SON DAKİKA
Hava Durumu

Yeni Parti: Fırsatlar, riskler, imkânlar!

Yazının Giriş Tarihi: 22.07.2026 15:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.07.2026 15:42

Beklenen oldu ve Özgür Özel’in liderliğinde yeni bir partinin kuruluşu için düğmeye basıldı.

Perşembenin gelişi Çarşambadan belliydi.

“Butlan Kemal” ve ekibinin iktidar yargısı ve yandaşlarının lojistik desteğiyle CHP yönetimine oturtulması ve adım adım “AK CHP’lileştirme” ile sürecin tamamlanması yeni bir partinin kurulmasını kaçınılmaz hale getirdi.

Özgür Özel son kez çıktığı CHP Grup kürsüsündeki konuşmasını “yeni bir yol açıyoruz, yürüyelim arkadaşlar” diye tamamladıktan saatler sonra CHP’den istifa furyası başladı.

2 milyon üyesi olan CHP’de istifa eden üye sayısının 24 saat dolmadan bir milyona yaklaştığı yönündeki iddialar haberlere yansıdı.

Bir siyasi partiden bu kadar kısa sürede, bu kadar çok sayıda (topluca) üyenin istifa ettiği tarihte bir başka örnek var mıdır, bilmiyorum!

Yaşananlar her anlamda siyasi tarihe geçecek boyutta.

Eğer bir sürpriz olmazsa birkaç gün içinde ismi “Yeni Parti” olan bir parti Türkiye siyasi tarihine geçecek şekilde kurulmuş olacak.

Bir seçim yapılmadan ana muhalefet partisi değişmiş olacak.

Öyle anlaşılıyor ki, kurulduğu gün, ya da birkaç gün içinde de tarihte bir başka örneği olmayacak şekilde yeni partiye toplu katılım (üyelik) gerçekleşecek…

‘Yeni Parti’nin kuruluşunu “Fırsatlar”, “Riskler” ve “İmkânlar” başlıkları altında analiz etmek istiyorum.

FIRSATLAR

DAHA GENİŞ SEÇMEN GRUBU: Yeni Parti, CHP’den istifa edenlerin dışında çok daha geniş bir kitleyi kucaklayabilir; öyle de olacağı anlaşılıyor.

GENÇLER, KADINLAR, LİYAKATLİ KADROLAR: Yeni Parti’nin yarattığı heyecan ve coşku ile bugüne kadar siyasete uzak duran gençler, kadınlar ve farklı meslek gruplarından liyakatli yurttaşlar aktif siyasete dahil olabilir.

SAHİCİ BİR ARINMA: Sihirli bir sözcüğe dönüşen “arınma” yeni parti ile gerçekleşebilir. Kişisel çıkar peşinde koşanlar, siyaseti bir kariyer olarak görenler geride kalabilir ve bu oldukça iyi bir şey. Davası olanlar yeni bir başlangıç ile yola devam edebilir.

HOMOJEN BİR SİYASİ YAPI: Yeni parti ortak bir hedef ve dava etrafında birleşerek “homojen” bir siyasi yapı ortaya çıkabilir. Bu sayede CHP’de epeydir süregiden iç gerilim ve çekişmeler sona erebilir.

GERÇEK BİR İKTİDAR HEDEFİ: CHP döneminde “…miş” gibi yapmanın ötesine geçerek Yeni Parti gerçekten iktidarı hedefleyen bir kitle partisine dönüşebilir.

RİSKLER

YENİDEN BAŞLAMAK: Her şeye sıfırdan başlanacak olmasa da yeni bir parti, yeni bir organizasyon, yeni binalar, dahası yeni bir bütçe (kaynak) ihtiyacı demek; bu had safhada olacak. Motivasyon ve geniş üye katılımı bu sorunu çözecek gibi gözükmekle birikte sürecin iyi planlanıp yönetilmesi gerekecek.

YENİ MARKA, YENİ ALGI: Kuruluş süreci topluma mal olmuş olsa da nihayetinde CHP gibi, bilinen, hazır, köklü bir markanın yerine “Yeni Parti” adını her seçmene tanıtmak, kabullendirmek gerekecek. Yerleşmiş ve alışılmış bir algının yerine yeni bir parti ismi ve algısını yerleştirmek, emek ve zaman gerektirecek.

YENİ KADROLARLA BÜYÜMEK: CHP’den geçecek ve yakın tarihin en zorlu sürecini yürüten siyasi kadrolarla Özgür Özel’in çağrısına uyarak yeni partiye katılacakların kucaklaşması, birlikte siyaset yapma sürecini iyi yönetmek gerekecek. Eski kadroların özgüvenli ve cesaretli biçimde bu süreci teşvik edip etmeyeceği hassas bir konu olacak.

İMKÂNLAR

TOPLUMA REHBERLİK VE ÖNCÜLÜK YAPMAK: Her anlamda kriz çok büyük ve derin. Büyük bir siyasi tektonik sarsıntı ve toplumsal kopuş süreci yaşanıyor. Kitlelerin iktidarı terk ediş ve kaçış psikolojisi tek başına yeterli değil; topluma rehberlik edecek, yön tayin edecek bir siyasi önderliğe ihtiyaç var. Bu nedenle CHP’den kopuş, tek başına CHP yönetiminin yargı eliyle ele geçirilmesi ve “Butlan Kemal”e devriyle gerekçelendirilemez; bununla birlikte, bu durumu da aşacak şekilde “büyük fikri”, “yeni bir tahayyülü” inşa edecek cesur hamleye ihtiyaç var.

