SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

CHP'de sancı çok büyük!

Yazının Giriş Tarihi: 07.04.2011 01:06

Adalet ve Kalkınma Partisi...

Ana muhalefet partisi hangisi?

Cumhuriyet Halk Partisi...

Normal koşullarda demokrasilerde ana muhalefet partileri iktidarın en büyük alternatifidir. İktidarlar yorulunca yerini ya tek başına ya da bir koalisyonun büyük ortağı olarak ana muhalefet partileri alır.

Peki, CHP böyle bir yer değişikliğine hazır mı?

Kanımca değil...

Bunu anlamak için kahin olmaya gerek yok...

Bursaport'ta yayınlanan Gürhan Akdoğan röportajını okumanız yeterli...

Mesela Akdoğan, "Ben de duyuyorum" diyor...

Neyi?

"Partinize kaç aday adayı başvurdu?" diye soruyoruz...

"Aday adayı sayısının 90 ile 100 arasında olduğunu ben de duyuyorum" diyor...

Bir tarafta adaylık başvurularını, her biri için şova dönüştüren iktidar partisi, ona karşılık il başkanından bile "devlet sırrı" gibi saklanan başvurular...

Bir tarafta adayların tümünü anında internet sitesinden duyuran iktidar partisi, öteki tarafta 2,5 ay sonra partisi iktidarla yarışacak ana muhalefet partisinin "ben de duyuyorum" diyen il başkanı...

Partinin kentteki en yüksek temsilcisi değil, sıradan bir yurttaş gibi, "ben de duyuyorum" diyor...

****

CHP'de çok büyük bir sancı yaşanıyor.

CHP enerjisinin büyük bölümünü şu anda dışa dönük değil, içe dönük harcıyor...

Partide gidenler Deniz Baykal ve Önder Sav oldu ama gelenlerin Kemal Kılıçdaroğlu ile Gürsel Tekin olup olmadığını henüz bilmiyoruz.

Şimdi kartlar karılıyor...

İlk gümbürtü 11 Nisan günü saat 17.00'de kopacak...

İkincisi ise 12 Haziran akşamı...

CHP'liler parti içinde güç kazanmak, mevzi tutmak, pozisyon edinmekle uğraşmaktan iktidar partisiyle mücadele edecek mecal bulamıyor...

Esas olarak, parti içindeki kanatlar, Türkiye'yi yönetecek bir iktidar arayışı değil, ama parti içi bir iktidar arayışıyla meşgul...

Çoğu kişi, 12 Haziran'da CHP'nin iktidar seçeneği üretemeyeceğinin farkında; buna CHP'lilerin önemli bir kesimi de dahil...

Ama, süren mücadele, "acaba bir sonraki seçimde iktidar seçeneği oluşturacak bir döneme adım atabilir miyiz?" temeline dayanıyor...

Bütün oyun planları, 2012 Cumhurbaşkanlığı seçimi, Recep Tayyip Erdoğan'ın Köşk'e çıkma olasılığı ve Erdoğan'ın bir sonraki dönemde aday olmayacağını açıklamış olmasının üzerinden yürütülüyor.

Tüm bu gelişmelerin yeni bir siyasi denklem yaratacağı açık.

Bu nedenle, örgütsel olarak dağınık bir görüntü veren Kılıçdaroğlu ve Tekin yönetimindeki CHP'nin 12 Haziran'daki bir numaralı hedefi Baykal'dan devralınılan yüzde 23 oy oranının üzerinde çıkılabilen en üst seviyesine çıkabilmek.

İkincisi, Gürsel Tekin'in imzasını taşıyacak operasyonla 12 Haziran'dan sonra başlayacak esas dönüşüm sürecine uyum sağlayacak yeni bir parti grubunu Meclis'te kurabilmek...

Üçüncü aşamada ise, Gürsel Tekin, arzu ettiği fotoğrafı yakalayabilirse, seçim süreci nedeniyle askıya aldığı yarım kalan örgüt operasyonuna yönelecek ve Baykal dönemi il yönetimlerini de görevden alacaktır.

Kılıçdaroğlu ve Tekin yönetimiyle derin bir güven bunalımı yaşadığı belli olan Gürhan Akdoğan'ın "Milletvekili adaylığı beklentim yok, teknik olarak da mümkün değil" derken kastettiği "teknik" sorunların 13 Haziran sabahından itibaren daha gözle görülür ve dile dökülür hale geleceği aşikar...