SON DAKİKA
Hava Durumu

Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası ve Yeni Yıl Konseri

Yazının Giriş Tarihi: 28.12.2025 21:27
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.12.2025 21:44

Söze nasıl başlayacağını bilememek hiç hoş değil.

Çünkü tekrara düşmek istemiyor yazan.

Ve her giriş bölümüne; olumlu cümleler ve/veya eskilerin deyimiyle methiyeler düzerek başlamak da çok keyifli olmasa gerek.

Hiç mi eleştirilecek bir yan yok canım…

Var; birazdan… :)

*

Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde inanılmaz bir konsere daha imza atıldı.

Yeni Yıl Konseri, Artun Honic şefliğinde; piyanoda Matej Mestrovic, kemanda Yuri Revich ve vurmalı çalgılarda Borna Sercar desteği ile inanılmaz bir boyut kazandı.

Yıllık programı yönlendiren; böylesi kıymetli sanatçıları, doğru zamanda, enerji dolu doğru parçalar ile kim ya da kimler seçiyorsa; bir büyük alkış da onlara.

Böylesi çok özel konserler; daha önceki yazılarımda ifade ettiğim gibi; televizyonlardan canlı olarak sunulmalı diye düşünüyorum.

Matej Mestrovic’in salon ile kurduğu müthiş iletişim; Yuri Revich’in kemanını adeta konuşturması, Borna Bercar’ın vurmalı çalgıda su şişelerini kullanıp hayran bırakması ve şef Artun Honic’in hakimiyeti ayrıca birer kıymet.

Bölge orkestramıza zaten her koşulda şapka çıkarıyorum.

*

Kızıl Papaz lakaplı Antonio Vivaldi ile merhaba denildi salona:

Dört Mevsim…

İlkbahar, Yaz, Sonbahar ve Kış

Marco Ricci’nin resimlerinden etkilenen Vivaldi, ‘hızlı-yavaş ve yine hızlı’ temposuyla dört konçerto bestelemiş.

Aslında her konçerto mevsimlerin durumunu anlatan sözlere de sahip.

Keşke, hepimiz bu sözleri büyük bir ekrandan da takip edebilseydik…

Açılışta yüksek tempolu coşkulu sunum hepimizi sarıp sarmaladı gerçekten.

*

Mevsimlerden minicik birkaç kesit hatırlatayım isterseniz :

İçimde bir çocuk / Uçuşan kelebekleri kovalar / Ruhumun bahçesinde / Sayende…

Ve doğal olarak bu bir bahar habercisi işte.

Yaz bölümüne gelirsek; şimdi sevme zamanı olsa gerek : Ben aslında seni sevmezdim / Aşk yanıma geldin / Geliş o geliş…

Sırada Sonbahar var elbette; Yaz ya da kış / Başka bir mevsim olsaydı eğer / Unutabilirdim belki seni / Gel gör ki / Hazan mevsimi / Hüzün mevsimi…

Ve aslında her bölüme; 14 mısralık şiirler (sone) eşlik ediyor ama; tüm mısraları aktarmak yazımızı çok uzatabilir… Havalar soğudu; öyleyse kışa giriyoruz : Böyle bir havada üşür mü insan / Üşüyor işte yokluğunda / Hasretini sigarama sardım / Zehir zıkkım bir gece başımda / Onca yıldır dertleştiğim dalgalar / Kadeh kaldırdığım martılar / Sustular / Ayaz günümde / Yüreğimi dağladılar…

*

Ara verildiğinde, salon; piyanist Matej ile bütünleşmişti sanki; sonrasında neler olacak? Merak ediyorum doğrusu…

Mehter Marşı ritminden esinlenen Mozart’ın, hepimizin bildiği Türk Marşı, özgün adıyla Alla Turca ile devam ediyoruz…

Georges Bizet’in carmen’i; bir aşkın nasıl tutku ile başlayıp bağımlılığa dönüşeceğini anlatmayı deniyor :

Aşk vahşi bir kuşa benzer / Ehlileştirmeyi deneyen / Pişman olur / Çağırman boşuna / Eğer istemiyorsa / Gelmez…

Aşk bir çingeneye benzer / Kural tanımaz / Sen beni sevmesen bile / Ben seni severim / Ve seni seviyorum…

*

İşine aşık, orkestra arkadaşlarına, şefe ve salonun her köşesine ulaşan, bitmek bilmeyen bir enerjisi var piyanist Matej’in...

Her parça sonrası ‘bravo’ sesleri var aralarda…

İzleyenler gibi ben de çok sevdim bu piyanisti.

Önde oturuyoruz ya; çoraplarına da bayıldım valla.

Birkaç dize hak ediyor benden :

Piyanosunun tuşlarında akarken zaman,

Çoraplarında sol anahtarı desenli adam

Hop oturup hop kaldırdı bizi bu akşam…

*

Brahms’tan Macar Dansı’ndan sonra; 10 ülkeden geçen Tuna nehri için Hırvat Mestrovic’ten Danube Rhapsody (Tuna Dansı) ile devam ettik.

Üçlü zaman ölçüsüne ve um-pa-ra ritmi karşılıyor bizi. Yine yavaş ve hızlı geçişler var, final cum-ba-lom bölümüyle bitiverdi.

Mutluyuz valla, coştuk yine.

Ardından Strauss’un vedası Rodetzky Marşı-Yürüyüşü nefes kesti tabii ki…

Ve finalde kaç kez bis yaptık bilemiyorum ama Matej’in aranje ettiği bölümleri dinlemek ve yediden yetmişe kulaklarımıza küpe olan Pembe Panter parçası tek kelimeyle salona ayağa dikti.

Yukarıda söylediğim sözlerin biraz farklısını ve fazlasını da yazayım madem :

-Senfoni orkestrası mükemmel işler yapmaya devam ediyor. Desteklerini esirgemeyen öncüler, kuruluş ve kurumlar iyi ki canla başla direnmeye, kentimize kaliteli konserler getirmeye özen gösteriyor.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.