toplam ölü sayısı bin 198. Sadece dört hafta içinde salgında bin 198 insanımızı kaybettik. Çin'de 11 hafta süren mücadele halen devam ediyor ve 3 bin 339 kişi hayatını kaybetti.

Bu sayıların artmaması için ne yapmamız gerektiğini aslında hepimiz biliyoruz; tedbir, tanı, izolasyon...

Bursa'daki vaka sayısı için ise 10 Nisan Cuma günü Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, "vaka sayımız 700-800, 24 civarında vefat sayımız var" diyerek açıklarken AK Parti Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Esgin ise "Şu an Bursa'da 1110 vakaya ulaştık, Türkiye'deki vaka sayısıyla kıyasladığımızda İstanbul ile kıyasladığımızda bu gerçekten sevindirici bir bilgi. Bu rakamları çabalarımızla bu noktalarda tutmak mecburiyetindeyiz. 26 kaybımız var Bursa'da." dedi.

Bu ne ciddiyetsizlik Sayın Başkan? Yönettiğiniz ilde dünyanın mücadele ettiği bir hastalıkla daha ne kadar hastanız olduğunu bilmeden mi tedbir almaya çalışıyorsunuz? Yahut salgını böyle bitirebilecek miyiz? Sayın Aktaş'a sokağa çıkma yasağı sorulduğunda ise Bursa'nın gündeminde böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.

Oysa Perşembe gününden itibaren havalar ısınmaya başlamış, insanlar dışarı çıkmış, az da olsa bir trafik oluşmuştu. Uludağ Üniversitesi'nin önünde ise aşağı yukarı 20 dakika durduysak 4 ambulans gelmişti ki sağlık çalışanlarının kıyafetlerinden en az bir hastanın Kovid-19 hastası olduğunu tahmin etmek zor değildi.

10 Nisan Cuma akşam saatleri 22:00. Pat diye 30 Büyükşehir ve Zonguldak'ta saat 24:00'da başlayacak 48 saatlik sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Genelgede yazan tarih 9 Nisan olsa da, ne kadar doğrudur bilemiyorum, Sağlık Bakanı'nın bile televizyondan öğrendiği söyleniyor. Muhalefet belediyelerini saymıyorum bile. Çünkü ister muhalefet olsun ister iktidar olsun belediyeler bu süreçte açık ve seçik görmezden geliniyor. Neden? İktidar hırsı? Her şeyi 'ben yaptım' demek?

Benim gibi şu soruyu soran da vardır mutlaka: Her gün televizyonlarda konuşma yapan Sayın Cumhurbaşkanımız bu süreçte (benim görebildiğim) nadiren haberlere konu oluyor, nadiren yazılı açıklamalarda bulunuyor. Neden şimdi açıklama yapmayı Bakanlara bırakıyor?

O iki saatlik süreci anlatmaya gerek yok. Tek söylenecek 'toplumsal cehalet'. Zaten önümüzdeki günlerde etkisini fazlasıyla yaşayacağız.

Kararın açıklanma saatinin tepkiye neden olması üzerine açıklama yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Akşamüstü Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı çerçevesinde hafta sonu itibariyle 30 büyükşehir ve Zonguldak'ta sokağa çıkma yasağı ilan edildi" dedi.

Soylu, alınan kararın saat 22:00'da açıklanmasını ise "Tecrübe önümüzde. Erken saatte açıklasaydık, bazı ülkelerde gördüğümüz, izlediğimiz gibi marketlere akın olsaydı daha mı iyi olacaktı?" diyerek savunuyor.

Marketlere akın eden insan sayısını tespit edebildiklerini söyleyen Soylu, "250 bin kadar insan hareketi görüldü, o da kısa sürede durdu" diyor. En iyi tahminle 250 bin x 5:? Alınan bu kararın diyemiyorum bu pespayeliğin bedelini önümüzdeki günlerde insan hayatıyla ödeyeceğiz.

Bir diğer açıklamasında Süleyman Soylu, "Bir buçuk-iki saatlik bir süreçte bazı kısıtlı bölgelerde bir yığılma oldu. Çok sınırlı sayıda bir birikme oldu. Doğrudur. Ben bunu öngörmedim. Tecrübem var. Ama yine de o saatteki bu çok sınırlı birikmenin büyük bir problem oluşturacağını düşünmüyorum." diyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı, aldığı kararın nerelere varacağını öngöremediğini söylüyor. Bakanın bahsettiği 'büyük problem' ölümlerin bekledikleri sayılardan daha az olacağı şeklinde mi acaba? Sayın Bakana burada hatırlatmak gerekiyor ki insan bir sayı değil, ruhu, kişiliği, ailesi, sevenleri, sevdikleri olan bir varlıktır.

Süleyman Soylu, sokağa çıkma yasağının bitmesine saatler kala istifasını açıkladı. Sorumluluğu tamamen kendi üzerine aldığını söyleyen Soylu, istifa açıklamasını "Başlangıçta kısıtlı saatlerde de olsa ortaya çıkan görüntüler, mükemmel yönetilen bu süreçle uyuşmadı." sözleriyle sundu. İstifasının sebebi süreçle uyuşmayan görüntüler mi gerçekten yoksa kararın Cumhurbaşkanına ait olduğunu söylemesi mi? Cumhurbaşkanın seni bağışlasın Soylu.

Gecenin sonunda ne güzel izledik derken Rize'nin Pazar ilçesinde 5 katlı bir binanın çatısında intihara kalkışan vatandaşı duyduk. Neyse ki kimseye bir şey olmadan İletişim Başkanlığı istifanın kabul edilmediğini açıkladı da 'Vay be! Bu ülkede de yönetenler kendilerini aldıkları karardan dolayı sorumlu tutabiliyorlarmış' düşüncesinden bir an önce kendimizi kurtarıp toplum olarak rahatladık.

Dünyayı ve ülkemizi tehdit eden salgın tehlikesi bile siyaset anlayışsızlığımız nedeniyle böyle arada kaynamış oldu. Sokağa çıkma yasağına saatler kala sokağa dökülen insanlar, sokağa çıkma yasağı bittikten sonra kutlama için sokağa dökülen insanlarla salgına karşı mücadeleye devam!

Elbette bu salgın bir gün bitecek. Umarım yanımızdaki, sarıldığımız canlarımızı ya da kendimizi kaybetmeden. Fakat görülüyor ki bize her zaman kaybettirecek noktalar var: 'İktidar hırsı', 'Pespayelik (pespayelikten kastım, ister hükümette olsun ister yerel yönetimlerde öngörüden yoksun insanların aldığı kararlar), 'insanı sayı olarak görmek', 'toplumsal cehalet' ve 'sorumluluklarımızdan yoksunluk'...

Cumanın gelişi perşembe'den bellidir de ülkemizde yine sorumluluk alan yok, bedel ödeyen çok...