SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

CHP kritik dönemeçte

Yazının Giriş Tarihi: 14.06.2011 11:08

Seçimin galibi beklendiği gibi AKP oldu...

AKP yüzde 50 oy oranıyla 2002 ve 2007'nin ardından merkez sağa tam anlamıyla yerleşti.

CHP'nin ikinci olacağı belliydi, ama "yüzde 30'a dayanır mı" sorusu ise karşılıksız kaldı ve CHP yüzde 26'yı aşamadı...

Seçimin ardından ilk günde CHP'de 'Kılıç'lar çekildi ve Kılıçdaroğlu'nun liderliği tartışılmaya başlandı.

Kasetlerle sarsılan MHP yüzde 13'le barajı rahat bir biçimde aştı ama vekil sayısı önemli ölçüde düştü...

Kuşkusuz seçimin ikinci galibi BDP'nin desteklediği adaylar oldu. BDP yüzde 10'luk baraja rağmen bağımsızlarla Meclis'e önemli sayıda vekil soktu. Vekil sayısı 22'den 36'ya çıktı.

Bu dört parti dışında en çok oyu alan parti SP. Onun oyu da yüzde 1,27.

Diğer tüm partilerin oylarını topladığınızda yüzde 3,39 ediyor.

2011 seçiminin bize gösterdiği Türkiye seçmeni 4 siyasi parti dışında geri kalan partilerin tümünü silmiş gözüküyor.

Meclis'e temsili yansımayan seçmen oranı ise yüzde 5'e karşılık geliyor ki, bu da yüksek seçim barajına rağmen oldukça düşük bir oran. 2002'de yaklaşık yüzde 35 oranında bir seçmen kesiminin Meclis'e temsilci gönderemediği anımsanırsa 2011 itibariyle belki de yüzde 10'luk seçim barajının uygulandığı dönem içerisinde en yüksek temsil oranını gösteren bir Meclis'le karşı karşıyayız.

Bursa sonuçlarına baktığımızda da benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz. Bursa'dan üç parti Meclis'e vekil gönderiyor. AKP, CHP ve MHP'nin aldığı oyları topladığımızda yüzde 92,5 gibi yüksek bir temsil oranına ulaşılıyor.

Merkez sağın geleneksel partisi olarak bilinen DP, Türkiye'yle birlikte Bursa'da da yüzde 1 oyu bile bulamadı ve tarihe gömüldü.

Siyasi tarihteki yerini alan partilerden birisi de Bülent Ecevit'in partisi DSP oldu. Kısa bir süre önce yaşamını yitiren Necmettin Erbakan'ın Milli Görüş hareketini temsil eden SP'de 1,27 ile tam anlamıyla çöktü ve DP ile DSP ile aynı kaderi paylaştı.

Bursa'da seçim öncesi tartışılan en önemli konulardan birisi olan Dağ Yöresi temsilcilerinin üç büyük partide seçilecek sıralardan aday gösterilmemesiydi. Dağ Yöresi temsilcileri bu durumu protesto ederken tepkinin sandığa yansıyacağı yönünde güçlü beklentiler dile getirilmişti.

Ancak gördük ki bu protestolar neredeyse sandığa hiç yansımadı. Seçmen bildiğini okudu.

Kuşkusuz bu seçimin Parlamento aritmetiği denklemi dışında siyaseten de derin sonuçları olacak.

Türkiye seçmeni 2002 yılında başladığı siyasi tasfiyeyi bu seçimle hemen hemen tamamladı.

AKP tam anlamıyla merkez sağa yerleşti. Bu alanda tamamen rakipsiz kaldı.

Son seçim sonuçları Türkiye'de muhalefet anlamında yeni bir dönemin başlamasına neden olacak.

CHP'de seçim öncesi başlayan dönüşüm süreci yeni dönemde hızlanarak sürecek.

CHP'nin geleneksel kalıplarını yeni dönemde kırması yeni politikalar ve yeni kadrolarla gerçek bir muhalefet hareketine dönüşmesi beklenebilir.

Türkiye, demokrasi açısından daha canlı bir döneme giriyor. Siyasetin asli unsuru halk(seçmen) haline geliyor. Halk dışında siyaseti belirleyen güç merkezleri tamamen olmasa da önemli ölçüde zayıflamış durumda.

Sivil ve asker bürokrasinin siyaset üzerindeki belirleyici gücü sona erdi. Artık siyasetin yaratıcı gücü halkın bizzat kendisi...

Halkı ciddiye almayan ve halka yaslanmayan hiçbir siyasi güç artık ayakta kalamaz ve siyaseten var olamaz...

CHP'ye düşen şimdi halkı anlayan bir siyasi program oluşturmak, bunun siyasi organizasyonunu planlamak ve kapılarını halka açarak bunu taşıyacak kadrolarla buluşmak...

İşte Türkiye'deki demokrasiyi derinleştirecek olan da CHP'deki bu dönüşüm olacak...