Bursaspor'un ufak tefek taşları!

Okan ARAS 18 Ağustos 2021 Çarşamba, 22:38

Bu nasıl makale?

E sormazlar mı sanıyorsunuz 'bu nasıl kulüp yönetimi' diye...

Bilen biliyor; gördü, takip etti, fark etti ki; Bursaspor yeni yönetimi hakkında olumlu da yazmadık, olumsuz da.

Bir sürü uyarı ve fis-kos varken; belgesiz konuları yazmak dedikodu ile eş anlamlı-ydı.

Üstelik zaten zor günler geçiren kulüp için olumsuz olabilir-di...

Hem de; skor yazmayıp spor yazan kardeşiniz için bazı etik değerler var...

AH ŞU SOSYAL MEDYA

Vezir olmak da mümkün...

Merak buyurmayın; bu topraklarda rezil olamıyor kimse; olan da unutulup gidiyor balık hafızalarda.

Gazeteci ve avukatlar değil sadece ekmeğini sözcüklerden kazanan. İletişimin her aşamasında sözcüklerin verdiği mesajlar çok çok önemli.

Hele hele tek taraflı yazıp, söylemek istediğinizi tam da anlatamazsanız; hiç kusura bakmayın. Suç sizde.

Yüzyıllar öncesinden ne diyor Mevlana :

- Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.

Göz teması-el teması ile birlikte seçilen, pozitif mimik ve doğru sözcüklerin eşlik ettiği iletişim, daha esas sanki.

Gözler üzerinizdeyken, üstelik başarısız olmanızı bekleyenler de varken, dikkat etmek gerekti.

Olmadı.

Eskiden ama çok eskiden değil; 4 yanlış 1 doğruyu götürürdü.

Günümüzde öyle mi ya ?

1 yanlış 4 doğruyu ve hatta bazen bütün doğruları götürebiliyor...

Ayyy ! çok uzadı bu muhabbet :

- Yönetim; dijital medya üzerinden tek taraflı ol(a)maz. Olamadı zaten!

KRİZİ YÖNETEBİLMEK...

Kolay değil elbette.

Adı üzerinde, kriz:

- Buhran ve bunalım...

Üst düzey hedefleri ve mevcut sistemi tehdit eden; acil karar verilmesi gereken, uyum ve önleme sistemlerinizi yetersiz hale getiren gerilim dolu günler...

En belirgin özelliği de; gördüğünüz-şahit olduğunuz gibi 'belirsizlik'

ABD başkanlarına ve günün popüler anlayışına teslim olarak dijital yönetim biçimi, camiaya yara verdi ne yazık ki.

Ah şu reklam kafa... 'Bir bedeli elbette olacak' diye yazmıştı ya futbol şube sorumlusu; bir başka yöneticinin de mizah dediği paylaşıma karşı ne dedi Mustafa Er:

- Gecenin bir yarısı sosyal medya üzerinden "Ya Bursaspor başa ya kuzgun leşe" diyerek daha ilk maçta kelle isteyen, bu işin kumar olmadığını profesyonel bir iş olduğunu, ömrünü Bursaspor arması için geçirmiş bizlere öğretmeye kalkanları, kamuoyunun vicdanına bırakıyorum...

Bıraktı da.

Böylelikle çocuğu da kucağında buluverdi yönetim kurulu.

Yazı yayıma girerken; yönetim kurulundan istifalar(?) ve genel belirsizlik halen devam ediyordu nitekim.

SORULAR... STANDART SORULAR...

Merakta kalıyor insanlar.

Sadece Bursaspor taraftarı değil ki, futbola ilgi duyan her şehirden insanlar ve hatta yurt dışından gelen sorular da var, doğru-yanlış yorumlar da...

İlk yorumu yapmış ve sormuştum :

- İnce eleyip sık dokuyup; şirketlerinizin başına CEO atadınız.

Her hazırlığı birlikte yaptınız.

Onayladınız.

Daha ilk ihracat sonrasında 'az kazanç elde ettik' diye CEO istifa etti.

Hiç sanmıyorum.

Mustafa Er'i istifaya götüren nedenleri çok merak ediyorum ?

Hiç olmadı; hiiiççç!

YİNE İLGİNÇ REKOR

Süper Lig şampiyonu bir kulüp burası.

Anadolu'nun makûs talihini yenen Trabzonspor klasiğinden sonra, bir ilki gerçekleştirmişti.

Öncesini de hatırlarsanız;

Gençlerden kurduğumuz aynı isimli takımımız şampiyon olmuş; o zamanların 1. ligine çıkmaya hak kazanarak inanılmaz bir başarıya imza atmıştı.

Doğal ki TFF

'Aynı ligde aynı kulüpten iki takım olmaz' gerekçesiyle reddetmişti.

Alın teriyle kazanan gençlere, formül üretememek de acıydı doğrusu.

Unuttuk gitti...

İyi de; böylesine etkin ve başarılı Süper Lig şampiyonu, işinde başarılı ama ne yazık ki sosyal statü de kazanmak isteyen, spordanbi-haber yönetici-ler(?) sayesinde ligden de düş(ürül)müştü.

Süper Lig şampiyonu ol, sonrasında 3. olmayı da başar, Avrupa kantarına çık, ama daha sonraki dönemlerde ligden düş.

Yine çık, yine düş...

Asansör takım mıyız ne ?

Ve şimdi; teknik direktörü daha ilk haftadan istifa eden kulüpler listesine dahil ol.

Ne acı öyle değil mi?

SORU DA SORUNLAR DA BİTMEZ!

Takımın en önemli ismi; teknik direktör istifa dilekçesi vermiş.

Hani beraber çıkmıştınız ya yola.

'Gel hocam bir çay ısmarlayayım' demek zor muydu? Küs müydünüz yoksa?

Beytullah kardeşimiz almış sufleyi, açmış telefonu 'istifayı kabul etmiyoruz hocam' diye; ama nafile.

Ok yaydan çıkmış bir kere...

- Sahi futbol şube sorumlusu olarak niye aramadı ki takımın ekip liderini?

Komik doğrusu.

Anlatılanlar Hoca Nasreddin misali, 'haklıyım' minvalinde. Sonuç takıma yansıyor o başka.

Ben gibi merak edenler sormaya devam ediyor işte:

- Hocanın işaret ettiği hangi futbolcuları kulübe monte ettiniz?

- Hoca sizin hangi futbolcu önerilerinizi beğenmeyip kestirip attı?

- Karabükspor'u batağa sürükleyen menajer ile olan kulüp ilişkisi nedir?

- Hoca daha önce 2 kere istifa etti de kabul mü edilmedi?

- Eğer 2 kere istifa ettiği doğruysa; istifa sebebi neydi? Niye kabul etmediniz?

- Batalla'nın Bursaspor'a yeniden döndüğüne dair pişmanlık açıklaması neyin nesi?

- Yeni teknik direktör için B ve hatta C gibi çoklu kriz planlarınız var mı?

- Bayram değil seyran değil; yönetim kurulundan istifalar olacak mı?

- Sahi, böylesi bir tablo sonrasında sizce kaç haftayı feda ettik?

Daha çok soru var da;

Yazdıklarım suya gidecek sanki ve nasıl olsa dedikodu kazanı sosyal medya üzerinden alırım yanıtları.

Sağlıcakla kalın...