SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

CHP siyasete, AKP aslına dönüyor

Yazının Giriş Tarihi: 30.05.2011 00:38

"Bursa'da işsizlik bitti mi?"

Aldığı yanıt:

"Hayır."

Devam ediyor:

"Esnaf, çiftçi, vatandaş gırtlağına kadar borçlandı; icra dairelerinin sayısı arttı..."

Buna karşılık gittiği her yerde anlattığı gibi Bursa'da da tekrarlıyor:

"9 yılda 49 hapishane açtılar."

CHP lideri, "Onlar, hapishane sözü veriyor, yeni CHP, fabrika sözü veriyor" diyor ve alandakileri coşturuyor...

Bununla da yetinmiyor Kılıçdaroğlu...

Poliklinikte tedavi olan çocuğun icralık olmasını anlatıyor ve rakamlar veriyor:

"Bu ülkede 12 milyon 715 bin yoksulumuz var. Her dört çocuktan biri yatağa aç giriyor. Eğer 2,5 aylık Kübra annesinin kucağında açlıktan ölüyorsa o ayıp, Ankara'da yan gelip yatanlara aittir."

Kılıçdaroğlu, dört çocuğuna kahvaltı veremediği gerekçesiyle intihar eden anneyi, Manisa'da açlıktan ölen gaziyi anlatıp, halka "Aile Sigortası" vaadediyor...

Meydanda toplanan vatandaşların yaşamına temas eden konulara değinerek konuşmasını sürdürüyor:

"Çalışan emeklinin aylığından kesilen yüzde 15 payı kaldıracağım. Askerliği önce 9 aya, sonra 6 aya indireceğim."

En heyecanlı anlarda Bursalılar'a sesleniyor:

"Kardeşiniz Kemal AKP'nin gövdesini silkeliyor. Siz de dallarını silkeleyeceksiniz. AKP'nin dallarını silkelemeye söz mü? Dallarını silkelerken dikkatli olun her an Recep düşebilir."

****

Halk, seçmen AKP'yi silkeler mi, silkelese "Recep" düşer mi henüz bilinmiyor ama, CHP Kılıçdaroğlu'nun bu seçim kampanyası sürecinde sergilediği gibi siyasi dönüşümünü sürdürürse, siyasete ve halka geri dönebilir...

Kemal Kılıçdaroğlu, seçim kampanyasına başladığı andan beri bir kere bile ağzına "rejim tartışması, laiklik" gibi kavramları almadı...

İyi de yaptı...

CHP, yurttaşların inançları ve değerleriyle kavga etmeyi bir kenara bırakıp, gerçek sorunlarıyla ilgilenmeye başladıkça toplum CHP'yle daha fazla ilgilenmeye başladı.

****

CHP, sivil ve askeri bürokratik kurumlara sırtını dayamaktan vazgeçip siyasete döndükçe, AKP kendi gerçek siyasal alanına dönüyor: Muhafazakarlaşıyor ve milliyetçileşiyor...

Kemal Kılıçdaroğlu ne zaman Kürt sorununa çözüm vaat etse, Erdoğan, "Hani miting meydanlarında Türk bayrakları" diye soruyor.

CHP lideri ne zaman yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden, özerklikten söz etse, Erdoğan, hemen BDP'lilerin CHP mitingine katılmasından dem vuruyor...

Kılıçdaroğlu ne zaman "Aile Sigortası"ndan söz etse, Erdoğan, 50-60 yıl öncesinin CHP'sinden örnekler gösteriyor...

CHP özgürlükçü çizgiye kaydıkça, AKP muhafazakarlaşıyor...

CHP Kürt sorununa çözüm vaat ettikçe, AKP MGK siyasetine sığınıyor...

CHP değişim istedikçe, AKP tutuculaşıyor...

CHP halkın içine girdikçe, AKP dışına çıkıyor...

CHP sırtını halka yasladıkça, AKP otoriterleşiyor...

Özetle, CHP değişimi temsil eden kavram ve eylemlere yöneldikçe, AKP bu kavramlara karşılık vermekte zorlanıyor...

2002-2010 yılına kadar değişim vaatleriyle toplumu etkilemeyi başaran AKP, "değişim" misyonunu ve vaadini giderek terk ediyor...

CHP'nin, AKP'nin boşaltmaya başladığı bu değişim misyonunu ne derece dolduracağı, derinleştireceği ve toplumda heyecan yaratacak derkede karşılık vereceği şimdilik belirsiz...

Bu sürecin ve tablonun seçmene nasıl yansıyacağını, toplumun CHP'nin değişim mesajlarını ne derece ikna edici bulacağını da 12 Haziran akşamı göreceğiz...

Ortaya çıkacak fotoğraf, 13 Haziran'dan itibaren siyasette de köklü değişikliklerin fitilini ateşleyebilir...