İDEOLOJİ: SOL MU; MERKEZ Mİ? Buna bağlı olarak fırsatlarla riskleri bir arada taşıyan bazı hassas noktalar ise bence çok hayati olacak. Bunların ilk sırasında Yeni Parti’nin “fikirsel ve ideoloji olarak konumlanması”, kendini tanımlayacağı “siyasi merkezin” neresi olacağı. Özgür Özel ve bazı kurmaylar “sosyal demokrasiye” vurgu yaparak sol odaklı bir parti olacağına ilişkin mesajlar verse de içeriği muğlak “siyasi merkez” kavramını savunan ve bu beklintiyi dile getirenler de az değil. CHP döneminde defalarca denenmiş olan farklı siyasi kökenden gelenleri bir “kimlik ve kültür siyasetiyle” yan yana getirmeye değil, bugün ekonomik ve siyasi krizin çökerttiği ve parçalanan toplumları bir araya getirecek, kucaklayacak “ekonomik sol bir programa” ihtiyaç var. Öyle ki, bu, toplumun temel ihtiyaç alanlarını radikal biçimde “kamulaştırmayı, kuralsızlaşan ve tekelleşen piyasayı bir sosyal devlete dönüştürmeyi” hedefleyecek radikal bir program olmalı. Bu yapılmadan, “kültürel, kimliksel” tanım ve yaklaşımlarla insanları yan yana getirmek işe yaramıyor. Yani, bir artı bir, eşittir iki olmuyor!

TOPLUMSAL MUHALEFETİ ÖRGÜTLEMEK: Olağanüstü tarihsel süreçlerden geçtiğimiz iyi kavranmalı; “demokrasi ve özgürlükler” dünyanın her yerinde saldırı altında ve geriliyor. ABD’de, Fransa’da, İngiltere’de ve daha birçok ülkede aşırı sağ hareketler ve partiler ya iktidarlara geliyor, ya da sınırlarında dolaşıyor. Birçok yazımda vurgulamaya çalıştığı gibi, “liberal demokrasiler” ölüm döşeğinde ve hâkim siyasi güçler ve sınıflar “ifade özgürlüğü” ve “serbest seçimler” gibi özgürlükleri tehdit ediyor ve yok etmeye çalışıyor. Bu nedenle yeni parti yalnızca sıradan bir parti olarak değil, demokrasiye yönelik saldırılara direnmeyi sağlayacak bir şekilde kurulmalı ve “toplumsal muhalefeti örgütlemeyi” hedeflemeli. Hepimizi fırtınalarla dolu bir gelecek bekliyor; yeni partinin tabanı da, çatısı da, duvarları da buna direnecek güçte olmalı…

YATAY ÖRGÜTLENME, GÖNÜLLÜLER, DAYANIŞMA AĞLARI: Eğer toplumsal muhalefeti örgütlemeyi hedefleyecekse, bu bir “mücadele partisi” ve “organizasyonuyla” olabilir. Bunun için de güçlü “yatay örgütlenme” modeline ihtiyaç var. Önemli tüm kararların merkezden alındığı, talimatla yukarıdan aşağıya politikaların dikte edildiği ve uygulandığı bir yapı yerine, ana ideolojik stratejinin merkez yönetimce belirlenen, ama yerelde parti örgütlerinin inisiyatif kullanabildiği, taktikler ve işbirlikleri geliştirebildiği; ihtiyaç halinde, parti üyeleri dışında sempatizanlarla (gönüllülerle), dayanışma ağları oluşturabildiği bir yatay örgütlenme modeli geliştirilmeli.

ŞEFFALIK, AKTİF KATILIM, ÖN SEÇİM: Yatay örgütlenme modelinin işlevsel olabilmesi ve sonuçlar doğurabilmesi için mali konular da dahil olmak üzere “şeffaflık”, “karar süreçlerine katılım”, “ön seçim” gibi demokrasiyi aşağıdan yukarıya inşa edecek mekanizmaların tereddütsüz biçimde hayata geçirilmesi hayati bir konu. Bu, politikaların, eylemlerin, geleceğin sindirilerek, sahiplenilerek (gerektiğinde yerelde ve yerinde bedeller ödeyerek) inşa edilmesini sağlar. Bir liderin kurtarıcılığı yerine “dava etrafında” birleşecek toplumun kendi kurtuluşunu kendi eliyle gerçekleştirmesine organizasyonel bir zemin hazırlar. Şu anda acil olarak ihtiyaç duyulan da bu. Toplumsal muhalefeti örgütleyecek olan da bu.

Özetle, 19 Mart 2025’te Ekrem İmamoğlu operasyonuyla ve nihayet 21 Mayıs 2026’da CHP’ye “mutlak butlan” kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun atanmasıyla Özgür Özel’in meydanlarda ve sokaklarda başlattığı mücadele süreci, baskı ve otoriterleşme riskini de yeni bir demokrasi sıçramasının kapısını da bağrında taşıyor.

Türkiye’deki siyasi ve toplumsal mücadelenin seviyesi, siyasi kadroların vizyon, strateji ve cesareti Yeni Parti ile demokrasi sıçramasının açılıp açılmayacağını belirleyecek.

Elbette, doğrusal işleyen bir süreç olmayacak; sevinçlerin, hüzünlerin, acıların, çetin bir mücadelenin, gelgitlerin olacağı bir süreç olacak.

Sanırım Özgür Özel’in geniş kitlelerin desteğini arkasına almayı başardığı o duruşu ve karakterinin, her koşul altında “inat ve direniş” ruhunun ne derece stratejik bir tavır olduğunu herkese göstermiştir.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.