SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

'Ama ve ancak' demeden ölümü durdurun!

Yazının Giriş Tarihi: 20.10.2011 12:24

En küçük bir vicdanı olan insanın bile yüreğini dağlayacak bir fotoğrafla karşı karşıyayız.

30 yıllık bir kaosun, savaşın, çatışmanın, terörün artık ne derseniz onun yarattığı bir dehşet ve kasvetli bir fotoğraf bu...

Neden?

Dünden beri kendi kendime soruyorum, neden?

PKK bu saldırılarını neden gerçekleştiriyor; neden son 3-5 aydır saldırılarını tırmandırdı?

Hadi, 1980, 1990'larda "Kürt devleti istiyor" ve faili meçhullerden besleniyor ve güç alıyordu...

Peki bu yıllarda neden?

Neden Artuklu Üniversitesi'nde Türkçe, Kürtçe, Süryanice dillerinde açılış konuşmalarının yapıldığı, Kürtlerin ve Kürt sorununun kabul edildiği ve barışçıl çözüm yollarının arandığı ve herkesin az ya da çok, eksik ya da fazla çözüm için kafa yorduğu bir süreçte PKK ölüm yağdırmaya başladı?

Üstelik kurucusu Abdullah Öcalan'ın "devletle anlaştık" dediği, "ayrılık değil, demokratik özerklik istiyoruz" dediği günün ertesinde örgüt, silahla, kanla, gözyaşıyla bu süreci baltaladı.

Yeni Anayasa tartışmalarının başladığı, BDP temsilcilerinin de "hiçbir kırmızı çizgi getirmeden toplantılara katılacağız" dediği günlerde PKK neden bu saldırılarını artırdı?

Yoksa PKK'nın artık Kürtler de, Kürt sorunu da umrunda değil mi?

Artık tarihi günler yaşıyoruz...

Bu söz belki sakız gibi defalarca söylendi; ama bu kez hakikaten tarihi günler yaşıyoruz...

Herkes artık daha cesur olmalı ve sözlerini cesurca söylemeli.

Kim ki, barış istiyor, kim ki bu acıların son bulmasını istiyor, "ama, ancak, fakat" gibi bahanelere sapmadan, bu kan ve gözyaşının dinmesi için tavır almalı...

Bunun birinci şartı belli: Silah, şiddet, öldürmeyi kesin, net bir dille hemen reddetmek...

"Ölüm", hiçbir şekilde, hiçbir "ama, ancak" gibi bahanelerle örtülemez...

Bugün artık sözlerimizi yuvarlamaya, utangaçça laflar etmemize gerek yok.

Alınacak tavır ve söylenecek söz belli: Öldürme!

Öldürerek "hiçbir hakkı ve özgürlüğü" savunmaya kalkma!

Her şeyi tartışabilirsiniz, demokratik her eylemi ve direnişi sergileyebilirsiniz, her hatayı düzeltebilirsiniz, ama hiçbir ölümü geri getiremezsiniz...

Yaşam hakkını herkes insan olmanın namusuyla savunmalı...

Bugün "Kürt Sorunu" dediğimiz sorunun etrafında, bu sorunun çözümü için artık hiçbir şekilde "silah" bir araç, öldürmek ya da ölmek bir çözüm yolu olarak "hoş görülemez"...

Bu ülkenin yoksul çocuklarını öldürerek, kimse çözüme katkı sağlayamaz.

Bu nedenle sözüm, en geniş anlamda bugün kendisini sol yelpaze içerisinde görenleredir. Barış isteyen herkes, açık ve net biçimde PKK'nın silahlı saldırılarını durdurması için "açık, net bir dille" tavır almalıdır.

Kimse kimseyi kandırmasın, bu saldırılar sürdükçe ve cenazeler kaldırılmaya devam ettikçe, söyleyecekleri sözlerin, eylemlerinin, hiçbir "inandırıcılığı, meşruiyeti" olmayacaktır.

Son bir sözümüz de, samimi bir duygu, düşünce ve dille barış isteyen Kürt halkının temsilcilerinedir.

Artık, PKK'nın kan, gözyaşı ve ölüm saçan eylemlerine "dur" demenizin vakti gelmedi mi?

Gemlik'ten önce, Kandil'in kapısına dayanmanız için daha kaç cenaze kaldırılacak?

Lütfen daha fazla cesaret...

Hep birlikte durduralım bu akan kanı; Türk ve Kürt gençlerinin yaşamlarının baharında yitip gitmesini önleyelim... 

twitter.com/ozcanyazici