SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

'Suriyeliler'

Yazının Giriş Tarihi: 08.06.2019 00:09

Sosyal medyada son dönemde "Suriyeliler" başlığı altında karşılaştığım birçok paylaşım ve yorumun son derece üzücü bir hal almaya başladığını üzülerek izliyorum.

İş öyle bir hal aldı ki, ülkemize sığınmış olan milyonlarca Suriyeli'den bazılarının yaşamının herhangi bir anından çekilmiş fotoğrafları Facebook başta olmak üzere sosyal medya platformlarında yayınlanarak "İşte bakın Suriyeli'ler yiyor, içiyor, eğleniyor" sözleriyle dijital topluluğun önüne atılıyor.

Facebook hesaplarında "paylaş" butonuyla sayfadan sayfaya dolaşan bu fotoğraflar, fotoğraftakilerin kim olduğu bile bilinmeden ve çoğunlukla "sorgulanmadan" o sayfadan bu sayfaya bir "duygu patlamasıyla" dolaşıp duruyor.

Bu tür paylaşımların son dönemde çoğalmasının nedenlerinden bir tanesi yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle toplumun öfkesini akıtacak bir ararken "Suriyeliler'in" kolay bir hedef olması, görünmesi.

Bu öfke yönelmesi son dönemlerde öyle bir hal almaya başladı ki, artık "ırkçılık" sınırlarını zorlamaya başladı.

Şunu açık yüreklilikle söylemeliyim ki, "yapmayın, etmeyin"...

Ülkemize milyonlarca Suriyeli'nin sığınmış olmasının siyasi mümessilinin kim olduğu, neden bu hale gelindiği konusunda elbette ileri sürülecek siyasi yorumlara saygılıyım.

Bunu hep birlikte konuşalım, tartışalım...

Ama bu tartışmaların sorumlusu ülkemize sığınmış Suriyeliler'in bizzat kendisi değil...

Hele hele bir insan olarak gündelik yaşamın içerisinde "yemek yiyen, dilenen, bankta oturan, yüzen, plajda güneşlenen" Suriyeliler'in sırf Suriyeli olmasından ötürü suçlu ilan edilmesi, aşağılanması, hor görülmesi anlaşılabilir, hoş görülebilir bir durum değil.

Lütfen, yapmayın, etmeyin!

Ne yani, ne yapmasını bekliyorsunuz Suriyeliler'in!

Sırf bizim ülkemize sığındıkları için yemek yemesinler mi, yüzleri gülmesin mi, eğlenmesinler mi?

Ülkemize sığındıkları için bir köşeye sinip kimseye görünmesinler, sefil bir halde yaşamaya devam mı etsinler?!

Kendi ekonomik, sosyal, siyasi sorunlarımızla boğuşurken birkaç kare fotoğraf çekip sürekli onlara "vurarak" tüm sorunlarımızı mı çözeceğiz; içimizi soğutacak, rahatlayacak mıyız?

Suriyeliler'i topyekün ülkemizden sürersek refaha mı erecek, tüm dertlerimizden mi kurtulacağız?!

Yaşadığımız topraklar bizim ülkemiz ve kimliğimizle bu topraklara aitiz; ama her şeyden önce bir "insan" kimliğiyle hepimiz bu yer küreye aitiz. 

Kimimiz doğup büyüdüğümüz için, kimimiz herhangi bir nedenle bir yerden bir başka yere göç etmiş "insanlar" olarak bu yer küreye aitiz.

Hangi gerekçeyle, ne zaman, nerede olacağınızı kestiremez, bilemez ve yaşamın size sunduğu o anla, o yere ait olursunuz!

Kimimiz Türkiye'de Suriyeli, kimimiz Almanya ve Avusturya'da Türk'üz!

Kimimiz Amerika'da İrlandalı, kimimiz Güney Afrika'da zenciyiz!

Bizim ülkemizin dış politikasını, ekonomi politikalarını, askeri politikalarını, siyasi, sosyal politikalarını Suriyeli'ler belirlemiyor. Ama bizim ülkemizin belirlediği dış politika, siyasi, askeri, ekonomik politikalardan Suriyeliler doğrudan etkileniyor. 

Etkilendiler ve etkilenmeye devam ediyor.

Tarihin önünde şahitlik ediyorum ki, Suriyeliler bizim ülkemizin kaderine müdahale etmediler ama bizim ülkemiz Suriyeliler'in ülkesi, toprakları üzerinde derin bir etkiyle belirleyici oldu!

Suriyeliler'in durumundan, halinden, Suriyeliler'den daha çok ABD, Rusya, AB ve elbette Türkiye sorumlu...

Ama yaşadıkları topraklardan şiddet, zulüm kargaşa, savaş nedeniyse sırf "yaşamayı" tercih ettiler diye, topraklarını, evlerini, bağlarını bahçelerini terk ederek kimisi Akdeniz, kimisi Ege'nin karanlık sularında, kimisi Meriç nehrinde çoluğuyla çocuğuyla yaşamını yitiren ve çoğunluğu da bir nefes soluk almak için sığındıkları kentlerin varoşlarında yaşamaya mahkum edilen Suriyeliler'in içinde bulundukları durumdan en az sorumlu olan bu Suriyeli kimliklikleri, bu mahzun insanların bizzat kendisi!

Eğer bir gün sizin de Facebook sayfanızda karşınıza bir "Suriyeli" paylaşımı düşerse bilin, gündelik yaşamınızın hengamesi arasında öfkenize yenilerek bu paylaşımları "Beğen"irken vicdanınızın süzgecinden bir kez daha geçirin istedim...

mymsdspace mymsdspace