Cumhuriyet’i kimse bu ülkeye altın tepside sunmadı; demokrasiyi de kırmızı halıların döşendiği bir yolun sonunda kazanmayacağız!
Dünya, ülkemiz her açıdan zorlu bir döneme girdi. ABD, Avrupa başta olmak üzere görece gelişmiş demokrasiler de dahil hemen her ülkede demokrasiler, özgürlükler, hukuk düzenleri ya doğrudan ya da dolaylı olarak otoriter yönetimler altında tehdit altında.
Demokrasi savunusu ve mücadelesi toplumların ekonomik buhran baskısı altında sığındıkları aşırı sağ iktidarlar/partilerin yükselişiyle daha da zorlaşmış durumda.
Ülkemizin Cumhuriyet sonrası her daim sancılı bir geçmişi olan demokrasi mücadelesi de epey süredir büyük tehdit altında. Tüm sancılara rağmen demokrasinin varlığına en büyük işaret olarak gösterilen “serbest seçimler” bile bugün ağır darbe almak üzere.
Bunun vuslata erip ermeyeceğine, otoriter rejimi tahkim etmek için iktidarın sınırlarını zorlama cesareti ile, demokrasi savunucusu tüm muhalefetin bunu durdurmak için göstereceği cesaret arasındaki mücadele belirleyecek.
Hepimiz aynı toprakların canlarıyız, aynı tasayı ve aynı sevinçleri paylaşıyoruz; iyi şeyler de kötü şeyler de, fark etsek de etmesek de, istesek de istemesek de hepimizi etkiliyor.
Biliyoruz, demokrasi, hukuk yoksa bir ülkede ne özgürlük, ne bilim, ne teknoloji, ne refah, ne adalet, ne de sosyal devlet olur; bunları kavrayacak kadar hepimiz bu ülkede demokrasi badirelerinden geçmiş bir deneyime ve hafızaya sahibiz.

Düşüncesi, inancı, cinsiyeti, etnik kimliği ne olursa olsun hepimizin varlık güvencesi, özgürlük garantisi Cumhuriyetimiz, demokrasimiz, adalete dayalı hukuk düzenimiz olmazsa, bunu koruyamazsak, ne işimiz var, ne aşımız var, ne de çocuklarımızın sevinçle yaşayacakları bir gelecek ve ülke olacak.
Bu, yalnızca muhalif kesimleri ilgilendiren, onları etkilemekle kalacak bir gerçeklik değil, aynı zamanda iktidarın odağındakileri ya da etrafında toplananların da elbet demokrasi tamamıyla kaybedildikten sonra yüzleşmekten kaçamayacakları bir gerçeklik.
Emin olun, bunu siyasi inancınız, tercihleriniz ne olursa olsun, ayrımsız söylüyorum. Varlığımızın teminatı, özgürlüklerimizin güvencesi Cumhuriyet ve demokrasi değerleri, hukuk güvenceleri ortadan kalktığında bumerangın dönüp dolaşıp sizi nerede ve nasıl bulacağını kestiremeyeceğiniz belirsiz, sisli bir iklimde yaşamaya başlarsınız.
Bunu hiçbirimiz hak etmiyoruz.
Bu güzel vatanda, cennet topraklarda acılardan uzak, dayanışma içinde, onurluca yaşamak istiyorum. Kimseye kin ve düşmanlık duymadan, herkesin farklılıklarına saygı göstererek ve saygı görerek, liyakatin, hak, adalet ve hukukun herkesi şemsiyesinin altına ve güvenceye aldığı bir ülkede yaşamak istiyorum.
Hiçbir yere gitmeye niyetim yok; ülkemin tüm sevinçlerine, tüm acılarına hazırım; tüm sevinçlerimizin de acılarımızın da kaynağının ve yaratıcılığının hepimizin ortak sorumluluğu, gücü ya da güçsüzlüğü olduğunu da derinden biliyorum.
Hasılı diyeceğim o dur ki, ülkemize, geleceğimize, Cumhuriyetimize, demokrasimize sahip çıkma zamanı; kaybettikten sonra değerini anlamamız geç olmadan, daha büyük bedeller ödemeden…
Bugün pazar ve kendiniz, aileniz, çocuklarınız, ülkeniz için yapabileceğiniz bir şeyler olduğunu biliyorum…