SON DAKİKA
Hava Durumu

Badırga'nın sessiz çığlığı: Zeytinliklerden sanayi duvarlarına

Yazının Giriş Tarihi: 23.06.2026 00:22
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.06.2026 12:00

Badırga’da anlatılan hikâye, yaklaşık 15 yıl önce Büyükşehir Yasası ile köylerin mahalleye dönüştürülmesiyle başlamıştı. Büyükşehir’de köylerin yok oluş hikayesi.

“İşte bu gördüğünüz yerler zeytinlikti” sözü var ya onun hikayesi…

Bu değişiklik yalnızca tabelalardaki isimleri değiştirmedi; mülkiyet ilişkilerini, üretim biçimlerini ve kırsal yaşamın geleceğini de değiştirdi. Badırga’da köylülerin anlattığına göre, mahalle statüsüne geçişle birlikte köyün yaklaşık 200 dönümlük merası Büyükşehir Belediyesi'nin tasarrufuna geçti. Sonrası ise adım adım geldi: otoyol, hızlı tren projeleri, sanayi bölgeleri, tekstil yatırımları, TEKNOSAB ve yeni imar alanları... Büyükşehir Başkan Vekili Şahin Biba duyurmuş köylülere: “Buralar imara açılacak.”

Bugün Badırga’da konuşulan temel mesele şu: Bu gelişmeler kimin yararına?

Zeytin Yasası Kimi Korudu?

Köylüler, yıllardır bir parselin vasfını değiştirebilmek için bürokrasi kapılarında beklediklerini anlatıyor. Aynı köylüler, binlerce zeytin ağacının bir kararla ortadan kaldırılabildiğini gördüklerini söylüyor.

TOSAB'ın bulunduğu alanların bir zamanlar zeytinlik olduğunu hatırlatanlar, taş duvarlarla çevrili eski zeytin yollarını göstererek:

“Taş duvarlı yollar komple zeytinlikti.”

“Zeytin yasası dediler, köyün anasını ağlattılar.”

“Zeytin yasası nedir? Ben kendim müracaat ettim, bir parselin vasfını değiştiremedim. Onlar geldi kaç bin ağaç zeytini telef etti, gitti.”

"Biz bir ağacın yerini değiştiremezken, binlerce ağaç nasıl yok edildi?"

Köyün Yüzde 70'i El Değiştirdi

Bu sorunun cevabı yalnızca çevre politikalarında değil, aynı zamanda hukukta aranmalı.

Çünkü burada sıkça dile getirilen kavramlardan biri "usulsüz zenginleşme." Tarım arazilerinin ve zeytinliklerin değerinin, alınan plan kararlarıyla katlanarak artması; köylünün ise çoğu zaman “kamulaştırma” söylentileriyle bu süreçlerin dışında bırakılması ciddi bir adalet tartışmasını beraberinde getiriyor.

Badırga’da konuşulan başka bir gerçek daha var: Köyün yüzde 70'inin el değiştirdiği söyleniyor. Araziler artık üreticilerin değil, yatırımcıların, sanayicilerin ve büyük sermaye gruplarının elinde. Toprak, üretim aracı olmaktan çıkıp yatırım aracına dönüşüyor.

İddia o ki; Abdullah Burkay, Burkay inşaat adına bölgeden arazi topluyor. Köylüler isyan ediyor:

“2022'de söylenti çıkardılar. Punduna getiriyorlar. Çaresiz bırakıyorlar.”

“Sanayiciler devletin bir kurumuymuş gibi davranıyorlar. Ama değiller.”

Anlatılanlara göre kamulaştırma süreçlerinde jandarma sahaya geliyor, vatandaşın karşısına çıkıyor. Jandarma, “Devlet kamulaştırıyor. Eğer makineyi durdurmaya çalışırsanız önce beni bulursunuz” diyor köylülere. Ancak sonuçta ortaya çıkan alanlar kamu yararı için mi kullanılıyor, yoksa özel sektör yatırımlarına mı açılıyor?

Çevre ve Sağlık Kaygıları Büyüyor

Sanayi yatırımlarının çevresel etkileri konusunda da ciddi kaygılar var. Köylüler yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri düşünüyor. Kanser vakalarındaki artış, kısırlığın yaygınlaşması…

“Bize bir şey olmuyor” değil, “Genetik hafızamızla geleceğe aktarılıyor.”

Nilüfer Havzası ve Uluabat Gölü Tehlikede mi?

Bir diğer tartışma ise atık yönetimi konusunda yaşanıyor. Bölge sakinleri, Uluabat Gölü’nden su alındığını, sanayi tesislerinin olan arıtma sistemlerini çalıştırmadığını, atıkların Nilüfer Çayı'na bırakıldığını söylüyor. “Direk salıyorlar.” Yalnızca Badırga'nın değil, Nilüfer Havzası'nın ve Uluabat Gölü'nün geleceğiyle ilgilidir.

Bir ülkenin gerçek kalkınması, köylüsünü susturarak değil; onu dinleyerek mümkündür. Çünkü toprağını kaybeden bir köylünün sesi duyulmadığında, geriye yalnızca betonun sessizliği kalır.

Badırga'da insanlar kendilerini çaresiz bırakılmış hissediyor. “Yasanın her maddesi çiğneniyor” diyoruz.

Köylü diyor ki: “Kaç yıldır Türkiye Cumhuriyeti Anayasa ile, yasayla mı yönetiliyor yoksa kararname ile mi? İmzalıyor, gidin bunu yayınlayın.”

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.