SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

CHP'de FP süreci yaşanır mı?

Yazının Giriş Tarihi: 27.06.2011 00:07

Seçimli Parti Meclisi Kurultayı için 630 imza gerekiyor ve bu sayıya ulaşma yönünde 3 gün içerisinde ciddi bir hamle yapılmış durumda...

Muhalifler 508 imzaya ulaşmayı başardı bile...

CHP Bursa eski İl Başkanı Gürhan Akdoğan'ın aktardığı bilgilere göre CHP'de Kurultay'ın toplanması ve PM seçiminin yapılması kaçınılmaz gibi gözüküyor...

Öyle anlaşılıyor ki, CHP'de muhalifler Yüksek Seçim Kurulu'ndan hızlı çalışıyorlar. Bu gidişle yeni Meclis toplanmadan CHP'de Kurultay toplanırsa kimse şaşırmasın!

Bu işin şakası tabii...

Ama CHP'de işler artık şaka kaldırmayacak derkeye ulaşmış vaziyette...

CHP hızla bir kırılmaya doğru gidiyor. Bu kırılmadan nasıl bir fotoğraf çıkacak, üç beş hafta içerisinde hep birlikte göreceğiz...

Muhalifler niye Kurultay istiyor?

Çünkü CHP 12 Haziran'da başarısız oldu!..

Yüzde 20'de bırakılan parti, yüzde 26'yla başarısız oldu! Evet, doğru, iktidar yine AKP'nin oldu; üstelik iki katı oyla...

Deniz Baykal ve Önder Sav öncülündeki ekibin partiye ve bugünkü yönetime ilişkin ideolojik tespitleri ve eleştirileri bir yana bırakılacak olursa, "seçimdeki başarısızlık" gerekçesi pek eğreti duruyor...

Bu nedenledir ki, seçimli Kurultay talebi yalnızca PM'yle sınırlanmış durumda ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun koltuğu sallanmıyor ya da sallanamıyor!...

Ama koltuğu sıkıca sarılmak ve kuşatılmak isteniyor...

Kolları ve bacakları olmayan baş ne işe yarar!

Elbette asıl hedef Gürsel Tekin ve onun üzerinden Kemal Kılıçdaroğlu...

PM düşerse, Kılıçdaroğlu'nun da düşeceği kesin...

Kurultay çağrısının içerisinde de yer aldığı gibi kamuoyunun ve CHP tabanının Kılıçdaroğlu'na olan ilgisi sürüyor...

Başarısız dense de yüzde 20'de bırakılan CHP, yüzde 6'lık bir artışla yüzde 26'ya ulaşmış...

Eeee...

Kılıçdaroğlu dursun, Tekin ve arkadaşları gitsin!

İyi de Kılıçdaroğlu bu ekibi getirmiş; ekip giderse Kılıçdaroğlu durur mu?

Zaten amaç göndermek değil, gitmesine vesile olmak...

"Efendim, biz Kılıçdaroğlu'nun çok seviyorduk ama kendisi bıraktı, gitti; çok ısrar ettik ama durduramadık, biz ne yapalım."

Alın size kapı gibi gerekçe!..

Yaşananlar şaka tadında olsa da ne dedik biraz önce, CHP için artık işin şakası yok...

Bana göre CHP hızla kurultaylar dizisinin de sonuna yaklaşıyor...

Partideki bu yaşananlar açıkçası bana Refah Partisi sonrası kurulan Fazilet Partisi'nde yaşanan güç mücadelesi ve parti yarışı sürecini anımsatıyor...

14 Mayıs 2000 tarihinde Necmettin Erbakan'ın desteklediği Recai Kutan ile Recep Tayyip Erdoğan'ın desteklediği Abdullah Gül FP'de liderlik için yarıştı...

Gelenekçi-Yenilikçi mücadelesine dönüşen Kongre'den Kutan 112 oy farkıyla galip ayrıldı ve güçlü bir taban elde eden Yenilikçi kanat "Milli Görüş" hareketinden koparak güçlü bir taban hareketiyle birkaç ay sonra Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurdu...

Sonrası malum...

Bana göre, CHP'de hızla bir "FP benzeri" hesaplaşma sürecine gidiyor...

"Mutlak benzerliği" bozan bir kaset skandalının araya girmiş olması...

Baykal-Sav işbirliğinde vücut bulan "Gelenekçi" kanat ile Kılıçdaroğlu-Tekin ikilisinde yönünü arayan "Yenilikçi" kanat "Kutan-Gül" benzeri bir seçim yarışı ve hesaplaşmaya hazırlanıyor...

Elbette bir kanat kaybedecek...

Soru şu:

Acaba Abdullah Gül, Recai Kutan karşısında kazansaydı, AKP aynı başarıyı FP ile yakalayabilir miydi? Milli Görüş'ün çekirdek kadrosunu ve ideolojisini dönüştürüp bugünkü parti program ve yapısına ulaşabilir miydi?

İkinci soru da şu:

Acaba, CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu Deniz Baykal'la gireceği yarışı kazanırsa, CHP'deki dönüşümü tamamlayıp AKP'yle ciddi bir iktidar mücadelesine girişebilir mi? CHP'nin çekirdek kadrosunu ve ideolojisini dönüştürüp toplumla yeni bir bağ kurabilir ve ciddi bir iktidar seçeneği yaratabilir mi?

Olası senaryoları bir sonraki yazıda tartışmaya devam edelim...