SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bu virüs dünyayı şekillendirir mi? (1)

Yazının Giriş Tarihi: 12.03.2020 12:49

Yazımı dikkatle okumanızı öneriyorum.

Doktor filan değilim elbette; sadece sağlıklı düşünmeyi deneyen, objektif analizler yapmaya çalışan sizin gibi bir yurttaşım. Hepsi bu.

Ama yine de bu yazımı ve şüphelerimi dikkatle okumanızı öneriyorum.

Birkaç dakikanız gidecek ama, basit önlemler alarak kazasız bir şekilde yaza çıkabilirsiniz. Merak etmeyin; kaybetmez kazanırsınız...

İki durum söz konusu :

- Durum sandığımızdan daha büyük olabilir

- Her şey abartı ve medya marifetiyle şişiriliyor olabilir

Yazının her aşamasında; lütfen her iki öngörüyü de sürekli aklınıza getirin. Kesinlikle faydalı olacak...

BUYRUN BAKALIM

'Büyük resim' klişe bir tanım ve bu bağlamda sonuç beklenmedik kadar ilginç. Virüs vakası şu anda 125 ülkede tespit edildi. Ve bildiğiniz gibi Türkiye ortada bir kama gibi duruyor. (?)

En azından bilebildiklerimiz bu yönde.

İlginç gerçekten...

İşin bir başka ilginç tarafı da, pek çoğumuz (yazarınız dahil) konuyu abartılı bulup, küçümsedi. Ancak, dalga dalga geldiğine tanık olmak gerçekten ürkütücü. Haberler, görüntüler, alınan kararlar, ertelenen organizasyonlar, topyekün mücadelenin, böylesi devasa boyutlara ulaşmasını, korku filmi izler gibi izliyoruz.

Biliyorsunuz değil mi? İtalya, turizm gelirlerinden olmamak için gerekli önlemleri almayıp, önemsemedi ve bugün gelinen durum, çok vahim. Çin'den sonra en fazla etkilenen ülke olarak dikkat çeken İtalya'da şehirler arası yolculuk bile izne bağlı.

Delik deşik sınırlarımızın olmayan kontrolü sayesinde, içimize ne kadar virüslü dünya insanının girdiğini bilmemize olanak yok.

Gizliyorlar mı?

Aklımıza gelmiyor değil...

AKDENİZ'E BİR KISRAK BAŞI GİBİ UZANAN

Türkiye.

Asya-Avrupa ve dünyamız üzerinde stratejik bir köprü...

Çinli turistlerin ülkemize olan ilgisini bilmeyen yok. Üstelik, Türkiye bu stratejik konumu nedeniyle kara ve hava yolu ile dünyanın transit atlama-geçiş noktası...

Ve durup dururken, birden bire Sağlık Bakanlığı tarafından önceki gün 'virüs saldırısının ülkemizde olması yüksek ihtimal' gibi yapılan açıklama, çok ciddi bir işaret olabilir.

Varsayımlardan niyet okumak istemem elbette, ama sanırım bu tip bir açıklama size de manidar gelmiştir.

Nitekim; salıyı çarşambaya bağlayan gecenin ilk saatlerinde öğrendik ki; dünya listesine girdik. Sağlık Bakanı Koca'nın açıklamasına göre artık Türkiye'nin de bir virüs vakası var. Doğal olarak yakınları ve yakın ilişkide olduğu yurttaşlarımız karantina altına alındı.

Seri önlemlerin gelebileceğini beklemek son derece normal. Pek çok ülkede uygulanan önlemler ülkemizde de bir bir hayata geçecek sanki.

Okullar, spor müsabakaları dahil, büyük organizasyonlara farklı önlemlerin getirilmesi an meselesi.

Uyum göstermemiz nasıl mümkün olacak ?

Hep birlikte göreceğiz...

MERKEL KORKUYOR... YA BİZ ?

Almanları ciddi olarak biliyoruz.

Söylemlerine dikkat etmek gerek.

Ve Başbakan Merkel'in açıklaması karşısında korkmayan yoktur sanırım :

- Almanya'da yaşayan insanların yüzde 60 ile 70'ine virüs bulaşacak !

İnanılır gibi değil.

Ya Almanlar çok korkak ve basiretsiz ya da bizimkiler halının altına süpürmeye devam ediyor...

Sakin kalmak mantıklı ama, hareketsiz ve savunmasız şekilde beklemek 'bize bir şey olmaz' düşüncesinde olmak, onulmaz yaralar açabilir.

Ülkemiz gerekli önemleri en kısa sürede alacak.

Öyle düşünmek istiyorum.

Öneriler getirecek değilim, çok daha nitelikli uygulamaları uzmanlar biliyor elbette.

Bu arada, pek çok uzman dostlarımızın benzer açıklamalarını, yurttaş olarak bizler de hayata geçirmek zorundayız.

BİR KAÇ ÖNERİYLE, SİZDEN UZAK VİRÜS...

Bu virüste ölüm oranı yüzde 3 gibi düşük bir oranda; ama yine de dünya inanılmaz önlemleri peş peşe hayata geçiriyor. Bilmediğimiz başka ayrıntılar da var gibi.

Kişisel olarak yapacaklarımızı es geçmeyelim :

Bilenler için diyafram nefesi müthiş avantaj.

Bu havalarda üşütmemek birinci şart.

Hepimizde adet olan sarılıp öpüşme meselesinden artık uzaklaşalım.

Toplu ulaşımı kullananlar dikkat !

Günde en az 5 kez ellerimizi iyice ve en az 30 saniye kadar yıkamalıyız.

Bağışıklık sistemi son derece önemli; bu nedenle tek tip beslenmek yok.

Her tür yiyeceği sofralarımızda bulundurmaya özen gösterelim.

Ev yoğurdu, ev turşusu, ev sirkesi tüketmeyi ihmal etmeyelim.

Alkol oranı yüksek olan kolonya, evimizden eksik olmasın, kullanalım.

Boğazımız asla kuru kalmasın. Gün içerisinde, gece yatmadan önce ve hatta gece ihtiyaçtan kalkınca, mutlaka su içelim.

Aklımıza geldikçe tuzlu su ile gargara ve burun temizliğimizi yapalım.

Dışarıda pek çok kişiyle görüştüğümüz için, dışarıdan eve gelenler mutlaka iyi yıkanmalı. Üşütmeden her gün duş almakta fayda var.

Ev dışında her gün 1 maske kullanılması hem sizin için, hem de çevreniz için, riski azaltır.

Her satırı tek tek incelerseniz, son derece ekonomik ve kolay yöntemler olduğunu göreceksiniz. Yeter ki; konuyu hafife almadan, uygulamaya başlayın. Kaybetmez, kazanırsınız.

Ne demişler ?

- İşini kış tut; yaz çıkarsa bahtına...