SON DAKİKA
Hava Durumu

Bursa Koleji'nde öğretmenler nasıl mağdur edildi?

Yazının Giriş Tarihi: 09.08.2026 00:27
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.08.2026 11:07

Bursa Koleji’nde öğretmenlerin nasıl mağdur edildiğini detaylı bir şekilde anlatacağım. Ancak ilk sözü Bursada Bugün'ün yönetim kadrosuna ve 'haber kaldırtmak' için telefonlarına sarılan şahıslara ayırıyorum.

O halde sormak gerekiyor: Bursaport’ta yayımlanan bir haber konusunda fikir beyan etmeyi hangi gerekçeyle kendinize hak görüyorsunuz? Daha da önemlisi, bir başka medya kuruluşunda yayımlanan habere müdahale edilmesi gerektiğini düşünmenizin dayanağı nedir?

Siz kendi sitenizle ilgilenin. Bursaport’ta hangi haberin yayımlanacağına Bursaport’un editoryal kadrosu karar verir.

Bursada Bugün'ün yöneticileri nezdinde basında görev yapan herkese de açıkça söyleyelim: Bursaport’ta ya da başka bir haber sitesinde yayımlanan haberler, hiç kimsenin kişisel ilişkileri üzerinden şekillendirilecek içerikler değildir.

Gazetecilik, birilerinin telefonla verdiği akıllarla yapılmaz. Sakın ola birilerini arayarak akıl vermeye kalkmayın.

Şimdi gelelim, kentteki gazetecileri arayarak haber kaldırtmaya çalışan, kimisinin buna kendinde hak gördüğü, kimisinin ise "Bu benim işim değil" diyerek haberciliğin hakkını savunan, “Vay be, sahibi de kimmiş ki?” dedirten Bursa Koleji hikâyesine.

Özel okullara öğretmen atamaları okulla öğretmenin anlaşmasının ardından Milli Eğitim’e bildirildikten sonra bakanlık tarafından yapılır. Bu sözleşmeler en az 1 yıllıktır. Yani 12 aylık. Hiçbir kurum “Ben sözleşmeli öğretmen alıyorum” diyerek 10 ay sözleşme yapamaz. Ya da ders saati karşılığı sözleşme yapılır. Ders saatinde öğretmen okulda dersini verir ve gider. Eğer öğretmen bir okulda sabah 9- akşam 5 ya da bu saatlere yakın çalışıyorsa, cumartesi/pazar veli toplantılarına geliyorsa, bu öğretmen okulun kadrosundadır. Öğretmenlerin maaşları ya ay sonu ya da bir sonraki ayın ilk haftasında yatmalıdır ki en fazla 20 gün gecikmeli ödeme yapılabilir, o da her zaman olmaz.

Öğretmenlerin anlattığı tablo

İddiaya göre öğretmenler, eğitim-öğretim yılının başından itibaren maaşlarını düzenli alamadı. Örneğin; eylül ayı maaşının 25 Ekim’de ödendiği belirtiliyor.

Asıl sorun ise yılın ilerleyen aylarında büyümüş. Öğretmenlerin anlatımına göre nisan ayından itibaren maaş ödemelerinde ciddi aksamalar yaşanmış. Beş yıldır kurumda çalışan öğretmenlerin dahi maaşlarını düzenli alamadığı ifade ediliyor.

Öğretmenlerin kurum sahibi ile yaptığı görüşmelerde ise kendilerine bir ortak bulunduğu ve 31 Temmuz’a kadar maaşların ödeneceği yönünde söz verildiği belirtiliyor.

Ancak öğretmenlerin iddiasına göre bu söz de yerine getirilmemiş. Bazı öğretmenler nisan, mayıs ve haziran maaşlarının tamamını alamadıklarını, bazıları ise mayıs ve haziran aylarına ilişkin ücretlerinin ödenmediğini söylüyor.

16 öğretmen ve milyon lirayı aşan alacak iddiası

Gelecek eğitim-öğretim dönemi için anlaşma sağlanan bazı öğretmenler, Kod 4 ile işten çıkarılmış. Okul sahibinin gerekçesinin ise yeni eğitim döneminde “yeni yüzlerle” devam etmek olduğu ifade ediliyor.

