Pıtrak gibi artan maden sahalarıyla övünme devri çoktan bitmiş olmalı. Ama, hız kesmeden korkunç bir hızla yayılmaya devam ediyorlar.
Rakamlar da verip; inanılmaz miktarlarda su kullanımı yapıldığı ile ilgili özden uzaklaşmak istemiyoruz. Ama biliniz ki, milyon metreküp seviyesinde su kullandıkları bir gerçek. Sözgelimi; bir altın madeni, bir ilçenin kullandığı kadar suyu tüketmeye devam ediyor.
Kömür madenlerinin de ekstra kirlenmeye neden olduğunu ayrıca ifade edelim.
Ama sorun bu kadar da basit değil. Sularımızı kirletmelerinin yanı sıra, yer altı sularını yok ettikleri kocaman bir gerçek.
Açılan her maden sahasının ormanları yok ettiğini hatırlatmamıza gerek var mı?
Mesela, ülkenin başına bela olmuş termik santral facialarına kısaca değinelim.
Ne komiktir ki, bir dönem Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde; evet yanlış okumadınız Demirtaş’ta dahi termik santral kurmak için, büyük enerji sarf etmişlerdi bu kentte.
Kilometrelerce uzaktan kömür nakliyesiyle zaten kentin dehşet trafik sıkışıklığına eklenecek kamyonlara, hayal gücümüz yetmezdi elbet. Ve bu arada, ovada açılacak kuyulardan, milyonlarca metreküp su iç edilecekti.
İyi ki sivil toplum kuruluşlarımız dik durdu. Sivilay’ın da destek verdiği sivil örgütlenmelerin ciddi eylem ve güç birliği, zaten yok edilmiş ovada, termik santral faciasına engel oldu. Girişimci(?) kafası, öneriyi rafa kaldırmak zorunda kaldı. Umarız; yeniden hortlatılma girişimlerine tanık olmayız…

İşte Greenpeace raporundan minik bir kesit:
- Termik santraller, 1 milyar insanın tatlı su ihtiyacını tüketiyor.
Ve inanılmaz bir örnek daha:
- Aliağa Termik Santrali ÇED raporuna göre, İzmir’in kullandığı suyun 4 katı su ile soğutma yapacağını planlamıştı…
Bir başka örnek mermerden gelsin. Ham blok mermerin metreküpü için 630 litre su kullanıldığını da hatırlatıyoruz..
Müthiş ve dehşet bir rapor ile sözümüzü tamamlayalım:
- Türkiye’nin 10’da 1’i maden sahası olmuş durumda.
Dehşet…