SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Şu çılgın Türkler ve atletizmin dünya salonu

Yazının Giriş Tarihi: 09.03.2012 08:56

Şaşkındım çünkü.

İmkansızdı...

Ve çünkü, yıllar yılı İzmir Atatürk Stadyumu'nun tribün altında, hiçbir standarda uymayan, bir antrenman salonunda yapılırdı Türkiye Salon Atletizm Şampiyonası.

Koşardık, atlardık ve atardık işte. Gönlümüzde atletizm sevgisi vardı ya, yeter artardı bize...

İşte, öylesi bir dönem devam ederken, her şey sanki normalmiş gibi kabul edilirken üstelik, Türkiye, kalktı Dünya Şampiyonası için 'ben de adayım' dedi.

Güldük...

Güldüm...

Ve ne yalan söyleyeyim, yazdım 'yuhhh artık' dedim.

Zaman, beni haksız çıkardı.

Yanılmayı çok istemiştim; oldu.

Ne güzel...

(Gerçi son anda, yüzümüze gözümüze bulaştırıp, eksiklikler yüzünden iptal olacaktı bu şampiyona ama, çözüldü her şey... Öyle değil mi?)

OLİMPİYAT SINAVI...

Salonu olmayan Türkiye, dünya atletlerini ağırlamak üzere; Uluslararası Atletizm Federasyonu (IAAF) tarafından 2012 Dünya Salon Atletizm Şampiyonası'nı kazanmış bir kez.

Verdiği taahhütler son anda yetişmiş olsa da; şimdi bu inanılmaz organizasyona ev sahipliği yapıyoruz...

Gel de 'Şu Çılgın Türkler' deme...

Emeği geçenlere, elini taşın altına koyan, bir santim bile geri çekilmeyen, bu etkinliğe inanan herkese, sonsuz teşekkürler...

Mehmet Terzi ve ekibi müthişti doğrusu...

Biliyoruz ki, Olimpiyat Oyunları için bu tip organizasyonlar; özellikle atletizm etkinlikleri, en önemli nirengi, kabul ediliyor...

Okudunuz/duydunuz belki de, şampiyona rekor ile başladı.

Nitekim, 14.kez yapılan bu şampiyonaya 172 ülke katılım gösteriyor. Bu güne dek, en fazla 147 ülkenin katılım gösterdiğini hatırlatırsam, rekor daha net anlaşılabilir.

Stratejik konumu ile zaten dünyanın ilgi odağı olan Türkiye'nin, bu organizasyonu, 180 ülkeden canlı olarak izlenecek.

Ne büyük tanıtım.

Dünya spor kamuoyunun, gözü kulağı bizde...

SADECE BURSAPORT'TA

Ve yazarınız, 7450 kişi kapasiteli salonda olmanın, ayrıcalığını yaşayacak biraz olsun. Sizlere, farklı ve hiçbir yerde olmayan bilgileri aktaracak, şampiyona boyunca.

Aynen, ulusal takımın gerçekçi analizini, mücadele öncesinde, Türk basınında ilk kez, buradan öğreneceğiniz gibi :

Erkeklerde madalya şansımız 1.500 metrede İlhan Tanui Özbilen... Dört hafta önce muhteşem bir derece yaptı : 3.34.76

Polat Komboi Arıkan 3.000 metrede final belki koşar.

400 metrede Ali Ekber Kayaş ise tahminim o ki, ilk turda elenir.

Halit Kılıç 800 metrede sürpriz yaparak yeni bir Türkiye rekoru kırabilirse,final koşma şansı var. Şubat başında 1.49.80 koştu.

Performansında zirvesini Bursa'da kazanan Kemal Koyuncu'nun son dereceleri pek ümit verici olmasa da, elemeleri belki taktik koşular ile geçebilir.

Alper Kulaksız, uzun atlamadaki genç atletimiz. Daha çok pişecek; önünde çok zaman var. 7,67'lik bir dereceye sahip.

Hüseyin Atıcı, gününde bir performans ile 19 metrenin üzerine çıkabilirse, hem yeni bir Türkiye rekoru kırar, hem de final şansını yakalayabilir. Ama, zor...

4 x 400 bayrak yarışında, sürpriz beklemekten başka çaremiz yok. Elenmeleri, normal sonuç...

BAYAN ATLETLERİMİZ...

Uzun atlamada Melis Mey'in form durumu oldukça iyi ve madalyaya yakın bir atletimiz.

1.500 metrede Aslı Çakır Alptekin, yarışmalara Kenya'da hazırlandı. Dereceleri yetersiz ancak şu an kapalı kutu ve belki de sürpriz yapacak.

Durdu Karakaya, derecesiyle 3.000 metre elemelerini geçemez görünse de, antrenörü Ebru Byhckov 'sürpriz yapacağız' diyor. İnanıyorum...

Gülle atmada Emel Dereli, belkide şampiyonanın en genç atleti. Tecrübe kazanabilmesi için ulusal takımda...

Yüksek atlamada Burcu Ayhan, sanki 1.95 üzeri atlayacak ki, final yarışma şansı olsun...

400 metrede Meliz Redif'in, ilk turda elenmesi normal.

Üç adım atlamada Sevim Sinmez'de elemeleri geçemez...

800 metrede Merve Aydın, enteresan bir grafik çiziyor. 2.03 koştuktan bir hafta sonra 2.11'de koşabiliyor. Sürprize açık olalım...

Nevin Yanıt ise, ne yazık ki sakat...

Teknik heyet ise, son hazırlıklarını tamamladı ve yine umut dolular.

SONUÇ :

Organizasyon eksiksiz olmalı.

Bu konuda ekip iyi hazırlandı.

Güvenim tam.

Başaracağız...

Sportif başarıya gelince, büyük umutlara gerek yok.

Kürsü; ulusal takım için müthiş bir başarıdır.

Önemli olan, bu dünya arenasında, final koşabilmektir... Gerisi, bu dönem için kocaman bir düş.