Burada başka bir sorun daha ortaya çıkıyor:

Öğretmenlerin yaz dönemine ilişkin ücretleri.

Öğretmenlerin anlatımına göre temmuz ve ağustos ayı ücretleri de henüz ödenmiş değil. İşten çıkarıldıkları için de 16 öğretmene bu ücretler ödenmeyecek.

Öğretmen başına aylık en az 30 bin lira üzerinden hesaplandığında iki aylık ücret 60 bin liraya denk geliyor. 16 öğretmen üzerinden bakıldığında yalnızca iki aylık ücret alacağı 960 bin liraya ulaşıyor. Buna nisan, mayıs ve haziran aylarında ödenmediği belirtilen ücretler ve sigosrta ödemeleri de eklendiğinde, öğretmenlerin toplam alacağının çok daha yüksek bir rakama ulaşması söz konusu.

Öğretmenlerin anlattığına göre aylardır aynı tablo yaşanıyor:

“Bu cuma…”

“Gelecek hafta…”

“Şu tarihte…”

Ancak beklenen ödemelerin gerçekleşmediği ifade ediliyor.

Sonunda öğretmenler, alacaklarının tahsili için 14 Temmuz tarihinde hukuki süreci başlattı.

Milli Eğitim başta olmak üzere çeşitli kurumlara başvurduklarını belirten öğretmenler, son olarak 3 Ağustos Pazartesi günü Nilüfer İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne şikâyet dilekçelerini verdiler.

Bu süreçte konu Bursaport’a da ulaştı.

Haberimizin ardından araya gazeteci tanıdıklarını sokarak haberi kaldırtmaya çalışan okul sahibi Celal Akbaş'ı arayarak kendisinden de görüş almak istedik.

Akbaş, 3 Ağustos'ta arabulucuda görüşme gerçekleştirileceğini ve öğretmenlerle anlaşmaya varıldığını ifade etti.

Biz de bu açıklamayı dikkate alarak sürecin sonucunu bekledik.

Fakat 8 Ağustos itibarıyla öğretmenlere okul sahibinin avukatı tarafından yapılan bildirim, öğretmenlerin anlattığına göre farklı bir tablo ortaya koydu. Öğretmenlere maaşlarının ağustos ve eylül ayı sonunda ödeneceği bildirilmiş.

Öğretmenler ise “Biz maaşlarımızı bütün olarak bir an önce almak istiyoruz. Zor durumdayız” diyorlar. Yani Celal Akbaş’ın bize söylediğinin aksine anlaşma sağlanamamış, hukuki süreç devam edecek.

Şimdi Celal Akbaş’a seslenelim:

"Kul hakkı nedir bilir misiniz? Öğretmenlerin anlattığı bu tablo doğruysa, bu insanların aylardır yaşadığı ekonomik sıkıntının sorumluluğunu kim üstlenecek? Kiralarını, alışveriş masraflarını, çocuklarının maddiyatlarını siz mi karşılayacaksınız? Öğretmenleri mağdur ederken itibarınız yerinde miydi, kamuoyuna duyurulunca zedelenmiş oldu? Nasıl halen daha ilan verip kuruma yeni mağdur, pardon öğretmen alıyorsunuz?"

Bir öğretmenin maaşının gecikmesi, sadece bir bordro kalemi değildir. O maaş, bir ailenin geçim kaynağıdır.

Bu nedenle mesele yalnızca “işveren ile çalışan arasındaki anlaşmazlık” denilerek geçiştirilemez.

Öğretmenlerim, maaşlarınızın düzenli olarak yattığı, sizi mağdur etmeyen bir okulda mı çalışmayı tercih edersiniz yoksa sizi sürekli ‘o gün’, ‘bu gün’, ‘şu gün’ diyerek oyalayan ve bir türlü hakkınızı vermeyen bir okulda mı?

Velilerim, çocuğunuzu emanet ettiğiniz öğretmenin maaşını zamanında alamadığını bilseniz ne düşünürdünüz? Bir okulun eğitim kalitesini yalnızca binasıyla, tabelasıyla, reklamlarıyla mı değerlendirmek gerekir?

Yoksa o okulda çalışan öğretmenlerin haklarına nasıl davranıldığı da eğitim kurumunun niteliğinin bir parçası mıdır?

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.