SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bu yargıda var bir iş!

Yazının Giriş Tarihi: 20.01.2018 09:28

Son yıllarda Türkiye'de yaşayan gazeteci, yazar ve milletvekillerinin basında sık sık yer alması şu şekildeydi: Gözaltılar, tutuklamalar, serbest bırakılma, olmadı bir daha yakalama kararı çıkarılması, ha tahliye edilecekler, yok yok tahliye edilmemişler, serbest bırakıldılar derken tekrar tutuklanmalar... Hele bir de 3-5 dosyadan davası olanlar. Bir davadan tahliye edilip diğer bir davadan yıllarca hapis yatmakla yargılananlar...

Son örneğini tutuklu yazarlar Şahin Alpay ve Mehmet Altan'ın tahliye edilip, edilmemelerinde gördük. Anayasa Mahkemesi'nin Alpay ve Altan hakkında verdiği 'tahliye' kararı İstanbul Ağır Ceza mahkemelerince 'gerekçeli karar henüz Resmi Gazete'de yayımlanmadı' denerek reddedildi. Ancak gerekçeli karar Resmi Gazete'de yayınlanmasına rağmen yine yerel mahkeme tahliye kararı vermedi.

Anayasa Mahkemesi, Ağır Ceza Mahkemelerinin verdiği bu 'tahliyeyi bozma' kararına tepkisini sosyal medya üzerinden belirtti. Çağın iletişim aracı, Trump bile sosyal medya üzerinden uluslararası diplomasi yürütmüştü.

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, açıklamasında aynen şu cümleyi kullandı: 'AYM kararları kanundaki mutlak emredici kurallara aykırılık teşkil ediyor.' Tabi kendileri Yüksek Mahkeme'nin kararını yok sayarak kanundaki emredici kurallara müthiş uyuyor.

Hükümet bu konu üzerine konuşmadan durur mu? Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, AYM'nin sınırı aştığını, kararın Can Dündar kararı gibi kötü ve yanlış bir tekrarı olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, "AYM, hukuku ihmal etmiştir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Can Dündar ve Erdem Gül'ün AYM tarafından onanan 'hak ihlali' kararı ile tahliye edilmelerine, "Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karara uymuyorum, saygı da duymuyorum" demişti. Acaba Ağır Ceza Mahkemeleri 2 sene önce söylenmiş bu cümleden mi feyz aldı?

Gündeme oturan bu tartışma ile Özel Harekât Daire Başkanlığı'nın kaldırılması hiç konuşulmadı. Almanya'nın koalisyonundan çıkan 'Türkiye' maddesi fazla dikkat çekmedi. (Türkiye ile yeni fasıl açılmayacak ve açılan fasıl kapanmayacak. Türkiye'ye vize serbestisi verilmeyecek ve gümrük birliği genişletilmeyecek.) Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı'nın "Türkiye'de tutuklu gazetecilere özgürlük tanınmadan AB ile ilişkilerin düzelmesi beklenemez" sözü ciddiye alınmadı.

Daha günlerce üzerinde konuşulacak, konuşulması gereken yargının bu durumu için Bekir Bozdağ, "AYM'nin bu kararı bir beraat kararıdır. AYM'nin beraat kararı verme hak ve yetkisi yoktur" dedi.

Eski AİHM yargıcı Rıza Türkmen ise "En ufak bir hukuk devleti kırıntısı varsa, mahkemeler AYM'nin kararını uygular. AYM, birinci derece mahkemeye kararını, yerine getirmesi için gönderiyor, sorgulaması için değil." dedi.

Birçok kişi konu üzerine açıklamalar yaptı, nasihatlerini anlattı. Bir musibette yazdı: 'AYM'nin serbest bırakılmasına karar verdiği bu isimler yarın bir suikasta uğrarlarsa ne olacak?' Bir de 'ne olacak?' diye soruyor. Bu yargıda var bir Ali Cengiz Oyunu!