SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

50. Yıl'da Bursaspor

Yazının Giriş Tarihi: 14.08.2013 03:26

Hazırlık dönemini ve maçları taraftar gözüyle izlemek, her gün aynı şeyleri yaşadığı için önemli ayrıntıları görememek/önlemini alamamak ve dolayısıyla işletme körü olmak, böyle bir şey işte...

'Turu rahat geçeriz' diyenlere inat bir hafta öncesinden 'Görünen Köy' yazımda, basit bir hasar tespiti yapmıştım :

- Hazırlık sürecini tamamla; ama hala 'kadroda eksik var' minvalinde cebelleşmeye devam !

Üstelik, bu tespite yaptığım ilave cümlelerim, bugün herkesin ortak düşüncesi. Aynı cümleleri yeniden hatırlamak şart :

- Demek ki; yorgan yine kısa, Hoca yine sıkıntıda, camia yine kuşkuda hop oturup/hop kalkacak, kulağı krişte-gözü yolda. Sonu hayr'ola...

Hepiniz, hayrı da/şerri de gördünüz, Sırbistan faciasını bayramını birinci gününde yaşadınız.

***

Değerli bilim insanı Prof. Dr. Nihat Sapan 'Bursaspor Mirası Çabuk Bitirdi' başlıklı, çok keyifli ve uzun bir yazıyı paylaştı sosyal medyada. Sağ olsun es geçmemem/görememem düşüncesiyle, özel mail de gönderdi. Oldukça sağ duyulu yaklaşımlar gösterirken, bir Bursalı olarak kaygılarını anlatıp, çözüm önerilerini de söylüyor... Ve Nihat hocam, sorunların kent dinamiklerinin tamamının akılcı katılımıyla çözülebileceğine işaret ederken, medyayı da doğal olarak gündeme alıyor :

- Oysa bu durum günler öncesinden ipuçlarını göstermişti. Bursaspor'u izleyen köşe yazarları bunu yazmalıydı. Yazmadılar bir anlamda geçiştirdiler. Ama rakip geçiştirmedi...birden kendimizi Avrupa'nın dışında bulduk. Hıncal Uluç gibi bir spor yazarımız olsaydı böyle olmazdı...

Hocam saymış bizi, bilgilendirmiş; bize de gözden kaçan noktayı göstermek düşerdi ve (hınc-al'madan yazılan bir yazı) diyerek örnekledim. Beş ay önce yazdığım yazının ara notlarını, spor kamuoyu ile Sırbistan faciasının hemen öncesinde yeniden ve çok net paylaşmışım :

- ...Yeşil beyazlılar hangi takım ile oynarsa oynasın, bu oyun disiplini/tempo ile her maçta, çok gol yer. Daha çok atabilirse, ne ala... bu yapısıyla Bursaspor Avrupa kupalarına gitse ne olur ? Gitmese ne olur ? Yine bol gollü fark yememek işten bile değil...

Son uyarım da enteresan :

- Umalım k; bir türlü hazır olamadığımız Süper Lig ve Avrupa kantarının topuzu fazla kaçmasın.

***

Bugün geldiğimiz nokta itibarıyla bu kulübün 'İtibar Yönetimi' ne yazık ki ciddi anlamda zedelenmiş durumda ve hatta son teknik direktör arayışında görüldü ki, neredeyse yok/tur.
Peki nedir bu Bursaspor'un ihtiyacı olan itibar ?

Sözlük anlamlarını iktidar yapısına göre güncellese de, en güvenilir kaynak olan TDK tanımlaması şöyle :

- Saygı görme, değerli, güvenilir olma durumu, saygınlık, prestij...

Ve İtibar Yönetimi de; insanlarda oluşan olumlu/olumsuz değer yargılarını ifade ediyor, hepsi bu. Kazanmak zor, kaybetmek çok kolaydır...

Şimdi güncel duruma bakın isterseniz; şampiyonluğu ile övündüğünüz, 5. büyük olmak istediğiniz/ama bir türlü büyüklük kavramının içini dolduramadığınız kulüp, teknik direktör bulamıyor.

Teklif edilen teknik direktörler de kibarca 'hayır' diyor.

Tam bayramlık trafik kazası; çok ölü/daha çok yaralı... Şimdi hastane/hastane dolaşan yönetim, doktor arıyor...İşsiz Daum 'evet' diyebildi...

İsterseniz, bir daha okuyun itibarı ve yönetimini... 

Var mı ?