SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bu zafer galibiyetten çok daha fazlasını anlatıyor!

Yazının Giriş Tarihi: 24.08.2012 00:43

Açıkçası maçı izledikten sonra Bursaspor'un yalnızca kendisi açısından değil ama Türk futbolu açısından da önemli bir engelin aşılması yönünde güçlü bir ışık verdiğini düşünüyorum.

Bu yorumumu abartı bulanlar da çıkabilir...

Nedir bu güçlü ışık!

Türk futbol kulüpleri oyunu stratejik ve taktik açıdan oynamayı bir türlü beceremiyorlar; en azından bugünkü maça kadar...

Elinizde bir malzeme varsa ve karşınızdaki malzemeyi de biliyor, iyi analiz ettiyseniz, aşağı yukarı oyunu da nasıl oynamanız gerektiğini de çözme yoluna girdiniz demektir.

Günümüz futbolu fizik, kondisyon ve mücadele açısından birbirine çok yaklaştı. İşte gördünüz, Videoton diye bir takım önemli takımları eledi ve kimsenin adını sanını duymadığı bu takım Trabzon'dan beraberliği söktü aldı.

Oysa kura çekimi sonrası açın bakın İstanbul basınına, "Trabzon'a kolay, Bursa'ya zor rakip" manşetleriyle doluydu. O gün ne dedik, "Artık günümüz futbolunda aradaki farkı, kim daha çok istiyorsa o belirliyor."

Tabii ki bu çok isteme formülünün içerisinde iyi bir taktik beceri çok önem taşıyor.

Bursaspor'da bunu başardı bu maçta...

Neydi bu taktik beceri?

Çok basit: Şuursuz oynamayacaksın, rakibini iyi tanıyacak ve haddini bilerek oynayacak ve topu kendinde tutacaksın ve olgun ataklarla rakibin zaaf alanlarının üzerine oynayacaksın!

Türk futbolunda teknik direktörler yeşil çimlere ayak basmadan önce soyunma odasında ve öncesinde bol bol taktik verirler oyuncularına ama iş sahaya çıkınca hesap çarşıya uymaz. Maç sonu analizinin klişesi, "Oyuncular verdiğimiz taktiği uygulayamadı" olur.

Ben bugün hem Bursaspor'u takım olarak hem de oyuncuları mental açıdan tam bir modern futbolun temsilcileri olarak gördüm. Üstelik Türk futbolcusunun hemen havluyu atmasını sağlayacak hem ilk, hem de erken gol yemeğe hastalığına rağmen.

Maçın ilk 20 dakikasında Twente, tribünlerin coşkusunu da arkasına alan Bursaspor'un üzerine gelmesini ve güçlü hücum ayaklarıyla bol bol fırsat bulmayı hesap etti. Bu zaman diliminde yeşil beyazlıların sinir uçlarını oldukça zorladı. Ama Bursaspor taktiğine ve oyun anlayışına ısrarla bağlı kaldı, sabırlı davrandı.

Bursaspor, Twente ataklarında bir iki pozisyonda kademe hataları yaptıysa da golle biten pozisyon dışında neredeyse yürekleri ağza getirecek tek bir pozisyon vermeden maçı tamamladı.

Oysa Pinto gününde olsa, Batalla'nın o usta vuruşunda yan direk insafa gelse Teksas belki de üç beş dakika daha erken coşma fırsatı bulabilecekti. Twente'nin defans zafiyetleri Bursasporlu oyunculara bol fırsat verdi.

Özetle, Bursaspor bugün Twente'yi yalnızca skorla, bir istatistikle yenmedi, taktikle, sabırla, disiplinle ve tam bir Avrupa kulübüne yakışan futbol anlayışıyla yendi.

O nedenle Steve McLaren'in "Rövanşta işimiz çok daha zor" yorumu boş bir yorum değil. Keza İngiliz teknik  adamın sözünün altında, skoru elde edemeyeceklerine yönelik bir umutsuzluk değil, Bursaspor'un oyun kalitesini alt edememe kaygısı yatıyor.

Şimdi, Bursaspor'un bu oyun zekasını ve olgunluğunu test etmemiz ve yeşil beyazlıların futbol camiasında sınıf atlamasını sağladığını görmemiz için bir sonraki hafta oynanacak rövanş maçını izlememiz gerekecek.

Bursaspor'un Hollanda liginin lideri karşısında yine etkili oynaması ve Avrupa Ligi'ne kalması emin olun 2010 yılındaki şampiyonluk kadar önemli olacak.

Bu arada, Ozan İpek ile Batalla'nın harika performansını not etmeden geçmeyelim; ama bu başarıyı da bu iki futbolcuya ihale etmeden, takımın bir bütün olarak oynadığı takım oyununu, disiplinini, sabrını alkışlayalım.

Ve yazıyı bitirirken bir dipnot da Petteri Forselli için. Lütfen hemen Forsell'i ipe göndermeyin. Çok genç bir oyuncu ve alışık olmadığı hem ülke hem de futbol kültüründen geliyor. İyi ya da kötü futbolcu olduğu yönündeki yorumlar için henüz erken.

Eee, kolay değil Bursaspor'un ateşli taraftarlarının önünde oynamak...

@ozcanyazici